1. bu suca iliskin davalardaki en basarili avukatlardan birinin isminin sevil yakit olmasi da bambaska bir muammadir.
  2. en önemli sebebi akaryakıttan alınan fahiş vergiler olan kaçakçılık türü. ağır vergilerin yol açtığı fark yüzünden vergisiz akaryakıt, kaçakçılık yapan kişiye her zaman çok tatlı bir kar bıraktığından bir türlü de önlenemiyor. tabi devlet oluşan vergi kaybını da (yılda yaklaşık 3 milyar dolar) yeni zamlar yoluyla legal kullanıcıya kestiğinden bu çemberden bir türlü çıkılamıyor, sonuçta olan (her zaman olduğu gibi) dürüst tüketiciye oluyor.

    aslında çok basit ve etkili yöntemleri var, mesela biri şöyle:

    diyelim siz güzide memleketimizin ortalarında yer alan a. şehrinde madeni yağ cinsi ürün (müstahzarlar, boya, vernik vs.) üretmek ve ihraç etmek üzere bir madeni yağ firması kurdunuz, evet daha sonra bu ürünü imal etmek için size gereken solvent ve baz yağını izmit'ten (izmit petrokimya ve tüpraş) tankerlerle çekiyorsunuz, bu arada ötv'yi tecil ettiriyorsunuz (ihracat yapacaz ya olum) ama elinde a. şehrine gitmek üzere irsaliyesi bulunan o tankerler sizin firmanıza aslında hiç gelmiyor (yol üstünde kontrol olursa elinde irsaliye var) ve doğrudan güzergah üstündeki akaryakıt istasyonlarına boşaltılıyor ve siz çektiğiniz solvent ve baz yağ cinsi ürünü imalatta kullanmış ve ürün elde etmiş gibi piyasada bulunan ya da kendi yakınlarınıza kurdurduğunuz x ve y firmalarına ihraç kaydıyla satıyorsunuz onlar da yine evrak üzerinde ihraç etmiş gibi gösterip (gümrük kısmı rüşvetle aşılıyor) kdv iadesi alıyorlar. bir adet de yeminli mali müşavir ayarlayıp (piyasada zaten mevcut) durumu onaylatınca işlem tamam.

    şimdi karımıza bakalım; ötv ödemedik, kdv iadesi aldık ve akaryakıt istasyonlarına sattığımız ürünün parasını da zaten cebe indirdik. inanın mevzuat buna uygun ve ihraç edilmiş gibi görünen bir malın aslında ihraç edilmediğini (mal aslında hiç ortada olmadığından) ispatlamak imkansız.

    peki istasyonlara giden akaryakıt ne oluyor? şehir merkezlerinin hemen dışına çıktığımızda gördüğümüz ucuz motorin satan istasyonlarda bazyağ ve solvent karıştırılıp piyasaya arz ediliyor. bu istasyonlarda denetimleri atlatmak üzere (marker denetimi) kurulmuş gizli tanklar ve çeşitli düzenekler mevcut. denetimcilere (an itibariyle emniyet, jandarma, gümrük muhafaza ve sahil güvenlik) kalan tek yol tankerleri takip etmek ve suçüstü yapmak ki bu da oldukça zor ve zahmetli bir iş. zaten ancak %1-2 oranında yapılabiliyor.

    anlattığım akaryakıt kaçakçılığının sayısız yöntemlerden sadece biri. belki zamanla diğer yöntemleri de buradan paylaşırız da sektöre girmek isteyen genç yeteneklerin ufku açılır! ya da kimbilir belki epdk ve maliye bakanlığı biraz utanıp akaryakıt üzerindeki vergi yükünü hafifletmenin yoluna bakarlar. kimbilir?
  3. asıl yapılma şekli limanlarda gerçekleşmektedir. uğur dündar bir ara açıkta bekleyen takaları basardı ya hani polis eşliğinde, hikaye kısmıdır o. diyelim ki 100 ton petrol dolu tanker limana yanaşır, içindeki yük gümrüğe 10 ton olarak beyan edilir. kalan 90 ton için vergi ödenmez. misal yargılanan bir eski karanlık bakan ile futbol tüpçü...pardon topçusu bu işleri yapmadı, yapmaz da!
    garip bir ülke burası. herkes her bir şeyin farkında ama, hiç bir şey değişmiyor...

akaryakıt kaçakçılığı hakkında bilgi verin