şükela:  tümü | bugün
  • gelecek sene en iyi yabancı film oscarı icin israil adina yarisacak film.

    yonetmenleri yaron shani ve skander copti.

    suradan bir kac dakikasini izleyebilirsiniz: http://news.bbc.co.uk/2/hi/middle_east/8317049.stm
  • 29. uluslararası istanbul film festivali kapsamında gösterilecek olan film.
  • ajami, israil'de farklı etnik grupların yaşadığı yafa kendinin bir semti. film yanlış bir intikam cinayeti ile başlar ve kurgu farklı kişilerden devam ederek bir kaç hikayeyi birleştirir. uyuşturucu satıcıları, yozlaşmış polis örgütü, kaçak işçiler ve bizim kan davasını aratmayan aile kavgaları ile ajami festivalde insan hakları kategorisinin en iyilerinden..
  • tel aviv'deki etnik yapidan bihaber olarak hiç sikilmadan izledigim film. ayrica arapça ve ibranice dinlemek hosuma gitti. finali de 5 parçadan olusan bir filme gore gayet basarili.

    oscar'a aday the white ribbon* gibi filmler varken pek sansi yoktu tabi. ama ben yine de umit icindeydim, akademinin sagi solu belli olmuyor ne de olsa.
  • bu yılki festivalin* en parlak filmlerinden biri. filmin kurgusu alejandro gonzalez inarritu'yu andırmakla birlikte, o da sevdiğimiz bi abimiz olduğundan pek bi tad aldım filmden. olay örgüsünün açığa çıkmasında bazı anlamadığım noktalar olmakla birlikte, bu kısımları belki açıklanmıştır da ben görmemişimdir şeklinde kendimi avutuyor, yönetmenlerin başarılarının devamını diliyorum. israil-filistin bölgesindeki garip etnik yapılanmayı da görmüş olduk böylece.
  • bana çok tanıdık gelen (belki çoğumuza göre de öyledir) bir dramı anlatan o yüzden içine alan, ancak aynı zamanda kurgusuyla da bunu sıradanlıktan çıkartan, dan dan kafamıza vurmadan, dan dan kafamıza kafamıza vurması ile kendini festivalin en güzel filmleri arasında zikrettirmiştir.

    mutsuz değil ama umutsuz biten her film gibi can yakan, her yakıcı gibi biraz ajite de barındıran tavsiye edilesi filmdir. yalnız çok uzun sürdü ve ben diğer filme zor şer yetiştiğimden söyleşi kısmına kalamadım, o da içimde yaradır o ayrı.

    edit: soran arkadaşlar için festivalden kasıt: 29. uluslararası istanbul film festivali
  • artık biraz kabak tadı veren "kesişen hayatlar" hadisesinin, etnik soslu olanı. konusu, anlatmaya çalıştıkları her ne kadar güzel olsa da, bol parçalı ve kesişmeli bir filmi kurgulamak her babayiğidin harcı değildir, nitekim bu filmde de aynı sorun var, hikayeyi kesinlikle toparlayamamış, o kadar çok delik var ki, insan "eee nerdeydik?" derken buluyor kendini.

    ha ama o insanların yaşayışını, zorluklarını, dokusunu öğrenmek için izlenir mi, elbette izlenir, çok da faydalı olur, ama teknik açıdan çok bir şey beklenmemeli bu filmden kanımca...
  • özellikle çocuk oyuncuların özellikle firari olanın (amatör oldukları da düşünülünce) süper performans çıkardıklarını söyleyebileceğim filmdir.
  • festival kapsamında en merak edilen filmlerden biriydi. bildiğin acemi adında bu film. filme gitmeden önce öyle yorumlar duymuştum ki bu filmle alakalı, yükselttim iyiden iyiye beklentimi. sonrasında da basit bir senaryo, çok da ahım şahım olmayan bir oyunculuk ve nihayetinde de vasatı geçemeyen bir filmdi bana kalsa. he, ilginç kılan ilk bakışta filistin-israil, yahudi-müslüman-hristiyan motiflerinde sürmesi filmin. ama öyle değil. yani bir çetedir, bir uyuşturucudur gidiyor. her hangi bir amerikan filmindeki uyuşturucu muhabbetinin taraflarını israilli yahudi ve filistinli müslüman diye adlandırıp çekseniz daha kötüsü olmazdı. gittik gördük. beğenmedik.
  • sıkılabilirsiniz, ödüllükte olmayabilir ama hani bir tane fazladan jest yapın bir tane artislik yapın yau.. resmen bizim mahallenin gençleri dalaşıyormuş hissettim. bir kurban bayramı sabahı evin önünde bir genç vurulmuştu koşup baktım biliyorum yani o halleri, filmde vurulan bir genci görünce aynı kurban bayramı sabahına döndüm. tepkiler resmen aynı. belçikada farklı olurdu belki ama bu filmle bizim mahalle aynı.