şükela:  tümü | bugün
  • özellikle ölümle birlikte gündeme gelen, beden cansız hale gelince, yok olmayacağı tezinden yola çıkılarak üzerinde yapılan bir yığın spekülasyon karşısında, bir de bilim ve deneylerin büyüteci altında, önyargısız olarak ele alınması halinde ruh anlayışı.

    örneğin şu sorular açığa kavuşturulmalı: mademki bedenle birlikte ruhun kaybolmayacağına inanılıyor, yani ruh sonsuz bir zaman boyutunda görülüyor, bu ruh ölmekle kaybolmayacağı bedene girmezden önce ne vaziyetteydi, neredeydi, var mıydı aslında yoksa bedenle birlikte mi ortaya çıktı. o zaman bedenin ölmesiyle de yok olması gerekmez mi?
  • (bkz: bilinç)
  • en azından commte pozitivizmi için karşılığı olmayan şeydir.

    ruh diye bir sözcük olması , ruh denenin bir gönderimi olduğu, üzerinden diyalektik sav üretilebileceği anlamına gelmez.

    tıpkı "uçan sarı at" demek gibi. bu nesnenin bir gönderimi yoktur. fakat dilediğiniz kadar bahsedebilirsiniz ondan.

    bilim ruh denen şeyi açıklamakla falan uğraşmaz. varlığını kabul etmek zorunda da değildir.

    akla hiç girmiyorum.
  • tahmin ediyorum dendrit-soma-axon-sinapslar arasında dolanan trilyonlarca sinyalle, deli gibi nöronlara girip çıkan sodyum iyonlarıyla ve nörotransmitterler ile bir ilgisi vardır.
  • 2018 yılındayız. psiko-loji denen şeyin de bir kaç yıla kalmaz fizyolojiye dahil edileceğini düşünürsek ruh diye bi şey yoktur, hiç olamamıştır, anlamlandırılamayan bir takım bedensel aktiviteler bu bağlamda ele alınmıştır, ancak artık ona ayrılan sürenin sonuna gelinmiştir. metafizik bir düştü, tılsımlı bir gülüştü çocuklar.
  • bilimi ne sanıyorsunuz bilemiyorum ama açıp iki satır bilim nedir, ne değildir, neyin üzerinde çalışır, hangi yöntemleri kullanır iki satır okusanız kolayca bu dertten kurtulabilirsiniz.
    bilimi süreç ve olgular üzerinde gözlenebilir ve tekrar edilebilir (sağlıklı) bilgiler üretmek amacı ile geliştirilmiş bir araç seti olarak düşünebilirsiniz. aslında ruh, ilkel insanın ve dinlerin; insan fonksiyonlarını açıklamak ve ölüm korkusu ile bir nebze olsun başa çıkabilmek amacı ile, ölümden sonrasına da uzanabilen bir "esansımız" olduğuna dair bir açıklamasıdır. varlığına dair kanıt ya da somut veri mevcut değildir. bilimin ruh tabir edilen "şey" üzerinde çalışabilmesi için onu gözlemlemesi, ölçebilmesi, farklı durum ve olaylara tepkisini kayıt altına alabilmesi ve bunlar üzerinde ürettiği denenceleri (hipotez) test edebilmesi gerekir. takdir edersiniz ki bu güne kadar gözlemlenmiş, kavanoza konabilmiş, boyu ağırlığı ölçülmüş, ısıtılıp soğutulup ısıya verdiği tepki kayıt altına alınmış bir "ruh" kayda girmemiştir. modern bilim, eskiden ruh'a atfedilen fonksiyonları"karmaşık beyin işlevleri"ne pasladı.
    özet: ruh muh yok!
  • insan vucudunda kendini yenilemeyen hücre bulunmuyor bilgisiyle aşılabilecek durum.

    peki bu ne demek? beyin dahil olmak üzere bütün maddi yapımız belirli periyodlarla yenilenir, eğer ki bilinç beyne ait bir fonksiyonsa bilinci yöneten sinir hücreleri de yenileniyor demektir bu.

    yani sen 2 yıl önceki sen değilsin. 2 yıl önce bir cinayet işlemiş olmakla itham edilemezsin çünkü o zaman işi yapan hücreler başka hücreler idi.

    peki sen devam eden periyodlarla sürekli değiştiğin halde benlik bilincin niye devam ediyor, çünkü sen güzel kardeşim sadece etten kemikten bir varlık değilsin. o yaşlanan deri ve kaslar değilsin, eline organlarına baktığın zaman bunu anlaman çok zor olmaz zaten. aynaya baktığın zaman da görünen şeyden farklı bir şey olduğunu bilirsin.

    sen o ruhsun ve bu maddeyi gözlemlemeyi iş olarak benimsemiş bir olgunun konusu olamaz.

    (bkz: metafizik)

    insanların seni sen olarak kabul etmelerinin nedeni de değişmeyen o senden ( ruh ) dolayıdır.

    hücrelerin bilgilerini diğerine aktarması demek sorumluluğun da sonraki hücrelere aktarılmasını gerektirmemeli, çocuğum da zira hücre ve genetiğimin ona aktarılmasından oluşuyor ama ne borcum onun borcu ne de suçum onun suçu sayılıyor.

    sözün kısası, ruh vardır ve bedenden daha çok vardır, beden 50 yıl sonra çürüyüp yok olacak bir elbise.
  • "bugün bilimde ruha bilinç diyoruz. birisi öldüğünde bizi biz yapan kısım; psişe, ruh, zihin, bilinç, ben veya her ne şekilde adlandırıyorsanız; yok olmuyor, ortadan kaybolmuyor. en azından ölümün ilk devrelerinde* devam ediyor. beynin çalışmasının beklenmediği ve kişinin öldüğü sıralarda bile devam ediyor."
    the story of god with morgan freeman / dr. sam parnia
    *bir insan ölüp de kadavra haline geldikten sonra hücreleri bir ölüm sürecinden geçmeye başlamaktadır. ölümün ilk evreleriyle kastedilen zaman aralığı bu oluyor yani kişinin hücreleri ölüm sürecine girmeden önceki zaman.
  • yoktur.