şükela:  tümü | bugün
  • kan revan içinde, gergin ama etkileyici film. oldboy başrolde...
  • filmekimi 2010'da izleme fırsatı bulduğum harika film.

    sınırları olmayan bir sertliğin kullanıldığı filmde, bunun amerikan benzerlerinde olduğu gibi amaç halinde getirilmediğini hissettirdiği ve 144 dakikalık uzun ve zor bir filmi nefessiz bir şekilde izlettirmeyi başardığı için yönetmen ji-woon kim'i, ve mükemmel oyunculuklarından dolayı byung-hun lee'yi ama özellikle son derece başarılı bir kötü adam karakteri için min-sik choi'yi tebrik etmek gerek.

    min-sik choi'yi sinema tarihinin en kötü seri katillerinden birini canlandırdığı bu filmle tanımış olanlar imdb'deki tek fotoğrafını gördükten sonra ondan güzel bir sopa yemiş gibi hissedecekler:

    http://www.imdb.com/media/rm534090240/nm0158856
  • --- spoiler ---

    yorumlara bakıyorum da içerdiği şiddet hakkında hafif kalmışlar. belki de ben alışkın değilim. ama izlediğim en vahşi filmdi sanırım. bu filme oha harika demeye utanır insan. katilin kafasına inen her çekiç benim kafama indi film boyunca. ben öldüm o ölemedi. çıktığımda ise etrafımızda sessizce yaşan psikopatları düşünmeden edemedim. önce kollar...

    --- spoiler ---
  • 2,5 saatlik sağlam mide, dayanıklılık isteyen film.

    --- spoiler ---
    vura vura , döve döve öldürmeler tarif edilemez derecede sinir bozucuydu. kanı manı herşeyi geçtim aklımda kof kof kof sopa sesleri kaldı.
    bi de filmin en vurucu noktası herhalde "şeytan"ın acı ve korku duymadığı söylemesi üzerine adamın gözlerinden yaşlar gelmesiydi.
    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    başroldeki elemanın, karısının öldürülmesi sonucu hissettiği boşluk, hayatında bir amaç edinebilmek uğruna katilin peşine düşmesi ama hemen öldürmek istememesi iyi işlenmiş filmde. katili hemen öldürse belki de hayatta tutunacak bir amacı kalmadığını düşünüyor kurbanın kocası. bu perspektifle incelenirse böyle bir olayı yaşamış bir insanın nasıl manyak bir ruh haline girebileceği ,psikolojik çöküntüye uğradığı gözlemlenebilir.

    zaten filmin sonunda katili öldürdüğünde yaşadığı çöküntü, nasıl bir insan haline geldiği düşüncesinin kendisine verdiği acı karakterin yüzünden okunmakta.

    çok sığ bir film değil kesinlikle. şiddetin dozajı çok yüksek gerçekten, ama salt şiddet filmi dememek lazım kanımca.

    oldboy'daki amca da her yeni filmde kendini aşıyor gerçekten. adam aldı yürüdü resmen.

    --- spoiler ---
  • neden beğenmedim bu filmi...

    klişe klişe klişe adına her yolu denediği için orjinal olmaya çalışırken hatta bunu bir nebze başarmaya yakınken son karelerde ve filmin sonuyla bir çuval inciri heba ettiği için chan-wook park’ı açıkça taklit ettiği için yeni bir old boy yaratma gayretini bu kadar bas bas bağırarak yapmaya çalıştığı ama fena halde çuvalladığı için… kısaca kore filmlerinde gördüğüm tüm numaralar bu filmde taklitten öteye gitmediği orjinallikten nasibini alamadığı için ...
  • min-sik choi'yu özlemiş olsam da,bu filmin beni doyurabileceğine pek ihtimal vermiyordum.yanılmışım.film hayli kalın ve farklı bir intikam filmi imiş.tok karna zararsızca izlenebilir zevkle.yönetmeni ji-woon kim hayli ilgi odağı olmayı başarmış.zaten,hollywood; "ji-woon kim'in bu ikinci filmi toy'dur biraz daha olgunlaşmasını bekleyelim" bile demeden kapmışlar yönetmeni yeni bir proje için.artık hamuruyla da bir güzel oynarlar çekik gözlümün bu amerikan rüyası.
  • korelilerin kafasına çekiçle vur vur vur ölmez bunlar temalı film.
  • çok gereksiz yere uzatılmış film, filmin genel örgüsüne baktığında 144 dk. değil 90 dakikada bitebilecek bir film.

    --- spoiler ---

    katil adamın kim olduğunu öğrenir öğrenmez, adamın kayınpederinin adresine hemen nasıl ulaşıpda evine gidebiliyor?
    hem de bu adam 30 yıl cinayet masası müdürlüğü yapmış bir adam,
    korede herkes istediğinde istediği adrese hemen ulaşabiliyor mu?

    ayrıca adam nişanlısın intikamını almak için, arada 10 kişi de heba olup gitti, nasıl intikamsa bu,
    alışık olduğumuz şekilde bizi şaşırtacak bir kore filmi değildi

    --- spoiler ---
  • aslında klişeler konusunda fazla üzerine gidildiğini düşündüğüm film. yok demiyorum var, ama bugün klişe dediğimiz olay en baba filmlerde bile var. klişeler ne zaman rahatsız edici olur? boku cıkarıldığı zaman. bu filmdeki klişeler tadında bırakılmış. ben karakterler arasındaki diyalogları çok başarılı, çok gerçekçi buldum. gerçek hayatta yaşansa diyaloglar ancak böyle benzer şeyler olabilirdi. insanın kafasını karıştıran, dağıtan, konuyla alakalı, alakasız çok fazla detay eklenmiş ve bu filmi sıkıcı olmaktan kurtarmış. dolayısyla uzunluğu ilk bakışta korkutan 2 saat 24 dakikalık sürenin sıkılmadan bir çırpıda geçmesini sağlıyor.