şükela:  tümü | bugün soru sor
  • gökova körfezi nin doğaya sunduğu bir hediyesiymiş meğerse o, gidince gördüm, değerini bilmek gerek. dayamış sırtını muğla' nın dik dağlarına, yayılmış dağ eteklerine bekliyor, tepelerden süzülen tatlı suları eşliğinde, berrak denizi, inci tanesi taşlı sahiliyle, sanki bir göl bir göl uysallığın olan dalgaları ile karşılıyor misafirlerini ferahlatmak için. sanki okyanusta bir akvaryumcuk gibi, balıklar oynaşıyor sizinle, güneş dalgasını geçiyor yakmam diye; ama inanmayın, akıntılar sürüklüyor ara sıra, hafiften bir panikle uyumlanıveriyorsun farkında bile olmadan, işte öyle güzel bir koy, akbük koyu. hani derler ya(hiç gitmedim, görmedim ama), sanki cennetten bir köşe, yani bu dünyanın cenneti olmaya aday doğası ile akbük koyu. umarım onu bozmadan korumayı başarabiliriz...

    edit: mümkünse hafta içi gidin, hafta sonu bu güzelliklerin hiç biri kalmaz o curcuna ve talanla, sıradan bir memeleketim koyuna döner, sonra sitem edersiniz bana. demedi demeyin!
  • keşke bir işletmeye devredilmeseymiş denilen koy.

    ölüdeniz gibi, adım başı bir şezlongun yerleştirildiği, şezlongların 50 cm arkasından araba yolunun geçtiği, kalabalık bir yer olmuş.

    neyse ki yolun iç tarafında düzgün tesisler bulunuyor.

    gel gelelim, deniz muhteşem. gidip görüp yüzmek lazım.
  • yüzerken suyun dibini gördüğünüz, su damlalarının sesini duyduğunuz, aslında derin değilmiş gibi görünen ama bir kaç metre ilerleyip suya daldığınızda çakıllardan oluşan bir yokuşla birden derinleştiğini gördüğünüz muhteşem berraklığa ve maviye sahip akyaka'dan 45 dk uzaklıkta koy.
  • tepede ki muğla yolundan seyri muhteşem yerdir. suyu berrak sazlıklarla dayanmış güzel mekandır.

    not: lütfen gidip görmeyin. gidip gördüğünüz yerler malumunuz
  • berrak suyu ile yüzmeyi keyifli kılan, dengezi derinliğiyle yüzmeye kaptırmış yardırırken attığınız kulaç ile bir anda elinizin kuma saplanmasına neden olan güzel mi güzel olandır.

    80'lerde doğanlar için gayet güzel anılara sebebiyet veren sayfiye yeri.

    misal olarak; 12-13 yaşlarında sahte cennet isimli gece klübüne duvardan atlayarak giren biz erkekleri, elbise giydikleri için duvardan atlayamayan kız arkadaşlarımız kapıdaki görevlilere 'duvardan içeri çocuklar girdi' diyerek bizim dışarı atılmamızı sağlayıp mutlu olurlardı.

    dengesiz derinliği sayesinde kıyıdan 1 km açıkta bileklerimizi zar zor geçen denizde top oynardık.

    şaka maka yaşlanmışız...
  • bu sene keşfettiğim, akyaka'ya 25 km uzaklıktaki harika deniziyle bir cennet koy.

    arabayla girişte 5 lira gibi bir ücret alınıyor. ücret alınan yerin hemen arkasında şezlonglar ücretsiz. fakat sandallar ya da küçük gemicikler oraya geldiği için pek tercih edilmiyor. biraz daha ileride işletmecilerden masası 20 liraya yer bulmak mümkün. şezlonglar hasır olduğu için güneş daha fazla geçiyor ve benim gibi güneşten yanmayı fazla sevmeyen biriyseniz bu masaları öneririm. çünkü genelde masaların hemen üstünde ya ağaç var ya da gerçek anlamda büyük şemsiyeler. denizi çok güzel. kulaç ata ata saatlerce yüzmek mümkün. dalga falan söz konusu değil. sadece tek sorun 3-4 adım attıktan sonra aniden derinleşmesi. zaten zemine baktığınızda dik bir yokuştan iniyor gibi bir izlenime kapılıyorsunuz. hatta ben ege denizinin tam olarak buradan kırıldığını düşünenlerdenim*
  • akyakadan dolambaçlı bir yolla gidiliyor. gezdiğim koylar içerisinde çiftlik koyuyla birlikte denizi en güzel olan yer burasıydı. ama gitmeyi tavsiye edermisiniz derseniz kesinlikle etmem. gittiğimizde haftaiçi olmasına ragmen kalabalıktı. ona bişey tabiki demiyorum halka açık bir plaj ve herkes gidebilir. garibime giden plaja girmek ücretli. halk plajı ama giriş ücretli. yani birine bakıp cıkcam deseniz bile araçla giriş 15 tl.bir sıra sezlonglar var. arkası toprak otoyol ve araba geçtikçe toz kalkıyor. dahada kötüsü. yoldan hemen sonra büfeler var. kokoreç köfte vs yapıyolar ve kokusu geliyor tabiki. plajdan cok piknik alanı havası olan biyer. bir saat durup hızla uzaklaştık. deniz mükemmel ama hiç keyf alamadık
  • ege'nin berrak, serin ve temiz sularının dalgalandığı üç tarafı ve ufku dağlarla çevrili olduğu için geriye çekilip kıyıdan baktığınızda havuzdaymışsınız gibi hissedebileceğiniz, plajına girişin ücretli olması, yolu ve konumu dolayısıyla nispeten gözardında kalmış cennet parçası.

    akyaka üzerinden geliyorsanız yolu sıradan sürücülere bile gerçekten tehlikeli bir ralli etabının adrenalini yaşatacak kadar zorludur. yolu; tek şerit genişliğinde gidiş-geliş , çam ormanlarının içinden geçen ve kıyı şeridine paralel seyreden bol virajlı, hafiften de uçurumlu. virajlara hızlı girdiyseniz ve karşıdan araç geldiği takdirde kaçacak yer yok. bu yolda virajları almadan önce karşıdan araç geliyorsa uyarmak için kornaya abanmak ve dua etmekten başka elimden bir şey gelmemişti.
  • genel olarak halkimiz ve belediyemizin mina kodugu koy. 30 cm arkanizdan araba gecerken bir sezlong koyulabilen alanda sezlonga 10 tl, semsiyeye de 5 tl para verip o degil de iyi siktiler demek istemiyorsaniz ne akbük'e ne de buradaki herhangi bir campinge gelmeyin. gecerken ugrayin yuzun kacin gidin. 2 seneye kalmaz daha da boku cikar zaten.