şükela:  tümü | bugün
  • poseidon'un oglu. homeros'un anlatilarinda, odysseus'a eve donu$ icin kullanacagi ruzgarlari toplamasi icin bir tulum vermi$tir.
  • homeros'un yapıtlarında rüzgarların efendisi ve yüzen ada aiolia'nın yöneticisi.oddysseia destanında odysseus'a yolculuğunu kolaylaştıran bir rüzgar armağan eder, kötü rüzgarları da bir torbaya doldurup yanına verir.odysseus'un arkadaşları torbayı açınca kötü rüzgarlar esmeye başlar ve onları geriye,adaya sürükler.
  • homeros'un yapıtlarında rüzgarların efendisi ve yüzen ada aiolia'nın yöneticisi. odysseia destanında odysseus'a yolculuğunu kolaylaştıran bir rüzgar armağan eder, kötü rüzgarları da bir torbaya doldurup yanına verir. odysseus'un arkadaşları torbayı açınca kötü rüzgarlar esmeye başlar ve onları geriye, adaya sürükler. homeros'un yapıtında insan niteliğinde olmasına karşın, aiolos sonraları ikincil tanrılardan biri olarak betimlenmiştir.
  • oğlu athamas'ın torunu phrixos ile kurban öyküsü var: (bkz: kurban/@ibisile).

    ingilizcede aeolos diye geçiyor, almancası mı bilmem, ismet zeki ise aolos diye türkçeleştirmiş. daha az önemlileri dışında 3 aiolos varmış: 1- hellen'in oğlu aiolos, aeolian ırkının atası kabul edilen. 2- poseidon'un oğlu, tiren denizi adalarında koloni kuran. 3- hippotes'in oğlu aiolos; rüzgarların muhafızı/koruyucusu olarak odysseia'da ve aeneid'de geçiyormuş.

    anaksagoras*:
    "oysa burada oldu! pluton'un azgın ateşi,
    aolus'un buğularının korkunç patlama gücü
    dümdüz toprağın eski kabuğunu yardı,
    böylece yeni bir özün oluşmasını sağladı." goethe - faust (çev. ismet zeki eyuboğlu)

    (bkz: ayolis)
    (bkz: aiolia), aeolian
  • rüzgarın şahı. on iki çocuğu ve karısıyla birlikte aiolia adasında mutlu bir hayat sürmektedir. dört büyük rüzgarı bir tulum içinde saklı tutar. azgın rüzgarlarla dolu bir tulumu odysseus'a verişi, odysseia'nın 10. bölümünde anlatılmaktadır.
  • ilginç bir kişiliktir.
    homeros şöyle anlatmış yaşadığı adayı ve ailesini

    böylece vardık aiolos adası'na.
    hippotesoğlu aiolos otururdu orada,
    ölümsüz tanrıların sevgilisiydi o.
    yıkılmaz, tunçtan bir duvarla çevriliydi bu yüzden ada,
    kent oturtulmuştu göğe yükselen bir yalçın kaya üzerine.
    aiolos'un on iki çocuğu vardı konağında,
    altısı kızdı, altısı erkek, delikanlı çağında,
    oğullarına karı diye vermişti kızlarını aiolos.
    şölen yaparlardı bu çocuklar her zaman
    sevgili babalarının, saygıdeğer analarının yanında,
    türlü yiyecek içecekle doluydu sofraları,
    tüterdi yağ dumanları bütün gün evin içinde,
    kaval sesleriyle çınlar dururdu ev bütün gün,
    geceleriyse herkes yatardı sayın eşinin yanında, kilimler döşeli aynalı sedirlerde.

    (10. bölüm, 180syf)
  • aynı zamanda kendisi sisifos'un babasıdır.