şükela:  tümü | bugün
  • mahkeme heyetinin yürekleri soğutan kararıdır.

    zulüm 1938'de son buldu yazabilen atatürk düşmanlarına bu saat ders olmuş. ancak onlar böyle derslerden hep sınıfta kaldıklarından bunun da bir etkisi olmayacak.
  • 1 dakikalık saygı duruşunun ardından başlaması gereken duruşmadır.
  • yetmez ama evet olan ayar. duruşma öncesi istiklal marşının 10 kıtasının da okutulup, bu itlerin ayakta bekletilmesi ve duruşmaya öyle başlanmasını da gerektirir.

    takipsizlik kararı istemiş bir de piç kurusu.
  • şeytanın avukatlığını yapmak gerekirse işin içinde başka iş varsa çok vahim sonuçları olabilecek ayardir. bu adamlara ceza verilmezse beraat ederlerse "zulüm 9u 5 gece son buldu " başlığı atmalarını kim engelleyecek. malesef adalete güvenim yok
  • ->
  • dibine kadar atatürkçü olmama ve akit denen paçavradan da temsil ettiği zihniyetten de tiksinmeme rağmen yanlış bulduğum karardır. biz ne olursa olsun hukukun tarafsızlığını savunmalıyız. böyle ben tarafsız değilim diye bağıran hukuk olmaz... mahkemeyi 9:00'da başlat, 10:00'da başlat sonra yine sik ebelerini...
  • öyle mavi şişe kapağı değil direkt rögar kapağı yapmış adamlar ama mizah dergisi misvak olanların anlamayacağı ayardır.
  • (bkz: ihsas-ı rey)
    hakimin tarafını ortaya koymasıdır.
  • şunun tam tersi olsa ekşiciler mahkeme reisnin anasından girer hukuk kavramlarından çıkardı.ne boş beleş işlerle uğraşan savcılar var.işinizi düzgün yapıp rüzgar çetinleri , hırsızları ve tecavüzleri içeri tıkın.boş işlerle uğraşmayın.
  • çocukça bir karşılıktır.
    semboliktir.
    şakalı, komiklidir, güldürmüştür de.

    yani bir cevap verilmiş ama cevap alanının darlığından dolayı, "elimizde ancak bu var" denilerek verilmiş.

    sindirmenin, korkutmanın, baskının sonuçları traji-komik olabiliyor.
    gülümserken ağlamak istiyorsun.
    buna kapak deyip keyif alanlara da kızamıyorum.
    çünkü "yaşam alanımız kısıtlanıyor" derken gelinen nokta bu.
    daracık bi alanda kendince ses verme gayreti. hazin.
    öldürülmekten, hapse tıkılmaktan, ayağı-hayatı kaydırılmaktan -pek de haklı olarak- çekinen insan, sınırları içinde kendince ses çıkarmaya çalışıyor.
    ama ne kadar kısık çıkıyor o ses malesef...
    hareket alanı sıfıra doğru yaklaştıkça çığlık duyulmaz hale geliyor.
    aynı seviyede, "anladığı dil"den cevap vermek istesen;
    muhalif bir gazeteye "başpedofil" diye manşet atıp altına birilerinin resmini koyarsın vs.