şükela:  tümü | bugün
  • aydın gülan 'ın hukuk kültürü konuşmalarından birinde bahsettiği kişinin kendini ünvanı üzerinden var etme ve ünvanıyla değer göreceğini düşünme durumu.

    nikah şahitliği yaparken kendini prof diye tanıtıp isminizin ya da ünvanınızın hiçbir önem arz etmediği bir ortamda yine de ünvan belirtme ihtiyacı hissetmek buna örnek olarak verilebilir.
  • yıllardır akademide farklı pozisyonlarda farklı çeşitlerine şahit olduğum görgüsüzlük.

    telefonu doçent doktor veya profesör doktor olarak açanlara hiç değinmiyorum. yök doçenti olup, yayın kriterlerini sağlayamadığı için öğretim görevliliğine düşürülüp yine de doçent ünvanıyla gezenlere diyecek bir şeyim de yok.

    ama en komiği balık lokantasına giderken rezervasyonu doçent doktor diye yaptıran arkadaştı. halkta bunun karşılığı tıp doktorudur. garsonlara bu arkadaşlar da doktor diye tanıştırdı, halbuki birimiz pazarlama diğerimiz sosyoloji doktorasına sahibiz (al bu da benim görgüsüzlüğüm). gecenin ilerleyen saatlerinde yanımızda kocaman bir masa kuruldu, yalan olmasın gazi ya da ankara üniversitesi beyin cerrahi ekibiymiş. garsonlardan biri geldi, "hocam sizin meslektaşlarınız sanırım" diye. "yok" dedim, "bunlar gerçekten doktor". aklıma bu geldi nedense: https://www.youtube.com/watch?v=fiaxfw3xhta

    aynı arkadaş evine gelen tamirciye de kendini bu şekilde tanıştırmış, bir gece tamirci arayıp "doktor bey, baldızın bir tarafında basur çıktı, ne sürsek iyi gelir" diye sormuş.

    mesela yeterliliği ancak beşinci yılın sonunda tamamladığı halde utanmadan mail adresine ph.d(c) yazan mallar var, meğersem ph.d. candidate demekmiş. bunu yapapn akademik görevde bir ar.gör. falan değil, idari görevli bir çalışan. bana mı yapıyorsun doktorayı? doktora yapıyorum diye aksattığın işin haddi hesabı yok, dahası yanındaki memurun 1.5 katı maaş alıyorsun.

    neyse her seviyede vardır, her üniversitede farklı şekillerde tezahür eder.
  • genelde hayattaki en büyük mutluluk ve uğraş kaynakları iş olan akademisyenlerde görülen görgüsüzlüktür.

    anabilim dalında bir hocamız doğum yapmıştı biz de hayırlı olsuna gitmiştik. son birkaç yıldır moda olan, bebeği görmeye gelenlerin güzel dileklerini yazdığı deftere büyük hocalarımdan biri yazdığı yazının altına imzasını atıp “prof. dr. .... , .... abd başkanı, ..... üniversitesi ..... fakültesi” yazmıştı. bundan daha gereksizini görmedim henüz.