şükela:  tümü | bugün
  • sokrates'in savunması yanında bok yer.
    yaklaşık olarak şöyle bir şeydir.

    ana muhalefet (+)
    ak parti (-)

    + cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın yakınlarının yurt dışı hesaplarıyla ilgili belgeler elimizde. bunları açıklayacağız.
    - açıkla, ispat et, istifa ederim!

    a few moments later...

    + işte belgeler burada, isteyen meclis kürsüsüne gelsin baksın!
    - e ama bu belgeler sahte! daha bakmadık, incelemedik, bir fikrimiz yok ama sahte! belge bile değil bunlar kağıt parçası. uzaktan sallamayın kağıt parçalarını, paylaşın halk görsün. yalanınıza bizi ortak etmeyin.

    more moments later!...

    + belgelerin sahte olduğunu düşünüyorsanız, gelin mecliste bir "araştırma komisyonu" kuralım, belgeleri inceleyelim. sizin meclisteki koltuk sayınız da daha fazla ama farketmez, bizim için sıkıntı yok. gelin komisyon kurmaya evet oyu verin, hep beraber inceleyelim görelim belgeler sahte mi değil mi?
    - komisyon kurmayalım, belgeler sahte! paylaşın belgeleri de görelim. bunların bedelini ödeyeceksiniz.

    the next day!...

    + komisyon kurmaya yanaşmadığınız için belgeleri basınla ve dolasıyla kamuoyuyla paylaştık. oldu mu istediğiniz?
    - yav bu cehape, böyle bir zamanda bu belgeleri paylaşarak ne amaçlıyor acaba? resmen abd ile kol kola girmişler, küresel anlamda türkiye'yi kıskaca almaya çalışıyorlar. böyle bir şey olamaz. bir yandan reza zarrab davası görülürken bir de bu belgelerin basınla paylaşılması ne demek oluyor. ayıptır, yazıktır.

    he ayıptır amk.
    milletçe delirdik. mutlu musunuz?
  • turist dolandıran taksici savunmasıdır.
  • suçlama geldi, reddet.
    suçlamalar artıyor, kesin bir dille reddet.
    belge sunuldu, sahte de.
    belgeler gerçek? nerden bulduğunu sor.
    baktın iş içinden çıkılmaz hale geldi, fetöcü de emrindeki savcıları harekete geçir.
    ardından;
    suçla, daha çok suçla, camileri ahır yaptılar ahııır.
    sahte belge sun, buunlaaaaar diye söze başla.
    baktın iş içinden çıkılmaz hale geldi, kandırılmışız, milletim bizi affetsin de.
  • akp tıpkı kezban bir sevgili türkiye için. hem hiç susmuyor hem de hiçbir şey söylemiyor. söylediği şeyler tamamen zırva,iftira,dedikodu,kuyu kazma,sen şusun busun,etrafındakiler böyle,arkamdan iş çevirdin falan filan boş yani.

    dinlediğiniz zaman gaza geliyor dinlemediğiniz zaman da sen ihanet ediyorsun diyor. cevap verdiğinizde hele yüzyıllar önce yine sizin haklı olduğunuz konuları haksızmışsınız gibi anlatıyor.

    tüm kezbanlarla birlikte umarız asit yağmurunda erirler de ülkecek rahat ederiz.
  • o suçlamayı alır...... şeklindedir.
  • a) narsisistik savunma mekanizmaları:

    inkar (denial): kişi sorunun bilinçli olarak dayanılamayan acı veren ve rahatsız eden istek, gereksinim, duygu ve düşünce gibi yönlerinden uzaklaşmak için, olayın varlığını kabul etmez, önemsemez, bunlarla ilgili bilgi edinmekten kaçınır, görmezden gelir. başlangıçta bu durum kişinin hissettiği sıkıntıyı azaltsa da, olaya yönelik gerekli tedbir ve çareleri planlamayıp zarar görmesine ve gerçeklerden uzak kalmasına yol açabilir. ( hastalığı olup, tedavisi görmesi gereken bir kişinin hastalığını kabul etmemesi gibi)

    çarpıtma (distortion): birey kendi iç dünyasının gereksinmelerine göre, kendi dışındaki durum ya da süreçleri gerçekçi olmayan bir şekilde değişikliğe uğratır( kötü alışkanlıkları nedeniyle sevilmeyen bir kişinin, “ben çok güzelim,akıllıyım, o yüzden meyve veren ağacı taşlarlar” diyerek sevilmediğini belirtmesi gibi). kişi bir takım istek, düşünce, duyguları gerçekte varoldukları gibi kabul edip, sıkıntı ve içsel çatışma yaşamamak için, daha farklı hale getirerek sıkıntı yaratmayacak şekilde kabul etmeye çalışır.

    primitif idealizasyon (olgun olmayan örnek alma): kişinin etrafındaki tüm bireyler ya tamamı ile iyidir ya da tamamı ile kötüdür. iyi olarak görünenlerin iyilik dereceleri abartılır ve tanrılaştırılarlar, kötü olarak algılanmış olanlar ise yerden yere vurulurlar. yani ya siyah ya beyazdırlar. ikisi bir kişide bir araya getirilemez. bu nedenle karşılarındakiler haksızlığa uğrar ya da aşırı güvendiklerinden kendileri aldanabilirler.

    yansıtma (projection): kendinde ya da kendisi ile ilgili durumlarda varolan istenmedik ya da katlanılamayan bir özelliğin, karşısındaki kişiler ya da durumlarda var gibi algılanılmasıdır. bu kişiler kendi hataları olmasına karşın başkalarını suçlarlar. özellikle paranoid bozukluklarda görülen, kişinin kendisinin çevresindekilere yönelik hissettiği öfkeyi “herkes bana karşı, bana düşmanlık besliyorlar” şeklinde ifade etmesi bir örnek olarak verilebilir.

    yansıtmalı özdeşim (projective identifacation): kişi ya dayanamadığı,acı veren özelliklerini ya da karşısındakine güven duymak için iyi bulduğu özelliklerini karşısındakine yansıtır. bu yansıtılan özelliklerin karşıdaki kişinin olumlu özellikleri ve kendisine göre sağlam kişiliği tarafından daha da olumlu hale getirildiği (ham maddenin işlenmesi gibi) inancı ile bu işlenmiş özellikler tekrar kişi tarafından geriye alınarak kendi özellikleri arasına katılır. bu şekilde olumsuz özellikler sürekli kontrol altında tutulurken, enerji harcanır. bu savunmanın sıklıkla kullanılması kişinin sürekli olarak dışarıdaki başkalarına bağlanmasına yol açabilir.

    ayırmak (splitting): kişinin dışındaki tüm varlıklar, durumlar iyi ya da kötü diye ikiye ayrılır. buna zaman zaman kendisini de dahil eder. iyiler hoşlanılan duygulanımları ve güzel hatıralar olarak; kötüler hoş olmayan duygulanımlar ve olumsuz anılar olarak zihinde korunur. birbirine karşıt ve çatışan duygulanımları bölümlere ayrılır. bu iyi ve kötü hisler, durumlar bütünleştirilemez. karşıdakilere yönelik olarak hissedilen şüpheci hislerin sonucudur, ancak bunun ona karşı kendi hislerinden kaynaklandığının bilincinde değildir. bu savunma mekanizması çocukluk döneminde güzel deneyimlerin , olumsuz deneyimler tarafından baskılanmamasını sağlamaya çalışır. sınırda (borderline) kişilik bozukluğunda gözlenir. herhangi bir sorun esnasında, daha önce iyi olarak nitelendirilen kişi ya da durum aniden kötü hale getirilir. karşıdaki kişinin değeri iyi ile kötü durum arasında sürekli yer değiştirir. çocuk gelişiminde bireyleşme-ayrılma evresinde ebeveyn-çocuk ilişkisinin bozuk olmasından kaynaklanmaktadır.
  • "yaz kızım, 200 torba çimento, 20 kamyon çakıl, 15 tane kapı..."

    visual support
  • şu ssk olayını biraz daha kullanmalarını arzu ediyorum. iyice komediye dönüşüp etkisizleşecek.