şükela:  tümü | bugün
  • bu ak$am dü$ünürken farkettim bu durumu. dü$ündüm de; sabahları i$ime ba$lamadan önce ekseriyetle bir tost ile birlikte açık bir çay içiyorum. bazen canım çok sıkılınca a$ırı yağlı bir yiyecek olmasına kar$ın tost yerine poğaçayı da tercih edebiliyorum. kafamda bu tespiti gerçekle$tirdikten sonra bu yiyeceklerin bana aylık maliyetinin yıllara göre nasıl deği$tiğini görmek istedim. (ayda 24 gün i$e gittiğim ve 1 adet tost ve 1 çay satın aldığım varsayımıyla)

    örneğin 2009 yılını ele aldım:

    ocak: 36 tl
    $ubat: 36 tl
    mart: 36 tl
    nisan: 36 tl
    mayıs: 36 tl

    ne çayın ne tostun ne de poğaçanın fiyatı artıyor. hepsi sabit. (tost: 1 tl, çay: 50 kr, poğaça: 40 kr) gördüğünüz gibi böylesi bir tablo ortaya çıkıyor. ke$ke grafiksel olarak da gösterebilme imkanı olsaydı. ama biraz istatistik falandan anlayan ki$iler için hemen söyleyeyim; bu tablo dümdüz bir çizgiyi göstermektedir. tüik'in açıkladığı enflasyon rakamına inanmayanlara duyurulur. kaldı ki tüik son aylarda yıllık enflasyonun %6 civarında olduğunu iddia ediyor ki; bana kalırsa bu rakkam da piyasanın gerçeklerinin oldukça üzerinde.

    bu konuyu bir iktisatçı arkada$ımla az evvel konu$ma $ansım oldu.
    bana aynen $unları söyledi: iki nedenden fiyatlar aynı kalıyor olabilir;

    a) büyüme ve ona bağlı istihdam maaş artışları falan dengeliyor mu birbirini
    b) yoksa millette para yok, hiçbir $ey alamıyolar, talep dü$ük de ondan fiyatları yükseltemiyorlar mı?

    elbette arkada$ıma kendisinin demokrasiyi içine sindirememi$ ak parti'yi hazmedemeyen bir ulusalcı olduğunu söyledim ve bu art niyetli ve çirkin tutumundan dolayı sitem ettim. ak parti döneminde gerek batılı sermayenin, gerekse de arap sermayesinin ülkemize gelmek suretiyle yatırım yaptıklarını, piyasayı geni$lettiklerini ve böylece rekabetin ve istihdamın arttığını, bunun da fiyatların sabit kalmasını beraberinde getirdiğini vurguladım. ama o yine ak parti'nin i$gücünü ecnebilere pe$ke$ çektiğinden, ak parti'nin beni çay ve tosta mahkum ettiğinden dem vurdu. bense ak parti'nin hiçbirimizi aç bırakmadığını, milyonlarca insanımızın geceleri yatağa tok girdiklerini vurguladım.
    sonuç olarak $unu söylemeliyiz: eskiden hafta ba$ı ekmeğimizin suyumuzun fiyatı hoplayıp zıplardı. $imdi gördüğünüz gibi hepsi dondu kaldı. allah tüm ak parti yöneticilerimizden razi olsun.
  • en yoğun kullanıp zamanında doğalgaz fiyatları:

    - 01.01.2009 - 0,9173 tl/m3
    - 01.01.2005 - 0,34899 tl/m3
    - 01.09.2004 - 0,29845 tl/m3*

    not : kdv hariç bedellerdir.

    kaynak : http://www.igdas.com.tr/….aspx?mi=2&cmi=228&mci=150

    sanırım başka söze gerek yok, nasıl olsa biraz matematik biliyoruz, değil mi?

    not için edit: bahsetmeme gerek var mı bilmiyorum, yaz dönemi yapılan indirimler, %30 bile indirilse, zaten kullanım kış kullanımına göre %5-10'a düştüğünden, gerçekte %2-3 gibi bir indirime denk geldiğinden, gözardı edilebilir indirimlerdir.

    edit 2: doğalgaz yemiyoruz elbet, ama ilişkilidir diye düşünüyorum. sen götüne patlıcan sokup ısınıyorsan, bilemiicem artık.
  • yemek yenilen yere göre doğru ya da yanlış olabilir; yıllardır ayda 1-2 cuma akşamı develi'ye içmeye giderim ve her gidişimde (akp li olmayan bir vatandaş ve kilosu ile barışık bir şişman olarak) 1 adet 35 lik rakı içer ve bir porsiyon kebap yer, ıvır zıvır, beraber kişi başı 50 tl civarında hesap öderdim son iki gidişimde (biridün) kişi başı 60-65 tl hesap gelmeye başladı; hem de rakı fiyatları eskiye göre ucuzlamışken; bu da göstermektedir ki şayet artmamışsa yiyecek içecek fiyatlarının artmaması akp ye değil, yiyeceklerin tüketildiği mekana bağlıdır; belki de akp li mekanlar içki satmadıklarındandır, akp li yöneticilerimizi tost ve çay konusunu bırakıp içki satılan mekanlar konusuna eğilmeye davet ediyorum.
  • böyle bir fiyat "artmaması" var ise, büyüme veya istihdam var olduğu için olamaz matematiksel açıdan. tam tersine büyüme ve yüksek istihdam oranı enflasyonu körükleyen yegane şeydir. istihdam ve milli gelir, tüketici talebinin temel parametresidir. işgüç sahibi insanlar ekonomiye ve gelirlerine ne kadar çok güvenirlerse o kadar çok harcama yaparlar (talep yaratırlar) ve piyasadaki fiyatları o kadar yukarı çekerler.

    sabit (ve hatta düşen) fiyatlar'a iki şey neden olabilir:
    1- düşen talep (azalan istihdam ve maaşlar)
    2- düşen maliyetler (emtia fiyatları ve döviz kurlarının düşmesi)

    ergo; "sabit fiyatlar" var ise; sadece bu 2 şarttan biri/ikisinin varlığı kanıtlanarak hipotez kurulur.

    oltalara cevap yazan bir insan evladı hiç olmadım şu güne kadar ama ekonomi bilgisi az olan insanların sırf bu sözde trol eşrafı nedeniyle iyice ekonomi cahili olmalarına göz yumamıyorum.

    enflasyonun düşüşte olduğu doğrudur ve bunun temel nedeni de ülkenin 2009 genelinde %5 küçülecek olmasıdır. bunun ak'la mak'la da alakası yoktur. feriştahı gelse küresel krizde fiyatları arttıramaz; ekonomiyi büyütemezdi.
  • tüm giderlerin arttığı bir ortamda rekabete boyun eğen üreticinin eseridir, maliyetinin altında satılan ürünlerle bir yere kadar böyle gidecektir, hatta daha da indirimler olacak ancak bir yere gelince sistem tıkanacaktır enerji kaynaklarındaki fiyat artışı devam ederken tüketici fiyatlarının düşmesine sevinen bir toplum at gözlüğünün ray ban markasını kullanıyor demektir, tüneldeki ışık tünelin sonu değil karşıdan gelen tırın farlarıdır, tavşanlar gibi seyredelim.
  • kahvaltı diye tost, poğaça yiyenler, ekonomik dengelerden haberdar olmayanlar ve akp değil ak parti diyenler kesişim kümesinin sanrısı.
  • maaş adı altında alınan paranın, yiyeceklere zaten zor yetmesi sonucu; oluşan durum genelidir.