şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: delirmek)
  • bazen dayanamaz akil kisisi, alir basini gider öyle. onsuz yapamayacaginizi anladiginizda düsersiniz pesine bulmak için. bulamazsiniz, zaten o yokken de bisey farketmemektedir, eh olursunuz deli, zaten yasam da o kadar ciddiye alinacak bisi degildir sonuç olarak..
  • - abi sabahtan beri abidik gubidik müşterilerle uğraşıyorum... yeter artık dayanamayacağım, aklımı kaçıracağım!!!
    - kendini yorma, senin aklın beş para etmez, bi kuruş bile fidye alamazsın, boşuna uğraşma... hem sen beni mi deniyorsun, aklını kaçırıp ne yapacaksın, kendi kendinden mi fidye isteyeceksin?? hihohahahaha
    - !!??!!
  • psikotik bir sürecin başlangıcı da olabilir pekala.
  • çoğu zaman insan yüreginin medcezirlerine dayanamayan aklın kaçması. bazen kaçmak üzere olan aklın zorla yerinde tutulmaya çalışılıp bu davranışın intiharla sonuçlandığı gözlemlenmiştir.
  • o sabah, daha iyi bir isim buluncaya kadar ev olarak adlandirmis oldugu veya daha iyisini bulana kadar yasamaya devam edecegi magarasindan çiktiginda, onu disarida mis gibi kokan nefis bir hava karsiladi.

    gerçi her sabah attigi dehset dolu safak çigligi yüzünden yine bogazi aciyordu ama kendini birdenbire son derece iyi hissetmeye baslamisti. yipranmis robdösambrini sikica vücuduna sardi ve piril piril sabaha bir gülücük atti.

    hava berrak ve hos kokulu idi. hafif bir rüzgar magaranin çevresindeki yüksek otlarin arasinda dolaniyor, kuslar birbirleriyle civildasiyor, kelebekler bütün güzellikleriyle ortalarda uçusuyor ve tüm doga olabildigince sevimli olabilmek için elindengelen her seyi yapmaya çalisiyordu.

    bununla birlikte arthur'u böylesine neseli yapan sey kir yasaminin tüm bu güzellikleri degildi. çok kisa bir süre önce aklina, burada, bu tarih öncesi dünyada çektigi korkunç yalnizlik duygusunun, o kabuslarin, tüm çabalarina karsin bahçivanlikta ugradigi basarisizliklarin, gelecek yasaminin geleceksizligi ile boslugunun üstesinden gelmesine yardimci olabilecek muhtesem
    bir fikir gelmisti.

    bir gülücük daha atti ve aksam yemeginden arta kalan tavsan budundan bir isirik aldi. birkaç dakika mutlu bir sekilde lokmasini çignedikten sonra, bu kararini resmen açiklamaya karar verdi.

    dimdik ayaga kalkarak kirlara ve tepelere korkusuz gözlerle bakti. kelimelerine güç kazandirmak için elindeki tavsan kemigini saçlarinin arasina sikistirdi.

    kollarini ardina kadar iki yana açti.

    "aklimi oynatacagim!" diye ilan etti.

    -- yaşam, evren ve her şey, douglas adams
  • - alo heidi...
    - evet peter?
    - yaa ben aklımı kaçırdım size gelmiş olabilir mi?
    - lan senin gibi asılanını da görmedim... gel imansız gel ararız burda...

    (bkz: kecileri kacirmak)
    (bkz: heidi) (bkz: peter)
  • odama giren titiz insanların bağıra çağıra kaçması eşliğinde vuku bulan gereksiz hadise. o kadar da uyarıyorum "jet-pack'leri de getirin, uçarak ilerleyeceğiz" diye...
  • uzak bir memlekette faturalar ve derslerle ugra$mak....
    bu sırada farkında olmadıgınız bir anda birikmi$ apartman aidatınızın 600 milyon tutarak size 1 ay boyunca yasattıgı ruh hali... diger taraftan bunun farkında olmayan hocalarınızın size ısrarla "kitabın nerde" diye sorular sormaları. daha sonra bunlar bir kenara oylece yıgılmı$ken, arabanızın kampus çıkartmasının olmamasından dolayı ders kaçırmanız. ve hatta bu sırada bu kampus çıkartmasını alabilmek için 50 milyon ödemek zorunda kalmanız..
    bu sırada hiç dı$arı çıkmıyoruz diye kafanızı utuleyen bir sevgilinizin olması....
    diger taraftan annenizin hafta sonu gelip sizi kız arkada$ınızla evde basması...

    bunların hepsinin bir kerede olması durumu. ve bunlara ek olarak kız arkada$ınızdan ayrılmanız....
    bunca $eyden sonra akılmı kalır adamda yahu.....