şükela:  tümü | bugün
  • adalet ve kalkınma partisi'ni demokratik yollardan iktidardan düşürmek için gerekenler.

    (bkz: beyin bedava)

    bir kısmını buraya yazdım ama özel bir başlık olmalıydı: #34158268
  • --- spoiler ---

    1. başbakan kaba saba bir adam. ben iki dönem başbakan'a oy vermiş biri olarak kendisini de seven birisi olarak bunu söylüyorum. onun karşısında daha nazik birisi olmalı. bu özellikler numan kurtulmuş'ta vardı ancak ne yazık ki ak parti'ye katıldı. ben bir sonraki seçimde has parti'ye oy verecektim.

    2. başbakan belediye başkanı karakterli biridir. işlerin hızlı, pratik, sağlam ve zamanında yapılmasına önem verir. belediyecilik o istanbul büyük şehir belediye başkanlığına gelene kadar önemli bir kurum değildi. fakat o geldikten sonra ülkede anlayış değişti. refah partisi'nin disiplin ve teşkilat anlayışından geçmiş ve partiye de çok şey kazandırmış biridir. fakat devlet yöneticiliği belediyecilikten farklıdır. erdoğan belediyeciliğin ilk aşamasıydı. artık belediyecilikte de entelektüel bir kalibre gerekiyor. ülke yönetmede de bunun üstüne çıkılmalıdır. bir devlet yöneteceksek bu günkü yönetim oldukça iyi. fakat bir medeniyet kuracaksak ne yazık ki bu yetersiz. avrupa birliğinden akıl alan ve onların yol haritasına göre davranmak zorunda olan yöneticilik yanlıştır. bunun yerine kendi medeniyet köklerinden ilham alan bir anlayış yerleşmelidir. bu konuda erdoğan'ın yanında ahmet davutoğlu gibi bir yetenek olmasına rağmen onun kendi işleri yeterince kafasını ağrıtıyor. numan kurtulmuş da bu entelektüel kalibrededir. süleyman soylu önerilebilirse de bu adam sağcıdır. politikaya yeni bir düzey kazandıracağı düşünülse de sağcı kafadan bir adım ileri gidemeyeceğini düşünüyorum. ak parti potansiyel olarak böyle insanlar çıkarabilir ancak muhalefet partilerinin hiçbirinde bu kalibrede insanlar bulunmuyor. öncelikle entelektüel birikim ve vizyon sorunu muhalefet tarafından halledilmelidir.

    3. göreve gelecek kişi hiç olmazsa iki dil bilmelidir. bunlardan biri ingilizce biri de önümüzdeki 30 yılın dili arapça olmalı. bu konuda cumhurbaşkanı abdullah gül aslında yukarıdaki tüm meziyetlere sahip olmakla beraber refah partisi geleneğinin yetiştirdiği önemli insanlardandır. abdullah gül parti kurarsa başarılı olabilir mi bilmiyorum fakat liderlik kabiliyeti dışındaki tüm yetenekleri başbakan'ın üzerindedir. zaten ikisi de birbirini uzun zaman bu eksikleri destekleyerek beslemişlerdir. muhalefet partileri batı dillerini çok iyi biliyorlar. fakat arapça bilen sayısı çok az olduğu gibi arapça bileni de ortadoğu'daki dengelerden. oradaki denge unsurlarından habersizdir. müslüman kardeşlerle, hamas gibi unsurlarla bağlantısı olmayan bir muhalefet türkiye'ye ortadoğuyu da peşinden sürükleyecek bir vizyon çizemez. bu konuda başbakan cumhurbaşkanından daha cevval davranıyor.

    4. halkla kurulan dil sorunlu. başbakan maalesef sadece iş üreterek bu işlerin olacağını zannediyor. insanlar kolay ulaşımı ve iyi sağlık hizmetlerini önemsiyorlar. bunun için de belki de hükümetin hak ettiğinden uzun süre kötü muhalefet sebebiyle oy verdiler. fakat insanlar artık ceplerinin dolmasını istiyor. iki gün önce fatih belediyesi'nin önünde kendini yakan vatandaş'tan kimin haberi var? böyle muhalefet olur mu? 27 yaşında seyyar satıcılık yapan üniversite mezunu muhammed said buazizi kendini yaktıktan sonra arap coğrafyası değişti. fakat fatih belediyesi önünde kendini yakan adamdan ülkenin muhalefetinin haberi yok. asgari ücretin artması, emekliye verilecek zammın fazlalaşması, insanların gelecek kaygısının artmıyor olması mühim.

    5. doğruya doğru yanlışa yanlış diyen bir muhalefet şart. iletişim dünyasında yaşıyoruz. insanlar neyin ne olduğunu çok iyi biliyor. afaki şeylerle insanları kandıramazsınız. insanlara "başbakan ne verdi de pkk gitti" derseniz insanlar bunu umursamaz. dün chp genel başkanı kılıçdaroğlu kendi il ve ilçe başkanlarını çözüm süreci konusunda ikna edemedi. doğu ve güneydoğu'lu il ilçe başkanları kazan kaldırdı. tarih bu adamları da kılıçdaroğlu'nu da yazacak.

    6. başbakan geldiğinden beri küresel faiz lobisine hizmet etti. erbakan'ı deviren lobilerden birisi de bunlardı. faiz sistemine bulaşmayacağını ve alternatif geliştireceğini söyleyen bir muhalefet olmalı. kürsel sisteme eklemlenecekseniz ülkede her beş on yılda bir çıkacak krizlere hazır olmalısınız. insanlar sanal zenginleşme ile karşılaşacaklar.

    7. muhalefet içki yasağına takmış durumda. bunun hükümetin şeriatı getireceği yönünde gizli bir ajanda sebebiyle olduğunu düşünüyor. fakat dindar bir adam olan başbakan'ın kitabında faiz ve zina içki'den çok daha kötü anılıyor. bu devlet kadın pazarlıyor, genelev işletiyor ve bu kadınların etleri üzerinden bize yol su elektrik getiriyor. devlet'in ahlaki yozlaşmada bu kadar öncü olmasını eleştirecek bir muhalefet şart. çünkü o zaman dindar halk anlayacak bunların aslında derdinin din falan olmadığını.

    8. ak parti'nin il ve ilçeler düzeyinde ve ülke genelinde ihaleye fesat karıştırdığı belediyelerde yolsuzluk yaptığını söyleyenler bunları yapmayacak bir kadro ile çıkmak zorundadırlar. bu konuda yine halın referansı dindar adamlardır. herkes erdoğan gelmeden önce istanbul'un çalışmayan ama sürekli yiyenlerin elinde olduğunu biliyor. şimdi halk çok yanlış bir anlayışa sürüklenmiş durumda "yiyorlar ama çalışıyorlar"... önce halkın bu kafadan kurtulması lazım. hem çalışacak hem de yemeyecek.

    9. suriye dış politikası ile ilgili muhalefet'in ne kadar çaresiz olduğunu görebiliyoruz. normalde böyle bir durumda iktidarın çaresiz kalması lazım. fakat muhalefet neyidüyü belirsiz adamlarla iş tutuyor. sonra bir bakıyorsun adam reyhanlı katliamının planlayıcısı çıkıyor. iran'ın ve esad'ın da nato ve türkiye'nin de halkı düşünmediklerini insanlara izah eden ve bir formül bularak kanı durduracak bir yol haritası getirmeli. fakat hükümet döneminde bomba patlamasına rağmen hükümetin eli hâlâ güçlü. neden? e muhalefet esad ile iş tutuyor.
    --- spoiler ---
  • ak parti'den fazla oy almak. ona gore secmende guven uyandirmak. insanlari is yapabileceginize, akp'den daha iyi is cikartabileceginize inandirabilmek. bos konusmak degil insanlara somut seyler verebilmek. hic inanmaz bazilari ama, komure makarnaya oy veriyor diye dalga gectiginiz o insanlarin bircok seyden daha cok haberi var.
    bir de boyle devirmek falan gibi insanlara ilk bakista olumsuzluk uyandiracak kelimeler yerine pozitif kelimeler kullanmak.
    istatistik bilimine gore ise, ne yaparsan yap gitmeyecek. adamlar bir aldiklari belediyeyi birakmiyorlar, hukumette ayni sekilde. zor dostum zor.

    not: sorun cozmenin ilk adimi sorunu tanimlamaktir.
  • tekildir. rothschild imparatorluğunun yıkılması tek başına yeterlidir.
  • (bkz: manivela)
  • kendi maddelerimden devam...

    10. kürt meselesi hususunda hükümet yapılması gereken bir çok şeyi yaptı. bu günlerde muhalefetin yapması gereken oranın onlar için bir oy deposu olmasını engellemektir. sürece olumlu katkısı olan herkes halk tarafından ödüllendirilecek ve prestij kazanacaktır.

    11. öncelikle chp'den muhalefet olmaz. bu ülkede dindarlar hep tercih edilmiştir ama chp lideri namaz kılsa bile bu mümkün değil. chp içinde muhalefet olmak isteyen kim varsa onlar yeni ve yıpranmamış bir yüz ile yeni bir parti oluşturmalıdır. bazıları mustafa sarıgül ismini anabilir. bu adamın müktesebatı dar. halkın karşısına bir belediye başkanı olarak değil bir parti başkanı sıfatıyla çıkarsa kılıçdaroğlu kadar bile partiyi ilerletemez. entelektüel derinlik sıfır. köy dernek başkanları gibi. kurulacak yeni parti'nin yüzünü bilmiyorum fakat arkasında mehmet bekaroğlu gibi bir akıl olmalı. bekaroğlu siyasi hayatı boyunca çok fazla kandırıldı. bu yüzden adamı bir daha incitmeyin.

    12. ak parti ideoloji ağırlıklı particilik yöntemini bitirdi. aslında bu onu köksüzleştirdi. biraz oy kaybı olsun gençlik kolları diye bir şey kalmayacak. özellikle gençlere ideolojik kimlik kazandıran ama ötekileştirmeyen bir misyon yüklemek zorundasınız. bu nitelikler has parti gençlik kadrolarında bulunuyordu.

    13. parti başkanı mutlaka dindar birisi olsun. namazlarını kılsın. sürekli vurgu yaptığı şeyler "ayasofya camii'ni açacağız" "taksime cami yapacağız" olmamalı. emek sömürüsüne vurgu yapmalı. bunu savunmanın islamın bir vazifesi olduğunu söylemeli.

    14. partinin tabanındaki gençler marjinal gikirlere sahip olmamalı. "türkçe ibadet etmek", "namazda kadınlarla bir safta bulunmak" gibi abuk subuk bu toplumla çatışan şeyler olmamalı. onlar gitsin dsipiçinde kendine yer bulsun.

    15. ak parti ile ilgili konuşurken "akp" demesin. çünkü bu dil soğuk savaş dilidir. rakibinin adı, liderinin gözlüğü, parti'nin amblemi üzerinden polemik yapan liderler dönemi geçti. başbakan hocası erbakan kendi hakkında o kadar ağır şeyler söylemesine rağmen tek ses çıkarmadı. erbakan hayattayken onun ortadoğudaki mirasını yedi. vefat ettikten sonra da "biz erbakan'ın yolundayız" dedi.

    16. uçuk vaadlerde bulunmayacak. ak parti cem uzan ve onun gibi uçuk vaadlerde bulunanları madara etti. kemal kılıçdaroğlu istanbul'a milletvekili olursa her kadına 600 lira maaş bağlayacağını söylediğinde başbakan bütçe görüşmelerinde "izmir senin belediyen! hadi oradaki kadınlara 600 lira maaş versene" demişti. kemal kılıçdaroğlu kızarmadı bile. bu adama niye oy vereyim ki?

    17. çok basit işlerden büyük seçim propagandaları çıkıyor. kılıçdaroğlu'nun genel başkan olduğu ilk seçimde kendi partisine oy atamaması ak parti için büyük bir rant kaynağı oldu. bunu sürekli kullandılar. böyle durumlarda rakibinin açığını kullanmak yerine "bir parti genel başkanının prosedürel bir hatadan dolayı seçme hakkından mahrum edilmesi düşünülemez" denilerek. onun oy kullanması sağlanabilirdi. halk centilmen vekilleri sever ve onların politikaya vizyon kazandıracağına inanarak oy verir.

    18. türkiye'deki tüm cemaat ve islami oluşumlarla arası iyi olmalı. hepsine gidip gelmeli ve bu sözde olmamalı. yerelde o insanlara bir nevi "sizin hizmetkarınız olarak geldik" mesajı verilmeli. eğer böyle yapılırsa bu insanlar samimiyetle çalışarak o politikacıyı başlarının üstünde tutarlar. onlar bu durumda güvendikleri politikacıya "ne yapabiliriz?" diyeceklerdir. sonra onlara halkla aralarında irtibat kurmalarını söyleseniz yeter. yanyana göründüğünüzde bile halk mesajı alacaktır. sonrasında ihanet ederseniz onlar bunun cevabını acı bir şekilde ödetir. başbakan şu anda gülen cemaati ile arasını bozdu ama onun haricindeki tüm cemaatlerle arası çok iyi. onlar için başbakan'a ulaşmak çok kolay. yine marjinal olmayan alevi oluşumların liderleri de başbakan'a kolayca ulaşabiliyorlar. o bu fırsatı iyi değerlendiriyor. zaten erdoğan'ın diğerlerinin oyuna ihtiyacı yok. eğer onlardan da oy almayı planlarsan omurgasızlaşırsın. örn: (bkz: alisiz alevilik)

    19. liderinden parti çaycısına kadar herkes mütevazı olmalı. bu liderin eski dönem politikacıları gibi murat 131 arabayla dolaşması demek değildir. halk kimin ne olduğunu ne kadar kazandığını biliyor. sadece abartılı bir gösteriş halkın canını sıkar. özellikle kendi liderine çocuğu gibi bakar. diğerlerinden bir eksiği olsun istemez. türk milletine göre o halkın temsilcisidir. kötü arabaya binemez, kötü kıyafet giyinemez, kimse ona saygısızlık edemez, ama o saygınlığı kendisi oluşturur.

    20. türkiye göç'ün getirdiği yaralardan muzdarip bir ülkedir. her yer kaçak yapılarla dolu. devlet bu yapıları yıkıyor ve yerine devletin resmi arazi mafyası toki yerleşiyor. halkı kandırarak daire satıyorlar. bu iş böyle olmaz. devlet kar güdemez. birinin evini yıkıyorsa adam kaçak bile yapmış olsa ona bir ev tahsis eder. nitekim toki kendi kazancıyla bunu sağlayacak güçtedir. başbakanlığa bağlı en güçlü kurumdur. devlet kaçak yapılanmayı durdurur ama bu güne kadar olan kaçak yapıların sahiplerini kendisi o görevini vaktinde ifa etmediği için mağdur sıfatıyla değerlendirir. yapı sahiplerine yaptığı yapı kadar kat veya bina verir. bunun ölçüsü de eğer aşırıya kaçılmış ve buralardan kira bedeli kazanıyorsa o kesilir. evsiz bırakılmaz. bunun için de ücret almaz.

    21. bu politikacı devletin halkın zaruri ihtiyaçlarını karşılamasının bir vazife olduğunu bilir. ulaşım, elektrik, su, ısınma, sağlık ve hatta iletişim bedelinin bir kısmını karşılar. bunun için zenginden çok vergi alır fakirden hiç vergi almaz. hatta zengin vergi kaçırdığı zaman onun mülkünü kamulaştırır.

    22. ak parti özelleştirme politikalarında yer yer abartılı davranıyor. bazı yerler peşkeş çekiliyor. bunu yapmayacak bir parti olmalı. özelleştirme yer yer gerekli olabilir ama öncelikli devlet politikasına çevirmek yanlıştır.
  • merhum aziz nesin'in sosyolojik bir tespiti vardır herkes bilir, "türk insanının %80'i salaktır " der üstad, ancak o soz soylendıgınden bugune bu oran %50 lere gerilemiştir, işte gereken bu oranı çok daha aşağılara çekebilmektir, eğitimdir kendileri.
  • maalesef ki gene merkez sağ bir partidir. onun dışında çok zor.

    ülkeyi talan etseler, havadaki oksijeni bile satsalar, tayyip çıkıp halka ana avrat küfretse, ülkeyi 3. dünya savaşına da soksa çok zor. güçlü bir merkez sağ parti çıkmadıktan sonra oyu falan bölemezsiniz. chp ve mhp milliyetçiliği ile olmaz (olmasın da zaten).

    çok partili dönemden beridir bakarsanız, türkiye'de her zaman sağ kazanır. sol hiç bir zaman iktidar olamamıştır (bu cümlemden sanırım chp yi sol olarak görmediğimi anlamışsınızdır). bir tek belki belki, halkçı olarak ecevit'in 70'lerde kazandığı ivme sayılabilir. o bile çok zor ama, zorlayarak sayıyoruz.

    velhasılı, şu an için güçlü bir merkez sağ olmadan akp yıkılmaz.
  • amerika birleşik devletleri'nin strateji değiştirmesi.
  • altı okka daşşak. ya da laikçilerde olmayan şeyler diye açıklanabilecek şeyler bütünü.