şükela:  tümü | bugün
  • ajandanin tarihlerine ve saat dilimlerine ozen gosterenlerine basak burcu insani denir, genellikle muhasebeci olurlar. ozen gostermeyip kafasina gore takilanlarina lise ogrencisi denir. cizim yapanlari, hatira defteri olarak kullananlari, lirik defteri yapanlari seklinde liste uzar...
  • ya bi de bazen şey olur evde ajanda bulursun ama geçen senenindir. bööle tüm günler bi ileri alınmış gibidir. genelde kıl olursun ama o zaman da kullanamazsın ajandayı defter yaparsın not felan tutarsın...
  • c.tesi ve pazar gunlerinin tek sayfaya sigdirilmasina oldum olasi kil olmusumdur. halbusem en baba gunlerdir onlar.
  • - yeni yılda eve yollanan/sağdan soldan gelen ajandalardan bir tanesi göze kestirilir.
    - ocak ayının 15'ine kadar akıldaki işler ve yıl içinde akıldaki doğum günleri ajandaya not düşülür (aklındaysa niye not düşüyorsun o da bir muamma)
    - ajandanın kullanılacağı ikinci iş gününde ajanda evde unutulur, bir daha da hatırlanmaz.
  • ilk olarak dogumgunleri doldurulur.
  • ekim başından beri kullandığım moleskine küçük boy weekly ajandada güzel bir sistematik oturtmuş durumdayım. lisede calendar kullanırken de düzenli giderdim hayli ama 5 -6 yıldır hiç beceremiyordum. meğer olay rahat bir şeyler oturtmakmış.

    ajandayı özellikle küçük aldım, her zaman yanımda taşıyabileyim diye. gerçi şu anda keşke bir büyüğünü alsaymışım diyorum ama neyse, rengarek sıkış tokuş halini seviyorum. herhangi bir sayfayı açtığınızda sol taraf 6 satırda 7 güne bölünmüş, sağ taraf ince çizgili boş. ben soldaki sayfanın haftasonu satırının üst çizgisini yan sayfaya taşıyıp orayı pazar yapıyorum genelde. özellikle haftasonu çalışan bir insan olduğum için önemli oluyor bu. ayrıca neden haftasonunu hep sıkıştırma gereği duyarlar anlamıyorum.

    kırtasiye delisi bir insan olduğum için bir sürü renk boy çeşit ve markalarda postit'lerim var.[burada postit mendil yerine selpak denmesi gibi kullanılıyor] ( bu arada açık açık söylüyorum ki, pahalı pahalı şeyler almaya gerek yok, stick'n ve nottis'de gayet güzel iş görüyor.) defter küçük evet, ama postit'leri gerektiği yerde kullandığınızda neredeyse iki katına bile çıkabiliyor. mesela gün içinde yapacaklarım ya da not almak istediğim olaylar oraya sığmamışsa, günün satırının kalınlığındaki postitlerden bir tane alıp yatay olarak yapıstırıp devam ediyorum kullanmaya. onun dışında her hafta harcamalarımı not almak için nispeten daha geniş bir postit'i diklemesine yapıştırıyorum. eğer ki kalori filan da sayacaksam onun için de postit ekleyebiliyorum. eğer sağ taraftaki sayfada yer kalacağına inanıyorsanız orada bir yer de ayarlayabilirsiniz bunlar için.

    sağ tarafı genelde önceden "bu hafta yapmam gereken şunlar var" dediğim ama günü belli olmayan şeyler için kullanıyorum. bununla beraber not almak istediğim şeyler varsa burayı da kullanabiliyorum. mesela telefonumu değiştireceğim sırada gözüme takılan modelleri yazmışım yıldızlar atarak gibi gibi.

    moleskine'in bu modelinde şöyle bir sıkıntı var, ajanda içi haricinde not alınacak ayrı bir bölümü yok. en sonda 2-3 yaprak bırakmış ama bütün bir seneyi göz önünde bulundurduğunuzda biraz şaka gibi kalıyor. ben de kullanmaya başlamadan önceki zamanları (eylül-ekim gibi) kullanıyorum. mesela bitirdiğin kitapları, ya da toplantı notlarını filan buralara yazıyorum. bitene kadar. sonrasına bakarız.

    ben çok da düzenli bir insan değilim. iş okul hayatı çok karışık biri de değilim. günlük yazmaya üşeniyorum ama eski ajandalarıma ya da tuttuğum zamanlarda günlüklerime baktığımda eskiye dair detaylı notlar görmek hoşuma gidiyor. bu bakıma iyi oluyor. biraz daha düzenli olmaya gidiyorum. gerçi haftalarca ertelenen "çekmeceleri düzenle" "mektuplarını yaz" gibi notlar da yok değil (evet bu zamanda hala postayla mektup gönderip aldığım arkadaşlarım var) ancak genel anlamda düzenli olmama yardımcı oluyor.

    renkli kalem kullanıyorum, muji'den aldığım 6 renkli bir tükenmez kalemim var, baya yeterli oluyor. dümdüz renk görmekten hoşlanmıyorum. tasarımcıyım ne de olsa, renkleri seviyorum.

    eğer ilham almak istiyorsanız (ingilizce biliyorsanız) şu videoyu izleyip bir çıkış noktası edinebilirsiniz. ayrıca şöyle bir liste yapmış birileri, belki bakarsınız.

    ayrıca, hiç doğumgünü işlemem ben ajandalarıma.

    ---
    edit: eğer tarihli bir şey olmasın diyorsanız "kedili defter" "bilmemneli defter" diye "zamansız ajanda"lar var. onlara da bakabilirsiniz.
  • ajandayla ilk günlerimizde * çok düzenliyizdir. nerdeyse tuvaletle bile randevu alırız ve yazarız unutup altımıza sıçmayalım diye. şubat ayı geldiğinde ise çoktan çöpteki yerini almıştır.
  • renkli kalemler, orasından burasından fışkıran post-itler, ayraçlar, ataçlanmış notlar ile belki çok cici bir ajandanız olur ama bu şekilde kullanması oldukça zahmetli.

    uzun yıllardır ajanda kullanan biri olarak, rollerball kalemimle hunharca notlar alıp durduğum, tercihen ajanda kısmı yanında bir de not tutma defteri kısmı olan bir ajanda ile de çok güzel idare edilebiliyor. ön taraftaki tüm yılın gözüktüğü takvimde yıllık bir plan yapmak iyi oluyor. arka taraftaki not defteri kısmında da o yıl üzerinde çalışmayı umduğum konu başlıklarını ve hedeflerimi önem sırasına göre sıraladığım bir "yıllık hedefler" listem oluyor. ayrıca yıl içinde aldığım film, kitap tavsiyeleri, hoşuma giden sözler, dil öğreniyorsam öğrendiğim kelimelerin karşılıkları falan gibi şeyleri not alıyorum.

    ajanda işini cep telefonu üzerinden çözebilmek bana hala zor geliyor bu arada. yalnız doğum günlerini otomatik olarak email hesabım hatırlatıyor mesela, o da bir ilerleme.
  • son zamanlarda youtube videosu çekenlerin tamamen tuhaflaştırdığı bir sistemdir aynı zamanda.
    yahu kalpler böcekler taşlar yapıştıran mı ararsın, altın renkli kalemle yazanları mı ararsın, sonra o altın renkle yazdığı yazının üzerinden siyah kalemle geçeni mi ararsın,
    az önce sayfalardan birine inci yapıştıran gördü bu elf gözler.
    wtf?!
    ablacım siz kafayı mı yediniz?
    evet ablacım, çünkü izlediğim bütün videoları ve ajandaları süsleyen kadınlardı.
    işiniz gücünüz de var, nasıl yetişiyorsunuz saatlerce bu süsleme işine.

    hobi olmalı zannımca bu iş.