şükela:  tümü | bugün
  • acı gerçektir. ak parti sanki ülke değil de belediye yönetiyormuşçasına yol/köprü yapmakla övünmektedir. (bkz: 27 yıllık chp döneminde ülkenin yüzde 8 büyümesi)

    ülkeyi sanayi faaliyetleri kalkındırır. tarım kalkındırır. bilim ve teknolojiye yaptığı yatırımlar kalkındırır. yol ve köprü yapmak ülkeyi kalkındırmaz. ak parti özal'ın sanayi hamlesinin üstüne çivi bile çakmamıştır. ak parti'nin bu yönüyle cehape kafasından farkı yoktur. zaten ülke sanayisine çivi çakmış olsalardı miting meydanlarında belediye başkanı gibi yol yaptık köprü yaptık yerine ülke sanayisini kalkındırdık diye övünürlerdi değil mi?

    son olarak, ak parti 16 sene önce iktidara geldiğinde ekonomide dünya 16.'sıydık, 2018'de dünya ekonomisinde hala dünya 16.'sıyız. çünkü ak parti kalkınma anlamında, sanayileşme anlamında ülkeye bir çivi bile çakmamıştır. 16 senede yerinde saymamız bu yüzden normaldir. nokta. kaynak: (bkz: 1986'da dünyanın en büyük 16. ekonomisi)

    edit: alttaki ak parti görevlisi bir arkadaş çorlu örneğini vermiş. bu çorlu ak parti'den önce de yok muydu? ve mesela otomobil fabrikaları ak parti'den önce de yok muydu? zaten biz de "ak parti ülke sanayisine bir çivi bile çakmadı" demiyor muyuz?

    edit 2: alttaki ak parti görevlisi bir başka arkadaş savunma sanayii vurgusu yapmış. savunma sanayii karın doyursaydı 16 senede dünya ekonomisindeki sıralamada yerimizde saymaz, birkaç basamak falan yükselirdik değil mi? demek ki savunma sanayii de karın doyurmuyor. bari tarımı kalkındırsaydınız? o da yok. zaten o başka başlığın konusu.
  • ulan yarrraam s/ıha , altay tankı , mpt76 , bora ve sayamadığım bilimum ürünler zimbabve için mi yapıldı . illa kedninize küfürler ettireceksiniz ya !
  • (bkz: bir ekonomik tetikçinin itirafları)

    --- spoiler ---

    kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç verip otobanlar yaptırırız. sonra onlara arabalarımızı satarız. sonra bankalarını satın alırız. o bankalardan halka ucuz krediler verip daha çok araba almalarını sağlarız. böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle. o ülkeye dünya bankası ya da kardeş kurumlardan kredi ayarlarız. ayarlanan kredi “asla” o ülkenin hazinesine gitmez. o ülkede ‘proje‘ yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer. enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev havayolları yapılır.

    aslında insanların işine yaramayan bir yığın beton. bizim şirketlerimiz kazanır o ülkedeki birileri de nemalandırılır. toplum bu düzenekten hiçbir şey kazanmaz. ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur. bu o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkansızdır. plan böyle işler. sonunda ekonomik danışmanlar/tetikçiler olarak gider onlara deriz ki; “bize büyük borcunuz var ödeyemiyorsunuz. o zaman petrolünüzü satın, doğal gazınızı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin, askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, birleşmiş millletler de bizim için oy verin! elektrik su kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin!
    --- spoiler ---
  • aha aktroll'ün teki bir yerlerden başlanmış ama yarım kalmış (çoğu) savunma projeleri listesini, bakınız çok enteresan, kopyala yapıştır yöntemiyle sözlüğe ekleyip siktirip gitmemizi buyurmuş.

    şimdi, aynı sikkofield arkadaşa gebze'deki dev sanayi sitelerini gezmesini, kaç fabrkanın tam anlamıyla çalıştığını görüp anlatmasını istesek, aynı kendi temennisindeki gibi siktirip gidecektir.

    edit: alttaki bir başkası da, hala arsa kapatılmayı (kim bilir kimler) sanayiye çivi çakmak olarak anlatıyor. dünyanız beton lan!

    edit 2 :ilk sikko silmiş kaçmış öbürü de cevap vermiş aklınca. lan irsaliyesiz mal, kurulan fabrika var mı? yok. açılan fabrika var m? yok. e, o zaman senin dediğin sadece ama sadece "arsa ticareti"dir. beynini satmış sığır.
  • çivi çakmaktan çok eldeki çivileri satmaya gelmiş bir zihniyet, 17 yıldır satıyorlar çivi çakanlarda laf ediyorlar. baba parası yiyip babaya sövmek gibi şerefsiz bir durum bu.
  • bu iddia sahibi ahmaklar ya ekonomiden anlamaz ya da anladığı devletin fabrika açıp bürokrat akrabalarını doldurmasıdır. gayrisafi milli hasıla araplara daire satarak mı bugünkü değerine ulaştı sayın düdük?

    edit : gebze, çorlu, hatta şu an deli gibi milletin arsa kapattığı çerkezköydeki sanayi değil tabi, maket bina onlar.
    ikinci edit: sanayi bölgesinde arsaların değerlenmesini inşaat sektörüne bağlayan kıtlara ne anlatmaya çalışıyorsak işte

    google diye bir site var süper :

    https://www.google.com/…1.2.677.6...494.nzvjczjkayq

    makina sanyi var mı yok mu? sadece almanlardan mı alınıyor tüm makinalar bir fikrin oluyor.

    bu kafayı anlamak mümkün değil her makinayı dışardan alıyorsak,hiç bir alanda üretim yoksa bu değirmenin suyu nerden geliyor? domates satarak mı döndürüyoruz koca ülkeyi?

    ayrıca (bkz: türkiye'nin yıllara göre ekonomik büyüklük sırası)
  • sanayi hakkında hiç bir şey bilmeyen yazarlar yazmış buraya. yıllardır sanayi içerisindeyim bir mühendis olarak. sanayide kullanılan tüm makinalar dışardan alman menşeili. türk makina yok. sen diyelim bir şey mi üretmek istiyorsun bu almanlara para ödüyorsun ve bu alman şirketleri expert yolluyor bu makineyi kullanımını anlatıyor. makineleri zaten ayrıca satın alıyorsun. ayrıca ham maddeler de hep ithal. türkiye kendi rezervlerini kullanamadığı veya yeterli olmadığı için dışarıdan geliyor. bir başka örnek daha vereyim bazı kıt beyinlilere yetmez. otomobil sektöründekiler bilir. otomobillerde çoğu parçalar yabancılara aittir. çünkü türkler bunu üretmeye kalksa daha masraflı olur. destek yoktur çünkü sanayiye. o yüzden çin’den japonya’dan veya başka uzakdoğu ülkesinden sipariş edilir. eğer bu da yetmediyse söyleyeyim savunma sanayisinde de müthiş yaratıcı şeyler yoktur. bunlar yurtdışı fuarları iyi takip ederler. bu fuarlarda oradan buradan gördüklerini yaparlar. tabiki bunların bir boyasını değiştirsen ya da başka bir özellik eklesen özel patent alabilirsin. kısacası koy beyinli arkadaşım türkiye’de sanayi böyle. sanayicinin suçu da yok. mühendislik eğitimi ortada. kaynaklar ortada. suçu olan hükümettir.
  • gsmh'ın bugünkü değerini muhteşem bulan insanların aksini iddia ettiği durum.

    asgari ücret 300 eur, adam gelmiş gsmh diyor. doktorun "bırakın ne yerse yesin" dediği iflâh olmayacak hastalar bu akp seçmenleri sanırım...

    o övdüğü çorlu'daki, çerkezköy'deki sanayinin çoğu da fason, haberi yok herhalde malın. millet deli gibi arsa kapatıyordur nasılolsa değerlenir diye de, fabrikalar çatır çatır yabancılara satılıyor, ar-ge'leri kapatılıp ucuz işgücü çalıştırılacak fason üretim tesisine dönüştürülüyor, firmaların geneli küçülme yolunda ve patır patır işçi çıkarıyor. master'lı mühendisi 2500 liraya çalıştırıyorlar, bundan haberi var mı acaba gerzeğin?

    senin 10.000 liralık arazine 50.000 verip alır tabi gâvur, 10.000 eur çünkü onun için, kelepir. içinde de 300 eur'a işçi, 500 eur'a mühendis çalıştırıp ucuza üretimini yapar, dünyaya satar, parasını cebine koyup senin gibi çomarların önüne de 1-2 parça kemik atar, sen de oh ne güzel sanayi şahane diyip oy verirsin yine, angut. ucuza giden emek, olmayan iş güvenliği, anası bellenen çevre önemli değil, insanların ne kadar arsa kapattığı önemli zirâ.

    bu kadar cehâlet ne ile mümkün gerçekten anlayamıyorum...
  • yalandır. kola fabrikası açtılar lan.
  • son derece doğru tespittir. bugün ülkenin ihracat kalemlerine bakın hala 2002 öncesinden kalma. beyaz eşya otomobil, mobilya vs. bunun üzerine tarım ürünlerindeki gücü kaybettik.

    akp bu ülke için bir kan emici vampirdi. bunun da sonu geldi.

    edit: bazı ekonomik veri mahrumu koyunlar kutuma mesaj atıyorlar. gsmh artışını referans gösteriyorlar. 2002-2018 arası gsmh si geriye giden bir ülke var mı? gsmh elbette artacak. bu siz olmasaydınız da artacaktı.

    madem can acıtıyor ilave edelim. 2002 yılında cep telefonu ihracatı diye bir şey yoktu, yazılım ihracati sınırlıydı. siz bu konuda ülkeyi ihracatçı olması konusunda teşvik ettiniz mi? hayır. siz insanları krediyle bu telefonları almaya zorladınız. son 5 senedir ülke kaosa teslim edilmiş. terör korkusuyla korkutulup oy toplanıyor. teknoloji ve bilişim devrimini de sizin elinizle kaçırmış olduk.

    dış ticaret dengesi aldı başını gidiyor. sizi övene kadar cici, yedikten sonra tü kaka olan derecelendirme kuruluşlarında puanımız çöp seviyesine indi.

    son edit: cari açığı ve dış ticaret dengesindeki açığı kapatmak için annelerini sermaye edecek suserlar yazmasın.