şükela:  tümü | bugün
  • ailelerin hisim akraba bir araya gelerek yedikleri ozel yemeklerdir. bir yemegin aile yemegi sifatini alabilmesi icin cekirdek aileden fazla kisiye ihtiyac oldugu gibi bunun devamli suretle yapilan bir aktivite olmamasi gerekir. genelde aile yemekleri normalde fazla goremediginiz, sehir hatta ulke disinda yasayan bir akrabanizin gelmesiyle, birilerinin dogumgunu, yildonumu vs. gibi sebeplerle yapilir. bu aile yemegi icin onceden planlamalar yapilir, randevular buna gore ayarlanir ki katilim maksimum seviyede olsun.

    aile yemeklerinde amaclanan modern hayatta her biri bir tarafa savrulmus, cogu zaman haftalar aylarca birbirinin adam gibi yuzunu bile goremeyen aile uyelerini bulusturmak, kaynastirmak ve bu vesileyle aile birligini percinlemektir. hos bir sohbet olacagi, herkesin basindan gecen ilginc anilari anlatacagi, birbirlerini son havadisler hakkinda dolduracagi, gule oynaya vakit gecirecekleri bir gun olarak tasarlanir.

    gercekte ise aile yemekleri ozellikle yemege ev sahipligi yapan evde gerilim ve huzursuzluk sebebidir. durduk yere kavga cikartirlar. kari koca birbirleriyle "ne luzumu vardi simdi" ile baslayan "cok yemek yapmissin gereksiz yere", "bir iki seye de sen yardim etsene, hizmetci mi var" "onu bunu istemeyi biliyorsun ama yemek icin" 'ben cok yoruldum" "ben daha yoruldum, sen ne yaptin ki" gibi binlerce sebepten kavgaya tutusurlar.

    bu esnada evsahibi durumundaki cekirdek ailemizin gencleri de ozellikle isyandadirlar. "bana ne elalamin adami bizi gormeye geliyorsa, tanimam etmem, dayinin ogluysa oglu (dayidan kasit babanin dayisidir; gencin degil), arkadaslarla planim vardi benim" "bir haftasonumuz var zaten bize ait onu da mahvettiniz sagolun yani" diye atismaktadirlar ebeveynleriyle. hele ki ebeveynlerden biri "yasitsiniz oglum, ilgileniver dayinin ogluyla, arkadaslik edersin" diyerek ozel gorev yuklemeye kalkarsa sigortalar iyice atar gencimizde.
    benzer isyanlar karakterlerine, ve yaslarina gore cocuklarda da gorulur ama onlar genelde bagirip, cagirip gurultu yapip insanlari bezdirme, evde misafir icin kosusturmanin en canli oldugu anlarda ayak altinda dolasma, abuk subuk isteklerde bulunup naz yapma gorevini ustlenirler bu gibi durumlarda.
    tum bu hay huy ve kavga gurultu arasinda cekirdek ailemizi birbirine yakinlastiran bir olgu da mevcuttur yalniz: dedikodu. yuzleri sadece fotograflardan taninan, hatta belki isimleri bile zar zor hatirlanan akrabalardan, cogunlukla beraber zaman gecirilenlerine kadar herbirinin ipligi pazara dokulur, haklarindaki en karanlik sirlar, en "sok sok sok" haberler paylasilir cekirdek aile uyelerimiz arasinda. ailemizi taniyalim konulu aile yemeginin olmazsa olmaz on faslidir bu.

    sonra aile yemeginin yapilacagi gun gelir. herkes pek sevecen bir sekilde karsilanir kapilarda, kimi daha nazik olan ve kirk yilin basinda evinize gelmis olanlari cicek, pasta, kurabiye, bir kucuk hediye filan getirmislerdir... "ooo kimler de gelmis, gelemeyeceksin sanip uzulmustuk", "ozletmissin be hayta" "ne kadar da kocaman olmus, ben senin cok afedersiniz anadan dogma evde kosusturdugun gunleri bilirim" hic unutmam bebekti bir gun altini siliyordum birden fosss diye cisini yapmaz mi" sesleri yukselir evden, nostalji yapilir, zaten cani sikkin olan genclerimiz bir yandan rezil edilirken bir yandan dislerini sika sika yapmacik bir gulusle bu bebeklik anilariyla ilgili fasli atlatmaya calisirlar. kendilerini taniyan ama en ufak sekilde tanimadiklari asiri sevecenlikle yasanan kisilere "heee, tanidim, nasilsiniz" yalaniyla yaklasip kalp kirmadan, dahasi uzun bir kendini hatirlatma konusmasina maruz kalmadan yirtmaya calisirlar... bu ilk konusma anlarindan pek tanimadiginiz akrabalarinizin hangilerinin "pek tanimasam da olurmus" kismina; hangilerinin "cok kafa adammis ya" kismina girdigini az cok cikarirsiniz. "el opturme meraklisi luzumsuz amca" "yanagi koparircasina sikan antipatik teyze" "insani yalar gibi open uzak durulasi akrabalar" kadrosu bu esnada sekillenir.

    sofrada herkes tikinmakla ugrastigindan fazla hir gur cikmaz. yemekleriyle pek ovunen, baska da bir halt yemeyi bilmeyen hanim teyze aile uyeleriniz bu esnada birbirlerine caktirmadan laf carpma, tarif degis tokus etme islemine gecerler. erkekler mini bir politik tartismaya gecirirse gecirir. sofrada hyuysuzluk yapan, yemek begenmeyen genc ya da coluk cocuk uzerinden "simdiki gencler de pek acayip, pek dejenere" muhabbetleri ve "ck sansli cocuklarsiniz degerini bilin, bizim cocuklugumuzda..." diye baslayan ne kadar zor hayat sartlarindan gecildigi, ne yokluklar yasandigi bu yuzden her nimetin ne kadar degerli oldugu (ay yok esracigim almayim ben pilav, sevmiyorum; kuru fasulye de istemem hoslamiyorum' soyle haslama bir seyler yok mu agir yemek dokunuyor" replikleri esliginde), kendi ebeveynlerinin ne kati insanlar oldugu konulu konusmalar doner. herkes "cok yedik" diyerek soylene soylene kalkar masadan. aile uyeleri biraz insafliysa bu esnada coluk cocuk "dersim var" vs yalaniyla izin alip, olay yerinden kurtulup, odalarinin huzurlu ortamina isik hiziyla ucar... olsa olsa cay-kahve-pasta fasli icin cikar odasindan onda yuklenir yuklenebilecegi kadar ivir ziviri, kosar adimlarla geri gider odasina. hatta annesi kafa bir insan, ve empati duygulari gelismis biriyse kendi eliyle bir tepside her seyi cocugunun odasina getirebilir bu esnada, hinzir bir goz kirpis, ya da anlamli yamuk bir gulumsemeyle....

    yemek esnasindan sonraki cay, kahve, pasta, kurabiye, meyve, tatli (isteklere gore kombinasyonu olur bunlarin) kisminda herkes bir agizdan "ay cok yedik", "rejimdeyim de aslinda" "hatirin icin bir tane aliyim" diye soylene soylene her seyi silip supurmeye baslarlar. bu arada sohbetler de daha koyulasir ve daha karanlik sularda gezinmeye baslar. birbirini ignelemeler, eski defterlerin acilmasi, hesaplarin sorulmasi bu kisimlarda yasanir, herkes birbirinin yanlis hatirladigini, olayi carpitrigini iddia eder. erkeklerin gittikce sesi yukselir, kadinlar bir yandan birbirlerine arada laf yetistirir, bir yandan da erkekleri sakin olmaya davet eder. ama isin sonunda, belki de ayrilacak olmanin ve bir daha birbirini uzun sure gormeyecek olmanin da bilinciyle az cok tatliya baglanir tum bunlar, durulur... en nihayetinde yuzlerde kocaman bir gulumse "ay ne iyi oldu, daha sik yapalimlar" "cok zahmet oldu, bir dahakine de bizde toplanalim"lar esliginde vedalasilir. evin genci, cocugu bu veda kisminda tekrar bir gozukebilir nezaketen...

    ve ev sahipleri son misafirin ardindan kapi kapanir kapanmaz, misafirler arabalarina biner binmez o gunun bir degerlendirmesini ve gerekli dedikoduyu, arkadan konusmalari yapmaya baslarlar:"ay o ne igrenc zeytinyagliydi oyle, ayip olmasin diye hepsini yedim" "mujde ne giymisti oyle yahu, hic zevk yok su kizda" "hamit harbiden dangalak ya, ne dedigini duydun di mi", "hamiyetin kiz ne uyuz sey oyle, bir poposunu kaldirip da yardim etmedi, iceri bir iki sey de o tasimadi" vs seklinde.... (bu arada etraf toplanirken kari koca arasinda yemek hazirlanisi asamasindaki kavgalarin bir benzeri de yasanabilir...)

    tum garipliklerine, olumsuzluklarina ragmen iyidir aile yemekleri. aile gibi hisseder insan. birbirleri hakkinda bu kadar atip tutabildiginiz ama gene de kotu gununuzu, iyi gununuzu paylasabildiginiz, bu sekilde toplu halde oyle ya da boyle vakit gecirebildiginiz kisiler nadirdir sonucta. ve monoton hayatinizda kendine has bir tat birakir, ne olursa olsun. hele ki bir de gercekten birbiriyle cok uyumlu ve iyi baglara sahip bir aileye sahipsiniz, basindan sonuna sen sakrak gecen, herkesin keyif aldigi ve katilmaktan zevk duydugu yemeklere de imza atabilirsiniz. cok nadirdir bunlar, ve gipta edilesidir. cunku, ozeldir aile yemekleri....
  • en onemli ozelligi birisinin evinde gerceklesmeleridir. ailecek, disari gidilmesi ayni etkiyi yapmaz, yemegi disarda yiyip sonra birisinin evine gidilse bile daha cok "aile toplantisi" halini alir, "ailecek toplanacagiz" seklinde bahsi gecer, "bilmem kimlerde aile yemegimiz var"dansa. birisinin evinde toplanilmasi, o evdeki aile üyelerinin bu amac ugruna seferber olmasi, ev sahibesinin emegi cok onemli seylerdir aile yemeginin ruhu acisindan.
  • ne onunla oluyor ne de onsuz. gidersin, 15 dakika içinde sıkılırsın. yeğenler yarım saat içinde yeğen olmaktan çıkmış, elin çocuğu olmuştur. onu da ye bunu da ye diye insana mide fesadı geçirtirler. ee gitmezsen de küsüyorlar. bi tane kardeşimiz var o bizi sayıp da niye gelmiyor diyorlar. niye ailesinden bu kadar kopuyor falan diyorlar. bir de bunu öyle bi gelenek haline getirdiler ki, italyan mafya aileleri gibi olduk. hiç aksatmadan her hafta muhakkak birinde toplanıyorlar. . neyse ki gelecek hafta için bu günden mazereti söyledim. diğer haftalara da allah kerim artık.
  • birkaç istisna dışında, akrabaların birbirlerini yedikleri ritüellerdir.