şükela:  tümü | bugün
  • artık bu kadına ulaşamayan muhalefetin hatası geyiğini bir tarafa bırakıp aptal insan gerçeğini kabullenelim bence
  • allah belanı versin cehape! kadın doğalgazı açmamış 298 lira fatura göndermişsin...

    ama müthiş bir video! kimlerle, ne tür cahil karabudunlarla aynı topraklarda yaşadığınızı görünüz. farkına varınız... varınız ki seçim günü geldiğinde heyecanlanmayınız!

    türkiye'nin nüfusu 82 milyondur ama türkiye'de ağzı, burnu ve de beyni düzgün, oturmasını kalkmasını konuşmasını bilen, toplasan 3-4 milyon insan vardır. geri kalanı ise bildiğin kurukalabalıktır. modern olamadan post-modern olmaya çalışıp arafta kalmış cahil sürüsüdür.

    edit - "modern olamadan post-modern olmak ne demektir" diye mesaj atıp duruyorsunuz... aynı toplumda; bilgisayara taklalar attıran z kuşağı bacaksızlarla, gerdek gecesi iman tahtasına hart diye çöken y kuşağı çember sakallının karısının sabaha kanlı çarşaf asmasıdır.

    bir bireyin kafasını örtüp kıçını açmasıdır. kara çarşafın içine meme uçları ve apışarası deliği açıkta bırakılmış iç çamaşırı giymesidir. çarşaf giyenin sinema karanlığında konuştuğu çocukla yiyişmesidir.

    kızını bir çocukla elele tutuştuğu için öldüren babayla, uyuşturucu kullanan eşcinsel fahişe'nin aynı mahallede yaşamasıdır.

    denize girip “aburruuu böbüürrü” diye sesler çıkaran ve uzun eşek oynayan kıllı gudubet ayı ile usulca bir kenarda kitabını okuyup güneşlenen entelektüel şahsın aynı sahilde buluşabilmesidir.

    en sevdiği tatlı "kerhane tatlısı" diye tabir edilen, glikozlu kepazelik olan "beyinsiz" ile makarnaya ne tür değişik bir sos yaparım diye düşünüp video izlemekten şef seviyesine gelen kardeşimizin aynı ülke çatısı altında mutfağa girmesidir.

    "father-figure" arayışını şeyhini bularak sonlandırmış, dübürünü dövdüren ve el ayak öpen "embesil" ile ufacık bir laboratuvarda imkansızlıklarla ve parasızlıkla bilim için çalışmaya çalışan hevesli yeni mezunun aynı topraklarda yaşamasıdır.

    biri geride kalmış, öteki fazla ileri gitmiş. biri ilkel kalmış, diğeri modernlikte sınıf atlamış. arada uçurum oluşmuş. toplum arasındaki bağlar kopmuş.

    bu kültür çorbası, hem yüzde yüz doğulu ya da yüzde yüz batılı olamamakla, hem de modern olmadan post-modern "takılmakla" mümkündür.

    işte türkiye gerçeği budur.
  • bugüne kadar buna benzer çok video izledik ama bu video... bu video bütün sosyal bilimlerin iflas ettiği videodur.
  • dünyanın hiçbir muhalefeti bu kadına ulaş(a)madığı için suçlanamaz, eleştirilemez, kusur izafe edilemez.

    bu kadının cahilliği tercihli bir cahilliktir. tarafgirdir, soft militandır. aptal insanla şartlar gereği cahil kalmış insan arasındaki farkı idrak ediniz. bir kök adamotu cana gelse, 2020 senesinde 3 yıl değil 3 ay yaşasa asgari muhakemeyi kurabilir hale gelir. kadını hiç kusursuzlaştırmaya çalışmayın. “işte bu yüzden kaybettiniz ühühühüüh” ayaklarınızın saçmalığı 2016 senesinde ispatlandı. kadın ya aşırı aptal ya da belki bi akp ilçe başkanlığı görür diye ayak yapıyor.

    iki ihtimalde de videoda tek kusurlu vardır o da bu aptal kadındır.
    semereyi çeken iktidar, ceremeyi çekense bu ibişle birlikte yaşamak zorunda kalan 38 iq’dan yukarı herkestir.
  • konu nasıl dönüyor dolaşıyor her seferinde kılıçdaroğlu'na geliyor cidden hayret ediyorum.
  • aptallık değildir. 24 sayfa entry girilmiş, akp'nin bu halkı nasıl güttüğünü bilmiyorsunuz hiçbiriniz.

    hiç kem küm etmeden, süslü sözler söylemeden, derine girmeden basitçe yazıyorum:

    akp halkın önemli bir kısmını yoksulluğa alıştırdı. iktidara geldiğinde bunlar zaten yoksuldu.

    onlara kömür yardımı, makarna, gıda desteği, yoksulluk desteği vs dünyanın parasını akıttı.

    yoksullardı ama aç açıkta değillerdi.

    kadının derdi yoksulluk değil. yoksul olduğunu biliyor. sosyolojik olarak konuşacaksanız işin sosyolojik yanı şu: böyle bir kitle yoksul olmadığı bir dünyayı hayal etmiyor/edemiyor. kabul edilmiş bir yoksulluk var ortada. benimsenilmiş.

    işte neden hala ak parti?

    çünkü destek alıyor. yardım alıyor.

    yardımı yapan devlet değil, ak parti. bu algıyı yıllarca kazıdılar bu yoksullara.

    bu ve bunun gibi insanlar için durum şu:

    1) ak parti giderse yine yoksul olurum, 3-5 kuruş yardım veriyorlar onu da alamam.

    2) daha da bu ak partiye oy atmam ama şuan bir şey diyemem sadece sitem edebilirim, yoksa yardımımı keserler.

    işte bu ve bunun gibi vatandaşların özünde tek derdi ak partiden/devletten aldıkları 3-5 kuruş yardımın kesilmesi korkusu.

    çünkü o kadar sınırda yaşıyorlar ki o yardım kesilirse ne yapacaklar hiçbir fikirleri yok.

    olayın özeti budur.

    doğrudur, kitleler aptaldır. aptal insan gerçeği vardır.

    ancak aptal insan kendini direkt belli eder. bir anda wtf demezsiniz.

    bu ve bunun gibi vakalarda olay bundan ibaret.

    kölelikten memnun olmayan, ancak isyan edecek cesarete sahip olmayan yığınla köle yaşadı tarihte.

    bunun modern bir versiyonunu görüyorsunuz bu örneklerde.
  • bir sokak röportajına katılan vatandaşımızın söyledikleri.

    video;
    https://streamable.com/gmiqw8

    -insanlar ekmeği zor buluyorlar.
    -bir maskeyi bile zor alabiliyoruz.
    -kredilerde zorlanıyoruz, alışverişte zorlanıyoruz.
    -çocuğuma bez alırken zorlanıyorum, açık bez alıyorum, tek tek bez alıyorum.

    ve muhabir soruyor; "kime oy vereceksiniz...?
    vatandaş yanıtlıyor; "tabi ki ak partiye..."

    evet arkadaşlar, sokağa çıkın bakın, milyonlarca var böylesi.
    ekmeği zor buluyor, çocuğuna bez alamıyor, ama hala "oyum tabi ki akp'ye" diyebiliyor.

    hayır, daha ne olması lazım bunların kafasının dank etmesi için anlamıyorum ki?
    daha ne gibi felaketlerin başımıza gelmesi lazım?

    bunlar yüzünden bizler daha da batıyoruz, daha fazla zarar görüyoruz malesef...

    edit: video orijinal link;
    https://m.youtube.com/…s-wlm&t=459&feature=youtu.be
  • video link

    bazen hakikaten yorum yapamayıp sadece öylesine izliyorsunuz ya işte tam olarak onlardan.
  • neyi savunduğunu neye muhalefet olduğunu bile bilmiyor. ablacım yanlış programlanmışsın