şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türkiye'dekiler için söylüyırum;
    o kadar düşünüp bulamadığım nedendir.

    ülkedeki tüm bilim-teknoloji ithal.

    e aga bu akademisyenler derste kitap okudukları için mi maaş alıyorlar?
  • bu sözlükteki eğitimci düşmanlığı neden giderek artıyor?herkes emeğinin karşılığını alır.ömründe bir kitap okumamış adam gelmiş burda öğretmenleri akademisyenleri eleştiriyor,aldıkları maaşı sorguluyor.
  • ispatla sübut arasındaki farkı bilmeyen hukuk profesörü var. doçentlik raporuna yazıyor eleman diyerek katıldığım önermedir.
  • bilgi birikimleriyle yurtdışında akademik kariyerlerinde adımları zıplaya zıplaya atıp takdir görecekken, eğitim sisteminin içine sıçılmış bu ülkede kalıp hala bir şeyler üretebilme gayretleri için olabilir. neticede suratına bomboş bakan onlarca hödükle uğraşmak sabır gerektiriyor. kendini köreltmenin bedeli olsa gerek.
  • ülkemizin, istenilen seviyede teknolojik (yüksek katma değerli) ürün üretememesinin tek sebebi olarak akademisyenleri gören, vizyonu dar yazar entrysi.

    özellikle özel üniversitelerdeki akademisyen sayısının azlığı yanında akademisyen başına düşen eğitim ve idari iş yükü de eklendiğinde, pozitif bilimler ile ilgilenen bir akademisyenin bilimsel araştırma faaliyetlerine ayırabileceği zaman ve enerji maalesef azalıyor. özel üniversitelerdeki burslu doktora öğrencisi sayısının da oldukça az olması araştırma faaliyetlerinin önündeki bir diğer büyük engel (bilkent, koç ve sabancı üniversitelerini diğer ticari özel üniversitelerden ayrı tutuyorum).

    x mühendisliği bölümü için, devlet üniversitelerindeki akademisyen sayısı özel üniversitelerdekinin 3 ile 7 katı arasında değişebiliyor. burada da maalesef bir kısım akademisyenin devlet memuru zihniyetinde olması (bkz: salla başı al maaşı) ve kendi iradesiyle bilimsel araştırma projeleri, sanayi-üniversite ortaklıkları ve yayın gibi kaygıları olmadan çalışması sorunu var. ancak iyi devlet üniversitelerinin bazı avantajları da var. özellikle teknik üniversitelerde burslu ve potansiyeli olan lisansüstü öğrenci bulmak nispeten daha kolay, çünkü özel üniversiteler yerine buraları tercih ediyorlar.

    her iki üniversite modelinde de üzerindeki eğitim/idari iş yükünü bir şekilde minimumda tutabilmiş ve geri kalan zamanını araştırma faaliyetleri için harcayan değerli biliminsanları da var. ancak her bilimsel çalışmanın nihayetinde hemen bir ürüne dönüşmesini beklememek gerekir veya bilimsel çalışmaların hepsinin bir ürüne dönüşmesini beklemek de yanlıştır. bununla beraber ülkenin bilimsel çalışmalara verdiği maddi destek ile diyanet işleri bakanlığı'na ayrılan bütçe karşılaştırıldığında ortaya çıkan fark da teknoloji ihracatı yapamamamızın önemli bir nedenidir.

    son olarak, teknolojik ilerleme sadece üniversitelerin sorumluluğunda da değildir. ülkemizdeki çoğu şirket sırf devletten ar-ge desteği alabilmek adına sözde ar-ge birimleri kurmuştur. maalesef genelde yapılan, uluslararası firmaların yeni ürünlerini alıp ters mühendislik ile varolanı taklit etmeye çalışmaktır.
  • --- spoiler ---

    e aga bu akademisyenler derste kitap okudukları için mi maaş alıyorlar?

    --- spoiler ---

    sen git 250 bininci sıradan üniversite adı altında yüksek liseye gir sonra derste kitap okuyorlar diye şikayet et. sonra gel bu zeka seviyesiyle genellemenin dibine vur.

    (bkz: beynin çok güzelmiş kardeş güle güle kullan)
  • aslında umut verici bir sorgulama! bugün bunu sorgulayıp, yarın sorunun akademisyenlerde değil de eğitim sisteminde olduğunu anlamaları için bir ışık.
    bir şeylerden rahatsızlık duymalılar ki, sistemi de sorgulamalılar.
  • devletin akademisyene araştırma yapması için yeterince ver(e)mediği desteği, kendi maaşıyla ödeyip telafi etsin diye olabilir.

    madem eğitim sistemimiz ve üniversiteler başlığı açan arkadaş gibi insanlar yetiştirecek, boşuna uğraşmanın hiçbir mantığı yok. aslında yapılması gereken, öğrencileri evinin en yakınındaki üniversiteye yerleştirip; elde edilen tasarrufla da araştırma bütçesi oluşturmaktır. dikkat ederseniz, liseye girişte bu muhteşem sisteme bu yüzden geçiş yaptıklarını anlarsınız.