şükela:  tümü | bugün
  • doğduğumuz anda ailemizden aldığımız manevi mirasları ve karma blokajını temizlemek için uygulanan bir tür grup terapi.
    (bkz: family constellation)
  • " “aile sergisi” adı verilen yöntem, hem psikolojik hem de enerjetik bir çalışma yöntemidir. günümüzden 20 yıl kadar önce alman psikolog bert hellinger tarafından ortaya konmuştur.

    psikanaliz, psikodrama ve başkaca psikolojik teknikleri kullanarak insanlara yardımcı olmaya çalışan hellinger misyoner olarak afrika’ya gitmiş ve uzunca bir süre yerli halkla iç içe yaşamıştır.

    orada bulunduğu dönemde yerlilerin kullandığı bir tür enerjetik terapi tekniğinin ne denli güçlü olduğunu ayrımsadıktan sonra, elde ettiği bilgileri kendi bilimsel metotlarına eklemiş ve bugün kullanılan “aile sergisi” adını verdiği yöntemi geliştirmiştir. "
  • oldukca ilginc bir metodtur. cocuklarin ailelerinin miraslarini duygusal boyuta da tasidigina inanilir. ailenin isteyerek veya istemeyerek yaptiklarinin telafi etme amaciyla kimi zaman ailenin izinden giderler. aile sergisinde amac, cocugun izden gitme isini bilincustune cikararak, mevcut sucluluk duygusunu ortadan kaldirip, ailesini affetmesini saglamaktir. boylece cocuk, ailesinin gunahlarini tasimaktan vazgececek, eylemlerinde ozgurlesecek ve ailesi ve kendisiyle ile barisicaktir.

    aile sergisi ya da aile dizimleri bert hellinger tarafindan afrikada kaldigi zaman yaptigi gozlemler sonucunda ortaya cikmistir. kendisinin alman olmasinin ve ii. dunya savasinda infazlari gerceklestiren nazi subaylarinin, onlarin gunahlarini, utanmalarini tasiyan cocuklari ile calismasi, kuraminda yardimci olmustur.

    hicbir aile sergisi katilmamis olmama ragmen sistem yayinciliktan cikan bert hellinger kitaplari oldukca ilginc tecrubeler icermekte oldugunu soyleyebilirim. ayrica sergiler aciklanmasi guc metafizik durumlar icermektedir.
  • cidden çok ilginç bir deneyim. dün bir tanesine katılma fırsatım oldu. bana açılan sergimde anne ve babamın yanında babanem,dedem ve yerde yatan birisi ortaya çıktı. baba tarafımdan kimse yerde yatana bakamıyor, babanemi canladıran kişi hüngür hüngür ağlıyodu. sergiyi yöneten hanım, baba tarafımda düşük veya kürtaj tarzı birşey olup olmadıgını sordu ben de bilmediğimi söyledim. sonra eve gidince babamdan öğrendim ki babanem, babam 7 yaşındayken doğum yapmış ve babamın kardeşi maalesef ölü olarak doğmuş. bu zamana kadar bunu niye öğrenmediğimi bilmiyorum ama çok şaşırdığımı söyleyebilirim. herkesin deneyimlemesi gereken bir tecrübe kanımca.
  • bu tekniğin bir alman tarafından afrika'da keşfedilip dünyaya armağan edilmesi tesadüf değil, hayatta hiç bir şeyin tesadüfen olmaması gibi...

    vahşi bir soykırımın uygulayıcısı olan atalarının günahlarının bedelini ödemekten yorulan yeni jenerasyon almanlar için aile dizimi can simidi gibi gelmiştir. almanların genetik hafızasına nasıl suçluluk, utanç ve pişmanlık kodları hakimse, yahudilerin bilinçaltlarına öfke, nefret ve intikam kodları kazınmıştır. insanlık suçu denilmesinin nedeni de bu zaten. genetik hafıza yoluyla, suçun büyüklüğü oranında, ileriye doğru uzamaya devam edecektir bu suçun etkileri. aile dizimi terapistleri bu iki halkın tamamında ve tek tek çalışma yaparlarsa (aşı kampanyası gibi) dünya bir nefes alacak.
  • erkeğin aile reisi olduğu, kadınların ve çocukların erkeklere itaat etmeleri gerektiğini ve evlilikteki sorunların itaatsizlik temelli olabileceğini; eşcinselliğin bir hastalık olduğunu ve tedavi edilmesi gerektiğini belirten "alaylı" hellinger'in ortaya attığı yöntem.

    profesyonel olmayan duruşun yanında, 1997'de bir kadının aile sergisine katıldıktan sonra intihar ettiğini de unutmamak lazım. geçmişteki olumsuzluklar ile uğraşıp, bireylerde ikincil bir travma yaratıp evlerine göndermek ne kadar doğrudur tartışılır. yakın zamanda bir tanıdığımdan duydum, aile sergisine katılmış ve sonuç olarak "çocukken babası tarafından taciz edildiği" ortaya çıkmış. bu anlaşılması o kadar kolay bir şey mi? "bak sen tecavüze uğramışsın, haydi şimdi eve"...aman da ne güzel bilgi. bu kişinin bununla nasıl baş ettiği ile kim ilgilenecek? orada beş dakika ağlayınca tamam mıdır? o bilindik katartik, düzeltici deneyim bundan mı ibarettir?

    ayrıca, bir kişide farkındalık oluştuğunda değişimin geleceği varsayımının ne kadar hatalı olabileceği psikoterapi yapanlar tarafından asırlardır biliniyor zannediyorum. geçmişte yaşanmış herhangi bir olumsuz olaya yönelik farkındalık oluştuysa bu kişi artık değişmiştir, iyileşmiştir diyerek yollamanın on dakikada muska yazıp göndermekten ne farkı olduğunu ben bilmiyorum.
  • yaşayanın bile bir başkasına anlatmakta çok güçlük çektiği yöntem.
    keşke fırsat olsa da herkes deneyimlese.
    neyi çözdüğü sorusuna cevaben, ''dede erik yemiş torunun dişi kamaşmış '' atasözü kullanılabilinir.