şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yakın çevremde fazla sayıda akp seçmeni var. bunlardan biri babamdı gezi olayları sonrasında bıraktı akp ve rte'ye oy vermeyi. diğeri de canım annem. annem lise mezunu, namazında orucunda ama başı açık bir kadın. akp liderlerinin ve rte'nin yaptığı ahlaksızlıkları görür ve inkar etmez. "hepsi yapıyor" der.

    annem eskiden, desteklediği partinin ve rte'nin icraatları hakkında daha rahat konuşurdu ama son zamanlarda siyaset konuşacak olsak yüzünü gözünü çeviriyor. "ben ince'ye oy verecem sen de ona ver" dediğimde "artık kimse düzeltemez ülkeyi, belki erdoğan düzeltir" diyor. "anne 16 senedir düzeltemedi bundan sonra mı düzeltecek?" dediğimde yine gözlerini kaçırıyor.

    annem gibi, yani akp ve rte den çok rahatsız ama yine de onlara oy verecek belki 10 kişi var çevremde. !bence bu davranışlarının temelinde şu düşünce var:

    "eğer ülkeyi biri düzlüğe çıkaracaksa bu akp ve rte tarafından yapılmalı ki ben bunca sene onlara oy vermişim, her ortamda onları savunmuşum. eğer olur da başkası gelir memleketi kurtarırsa senelerdir yanlış yapmış durumuna düşerim. biri gelir de bu ahlaksızlıkları ortaya dökerse benim ne kendime saygım kalır ne saygınlığım. sosyal çevremde ahmak konumuna gelirim."

    türkiye'de insanlar yanlış yapmış olmaktansa yanlış yapmayı sürdürmeyi tercih ediyor. kendi çevreleri içerisinde "hata yapan" olarak bilinmeyi büyük bir kayıp ve ayıp olarak görüyorlar ve bununla yüzleşmekten kaçınıyorlar. bu da gelişimin değişimin olmadığı kısır bir döngü yaratıyor haliyle. tıpkı borsada batan bir hisseye bakan yatırımcısının: "bundan sonra yükselecek, daha da düşemez, yanılıyor olamam, kaybeden olamam" düşünceleriyle elinde avucunda kalanları iç etmesi gibi.

    kendilerini rte ile özdeşleştirmişler. rte'nin hatası seçmeninin hatası oluveriyor, savunmaya geçiyorlar. rte (dolayısıyla kendileri) yargılansın, konuşulsun istemiyorlar. şahsi fikrim, bu insanları başka bir lidere oy vermeye ikna etmek oldukça zor. ama onları kolayca oy vermemeye ikna edebiliyorum. diyorum ki en azından bu seçimlerde oy verme! piyasayı tahlil edebilecek durumda değilsin. işler düzelince yine verirsin.
  • adamda psikoloji bırakmayan psikolojidir.
  • daha biraz önce olan twitter muhabbetinden örnek vereyim. konu; muharrem ince'nin sosyal medya paylaşımlarının erdoğan'ı geçmesi.

    bir akp destekçisi arkadaş (böyle tankın üzerinde fotosu olan cinsten) yorum yapmış; "bunları mı takip ediyorsunuz" gibilerinden ve ben de bunun üzerine şöyle dedim:

    "ülke batıyor ülke. seneye bu zamanlar açlıktan yiyecek beton arayacaksınız ama hala reis de reis."

    bunun üzerine elemanın cevabı:

    "açlıktan ölürüz de soysuz itlere bir karış toprağımızı yar etmeyiz"

    hadi bakalım buyurun size psikoloji
  • etrafımda ki akp seçmenleri değil, zira onlara hiç bir sözüm yok, ancak ticari ilişkileri dolayısıyla akp militanı gibi çalışanlarının hepsinin yüzü bombok. bu bile seçinin hangi yönde ilerlediğinin en büyük kanıtı.
  • o kadar da kaybetme korkusu olmayan seçmendir.
    sadece kendilerine yeni liman arıyorlar.
    o limanı bulana kadar da sessiz kalacak yahut bir miktar savunmaya devam edeceklerdir.

    geçmişte anap’a oy verenlerin, deli gibi destekleyenlerin sonra hiç anap’lı olmamış gibi davranmaları,
    fetöcülerin hiç fetöcü olmamış gibi davranmaları, vb bir çok örnek vardır.

    burada önemli olan o limanı bulmaktır.

    eğer herhangi bir sağ parti akape ve anap gibi bütün sağ oyları toplayan bir liman olursa ülke boka gidiyor.
    bu yüzden küçük limanların olması gerekir.
  • (bkz: vermicem, vermicem benim değil mi vermicem)

    oydan bahsediyorum tabi ki.
  • şu birkaç gündür akp seçmeni'nin yoğun olarak yaşadıgı bir ilçede dolaşmak durumunda kaldım. muharrem ince'yi tanıyor musunuz diye sorsam 'o kim aq' diyeceklerinden eminim. genellikle çalışan düşük ve orta sınıf gelirli aileler ile muhafazakar insanlardan bahsediyorum. seçim var diye televizyondan görüp, seçim günü gidip erdoğan'ı gördükleri her yere basıp çıkacaklar.
  • şu an zor günler geçiren seçmen psikolojisidir.
    " akp giderse ben bu kadarcık çalışmayla o kadar büyük paralardan nasıl nemalanacağım, imam oğlumu nasıl diplomat yapacağım, müslüman görünüp çoluk çocuğa nasıl sarkacağım? " stresi yaşamaktadır.
  • (bkz: bilişsel çelişki)
    tüm kalbiyle akp’nin iyi niyetine ve doğruluğuna inanan, oy ve zaman yatırımı yapan insanlar çok somut veriler karşısında bile aksini kabul etmezler. bu hatayı kabullenmeme değil kendisiyle çelişmemeye yönelik eğilimle ilgilidir. somut veriler zarar verici bir boyuta geldiğinde de geçmişteki davranışlarına yönelik çarpıtmalar yapar. yani akp olmadığında bu yıllardan bahsederken en ateşli seçmenlerin bile çoğu ben aslında hiç içime sinmeden oy verdim. alternatif yoktu diyecektir.