şükela:  tümü | bugün
  • göze çarpan gerçekliktir.

    45-50 yaş üstü nüfusun hemen hemen yarısı akpli desek yalan olmaz. en önemli argümanları da 12 eylül, 28 şubat, koalisyon dönemleri, tüp kuyruğu - hastane kuyruğu gibi üzerinden onlarca yıl geçmiş olaylar.

    akp gençliğe oynayamıyor. gençlik içinde akp desteği %20-25 mertebesinde desek yanılmayız. gençler ellerinde internet gibi imkan oldukça araştırıyor, işin hiç de akp'nin söylediği gibi olmadığını görüyor.

    rte "28 şubat'da neredeydiniz?" gibi laflar söyledikçe gülüyorum. nerde olacam reis, ilkokul 3'de silgimi * kemiriyordum.

    unutmayın, gençliğinde en az 1 kez dağıtmayan, aşık olmayan, dilerse sevişmeyen insan; hayatı boyu bunları yapanlara düşman olur. din ile baskılamaya çalıştığınız gençlik sizin sonunuzu getirecek.
  • üçer beşer çocuk yaptılar. siz az çocuk yapmaya devam ettikçe tablo değişmeyecek.
  • eğitim seviyesi düştükçe akp'ye oy verenlerin oranının arttığını ve eski nesillerde ortalama eğitim seviyesinin daha düşük olduğunu göz önünde bulundurursak doğru olan tespit.

    bunun yanında yaşlı insanlar (özellikle düşük eğitim seviyesine sahip olanları -ki çoğu-) haberlerini internet üzerinden değil de gazete ve televizyondan alıyor. televizyon ve gazetedeki sansür ve taraflılık da malum. internete girenleri de sadece facebook'a girdiği için oradaki kendi düşüncesine yakın insanların ve sayfaların paylaştığı kendi düşüncelerini tasdik eden şeyleri görüyor. tüm dünyadaki eğitimsiz ve extremist kitleler gibi ülkemizdeki yaşlı ak partilileri farklı düşüncelerle tanıştırmak çok zor. bahsettiğim faktörlerle gittikçe daha uç noktalara taşınıyorlar.
  • bazen zamanında gelen sıralı ölüm tüm sorunların çözümüdür.
  • 28 şubat 97' de 14 yaşında sokakta top oynuyodum.
    zaten yeni reşit olduğumda bunlar iktidara geldi aq. dahada gitmediler.
    baktığın zaman bende bunlarla beraber yaşlanmışım.
  • olay x nesli ile y nesli ya da türkçesi ile ben neslinin mücadelesi. adını hatırlayamadığım bir yazar arkadaş bu iki kuşak arasındaki mücadelenin mesela 1940-1960 kuşakları arasındaki mücadeleden çok daha öte olduğunu yazmıştı. haklı idi. tarih boyunca insanlar ilk kez bir nesle (y nesli, ingilizcesi why-y nesli) isim verme ihtiyacı duydu çünkü bütün dinamikleri farklı idi ve diğer nesilleri (x ve z nesli) onları referans alarak isimlendirdiler. şu an en büyük y nesli üyesi 38 yaşında (en küçüğü de 19 yaşında). 2025 yılında çalışanların %75'i y nesli mensubu iken siz nerede yönetici kademede y neslini görüyorsunuz. benim başhekimim bile 38 yaşında , x nesli mi olsam y nesli mi olsam karmaşasında bir adam ve ayda en az iki defa kavga ediyoruz çünkü olur da ben kendi neslimin özelliği olan "why" sorusunu sorarsam bir anda donup kalıyor. y nesli kendine yakışanı yapıp "why" sorusunu sorunca doğal olarak akp'ye olan destek azalıyor doğal olarak, çünkü kendi önüne konan hap bilgiye inanmıyor
  • her ülkenin gerçeğidir bu. yaşlı nüfus artık ölümün yaklaştığından doğan kıskançlıktan mıdır bilinmez, sürekli olarak genç nüfusa zarar vermek için elinden geleni ardına koymaz. ben bugüne kadar eski neslin yenisi için bir iyilik yaptığına hiçbir yerde şahit olmadım, kaldı ki biz yetişen nesle elinde ipad youtuber olma hayali yaşayan aptallar bütünü olarak bakıyoruz.

    (bkz: brexit)
  • 19 yaşındaki gençler de aynı tornadan çıktığı için pek de doğru olmayan bir tespit. adamlar bırakın 28 şubatı olayı abdülhamit ten devralıyorlar sen neden bahsediyorsun güzel kardeşim ? dini geçmişi de olan biri olarak, yazıların ekserisindeki tarafgirlik ve çarpıtmaya sinir dahi olsam akit, yeni şafak, milat en militan yazarlar dahil sürekli okuyorum. bu kitlenin motivasyonu, dinamikleri sizin buradan gördüğünüzden çok daha farklı ve derinde. muhalafet bu gerçeği göremiyor görse dahi savuşturacak kapasitede değil ve inanın bu sarmal bu gerçekler tam anlamı ile okunmadan kırılamaz, bu kadar net.