şükela:  tümü | bugün
  • hakkında bugüne kadar hiç yazılmamış olduğuna şaşırdığım iyileştirici diyet. amacı kilo verdirmek değil. amacı hashimoto tiroiditi'ni iyileştirmek. nasıl? yaptığınız diyet bağırsaklarınıza zarar verebilecek besinlerden bir süre uzaklaşmanızı, sonra teker teker bebelerdeki 3 gün kuralı misali, hayatınıza yeniden katmanızı, eğer alerjiniz varsa/vücudunuz ciddi tepki verirse o tepki verilen besinleri tamamen hayatınızdan çıkartmanızı ve kalan herşeyle yeniden daha sağlıklı ve haşimatosuz hayata devam etmenizi sağlayan bir diyet. gerçekten sağlık için yapılanlardan.

    benim konu ile ilgili ilk bilgi aldığım, çok güzel anlattığına inandığım kaynak ise burada
  • otoimmün hastalığı başlangıcında olan bireylerin denemesinde fayda olan diyet, sosyal medyada diyeti uygulayıp sonuçlarıyla paylaşan insanlar görüyorum ve bayağı fark ediyor. ciddi anlamda düzelme umudu var. bir kere saçma sapan besinleri hayatından çıkarıyorsun, sağlıklı bireylerde bile vücut yükselişe geçer diye düşünüyorum.
  • bütün kuşları, eeee bütün diyetleri denedim bi bu kaldı.

    hashimoto tiroiditi denilen illetten muzdarip olduğum için derdim bitmiyor.

    * başında tabii ki kilo kontrolü geliyor. ne kadar dikkat edersem edeyim, kilomu koruyamıyorum, en ufak bir kaçamak bana tartıda +
    olarak geri dönüyor.
    * depresyondan kendimi kesicem ve bir gün gerçekten kesicem.
    * rosacea'm bazı günler öyle bir azıyor ki, kocaman kırmızı bir top olarak dolaşıyorum ortalıkta
    * saç desen kalmadı zaten.
    * sürekli bir yorgunluk, uykusuzluk, gerginlik, mutsuzluk, bıtkınlık halleri ise benim normalim oldu.
    * otoimmün rahatsızlık demek bir sürü bağırsak sorunu demek. yani ayıptır söylemesi haftada bir tuvalete çıkmak benim için "normal". haftada iki falan olduğu zaman ayy bağırsaklarım bu ara çok çalışıyor falan diyorum, o derece yani. sonra neden kilo alıyorum? yani neyse bu mevzulara girmeyelim tabii. ama işte hashimoto hastaları genelde geçirgen bağırsak sendromunu da taşıyorlar. ee bu da yine bir sürü sıkıntı, kilo, stres, depresyon falan demek. sonuçta hepsi bir kısır döngü aslında ve o döngüyü kırmak gerekiyor.

    aip diyeti ile tüm bunları düzenleyebiliyorsunuz. bağırsak florasını toparlıyor, kendinizi daha fit, daha mutlu, daha dengeli hissediyorsunuz, daha kolay kilo veriyorsunuz ve en iyi ihtimalle hashimotonuzu ya da başka herhangi bir otoimmün rahatsızlığınızı kontrol altına alabiliyorsunuz.

    zor mu? evet. imkansız mı? göreceğiz.

    yasaklı gıdalar çok fazla;

    * tüm süt ve süt ürünleri
    * domates, patates, patlıcan, tüm mantarlar (mantar konusu biraz tartışmalı; bazı kaynaklar yasssaaaah diyor, diğerleri serbest diyor,
    bilemedim)
    * bütün tahıllar ve pseudo-tahıllar (kinoa, karabuğday, chia vs)
    * baklagiller
    * yumurta
    * işlenmiş yağlar ve tereyağ
    * tüm işlenmiş gıdalar/etler
    * kuruyemişler ve bunlardan elde eldilen yağ/un (fındık yağı, fıstık ezmesi, badem unu vb.)
    * bütün tohum ve çekirdekler ve bunlardan elde edilen baharatlar ve yağlar (karabiber, kişniş, kimyon, hardal vb.)
    * taze biber, pul biber
    * tabii ki şeker ve tatlandırıcılar
    * pek tabii ki alkol
    * kahve, kakao vb.

    ee peki geriye ne kalıyor? aslında o kadar da az değil. sadece bu diyetle dışarda pek yemek yemeniz, sosyalleşmeniz vs imkansız. her gün yemek yapmak, evden işe yemek taşımak durumundasınız. öyle "hmm tamam ben de bu akşam gelirim, salata falan yerim" durumları biraz zor, çünkü o salatanın nasıl hazırlandığını, ne yağı kullanıldığını vs bilmiyorsunuz ve bu diyet kaçamağı hoşgörmüyor. yani özetle 1 ay eve kapanacaksınız arkadaşlar.

    heh gelelim serbest gıdalara:

    * et, tavuk, balık (mümkünse organik/deniz)
    * deniz ürünleri
    * sakatat
    * kemik suyu
    * yukarıda yasaklı sayılan sebzeler dışındaki tüm sebzeler, hatta bol bol.
    * (bkz: tatlı patates) zira o patlıcangiller familyasından değil.
    * toplam fruktoz değeri günlük 20g geçmeyecek şekilde meyve (internette tüm
    değerler mevcut)
    * fermente gıdalar (fermente turşular, sirkeler, * kombu çayı, su kefiri, pancar kvass vs)
    * otsal baharatlar (öyle denmiyordur onlara da anladınız siz; maydanoz, dereotu,
    kekik, nane falan filan), özellikle zencefil, zerdeçal.
    * iyi yağlar (zeytinyağı, avokado yağı, hindistan cevizi yağı gibi)
    * zeytin
    * hindistan cevizinden her şey; yağı, unu, kendisi, suyu, sütü, bulursanız yoğurdu.

    bunu da en az bir ay yapıp, sonra yavaş yavaş bazı gıdaları eklemeye başlıyorsunuz. eğer duyarlılık gösteriyorsanız (baş ağrısı, mide bulantısı, şişkinlik, kabızlık, ishal, gerginlik, mod düşüklüğü, halsizlik, ciltte kızarıklık, akne, eklem ağrıları vs.vs.vs.) hayatınızdan sonsuza dek çıkarma vakti gelmiş demektir.

    konuya dair bir çok ingilizce ve az biraz da türkçe kaynak mevcut. önümüzdeki haftalarda başlamayı düşünüyorum. gelişmeleri adım adım yazarım buraya. şimdilik aklıma yattı, süt ve süt ürünlerini çıkarmak zorunda kalmak benim için işin en üzücü kısmı, geri kalan her şey ok aslında. bir de tabii peynir ve yımırta çıkınca kahvaltıda ne yicez hacı sorunu var ki; o da zeytin, meyve, olmadı kahvaltıda köfte falan şeklinde çözülecek artık.

    yemnederim kiloyu geçtim de hashimotoyo bağlı depresyonu ve şu sürekli uykusuzluk ve enerji düşüklüğü hallerini sırf beslenmemi değiştirerek alt edebilirsem ömür boyu peynir, yoğurt, domates yememeye razıyım. mantı? hmmm evet kendimi kesmektense mantısız da yaşayabilirim gibi sanki :/

    to be continued...
  • sabah kahvaltisi niyetine ne yiyecegime karar verebildigim anda baslayacagim diyettir.

    3 aydir karatay diyeti yapiyorum. sabah kahvaltisinda yumurta, badem, findik, domates ve peynir yiyorum. bunlarin hepsi aip diyetinde yasak. ekmekten zaten bahsetmiyorum. o karatay'da da yasak. eee baklagiller de yasak. bulamadim sozluk. yiyecek bir sey bulamadim.