şükela:  tümü | bugün
  • avrupa kültür ve yaşam tarzının tam anlamıyla değişmeye başladığı dönemdir.
    germen kabileleri bir birlik oluşturarak siyasi egemenliği sağlamak amacıyla, kiliseye karşı savaş açar. kilise ve prensler arasındaki bu egemenlik çatışması,avrupayı yüzyıllar süren dinsel hegemonyadan kurtaracak ve laik yaşam anlayışının yolunu açtığı gibi bireyin özgürleşmesi, insan hakları gibi kavramların çok daha sonra da olsa siyaset sahnesinde görünmesine de yol açacaktır.
  • doktrinleri anlamadığımız çağdır.
  • iş bankası yayınlarından çıkan thomas paine kitabı (bkz: the age of reason)
  • sartre'ın hürriyetin yolları adlı seri romanının ilkidir.
    --- spoiler ---

    ''gerçek bu, her şeye rağmen gerçek; ben artık akıl çağına gelmişim.''
    --- spoiler ---
  • ''ben, özgürlüğün,insanların kendi istekleriyle yarattıkları durumlara tam karşıdan bakmalarını ve o durumların sonuçlarına katlanmalarını gerektirdiğine inanıyorum.'' diyen sartre romanı. okunmalı.
  • caanım sartre canım mathieu ne kadar çok şey buldum okurken kendimden. o özgürleşmeye çalıştıkça özgürleşememekler, her şeyi reddederken reddetiğimiz her şeyin göbeğine düşmeler. hayat ne ki zaten, kitabı bitirdiğimde keşke tecrübelerimiz kalsa elimizde ama neye ve nereye dair olduğunu unutsak, unutulsak sonra yine hayata başlasak demiştim, daha neler neler söylenebilir üstüne ama açıp okuyun bi zahmet.
  • --- spoiler ---

    - kendini tanımak pek de eğlenceli, meraklı bir şey olmasa gerek, dedi mathieu.
    -biliyorum, dedi marcelle. bu bir gaye değil zaten, bi usûl. kendi kendinden kurtulmak için yapıyorsun bunu: kendini seyretmek, kendini teraziye vurmak için: bu senin en çok sevdiğin tavırdır. kendine baktığın zaman, baktığın <sen>in sen olmadığını, aslında bu senin zaten var olmadığını tasarlıyorsun. evet, aslında senin istediğin bu: bir hiç olmak, daha doğrusu, hiç bir şey olmamak.
    mathieu ağır ağır tekrarladı:
    -hiç bir şey olmamak... hayır. yanlış! bu değil, ben... dinle bak: ben, sadece kendimin olmak, kendime dayanmak istiyorum.
    -evet. hür olmak. sonuna kadar hür olmak. senin günahın bu işte
    -bu bir günah değil, dedi mahtieu. başka... başka ne isteyebilir ki insan? eğer varlığımı kendi hükmüm altına alamazsam, yaşamam çok manasız bir şey olur.
    - evet evet, dedi. dedim ya, senin günahın bu diye...
    mathieu: 'kurnaz görünmeye başladığı zaman sinirime dokunuyor ' diye düşündü, fakat düşüncesinden pişmanlık duyarak yumuşak bir sesle:
    -bu bir günah değil. ben böyleyim, anladın mı?
    -madem günah değil, o halde ötekiler, bütün öbür insanlar niçin senin gibi değil?
    -ötekiler de benim gibidir; sadece, öyle olduklarının farkında değiller.
    --- spoiler ---
  • "bir akıl çağının kafirliği. doğruyu görür ve onaylar, ama yanlışı yaparım. hayır, hayır evladım, sen her şeyi bize bırakmalısın. ama canını sıkma. yakında hepsi bitecek. iki haftadan az bir zamanda özgür bir insan olacaksın." a clockwork orange - anthony burgess