şükela:  tümü | bugün
  • hitler propoganda taktiklerini yeni yeni ögrenen aktroller örgütlü bicimde manipülasyon yapiyorlar. böyle örgütlü bir hareketin fark edilip engellenmesi de ancak birlikte hareket ederek olabilir.

    son zamanlarda gözüme carpan aktroll davranisi su oldu;
    icerigi ne kadar bos olursa olsun, sürekli olarak akp yi olumlu gösteren, diger partileri olumsuz gösteren basliklar aciyorlar. simdi "popüler" e tikliyorum ve dikkatimi ceken basliklar sunlar;
    (bkz: türkiye'nin ırak ve suriye'yi topraklarına katması)
    (bkz: kılıçdaroğlu binayı terk edince strip yapan abla)
    (bkz: kemalist vs gülenist)

    genellikle akli basinda bir yazar basligin ne kadar absürd oldugunu acikliyor. fakat baslik kiskirtici oldugu icin baska yazarlar da yazmaya devam ediyor, bu tarz basliklara cevap verdikce basligin popülerlesmesini, daha cok kisinin okumasini, daha da önemlisi belli öbekleri tekrar ede ede onlarin normal seyler gibi algilanmasini sagliyoruz. bundan kacinmak gerektigini düsünüyorum.
  • yalan üzerine kuruludur. gerçek olan nadir söylemler de çarpıtılarak gerçekten uzaklaştırılır. samimi ve ahlaki değildir.
  • bunlardan bir tanesi olan lord eddard stark "ahmet necdet sezer'in alkollü içki masrafı" diye başlık açmış bugün. güya belge diye sezer'in içki içerkenki fotoğraflarını koymuş. yobazlığını da yapıp ramazan ayında diye eklemiş. an itibariyle onlarca yazar da bu herife cevap yazıp konuyu gündemde (daha doğrusu gündemde konuyu) tutmuş.

    etmeyin, eylemeyin. bu adamlara cevap yazmayın. entrylerini oylamayın. yemek tarifi bile fazla bunlara.
  • geçmişte kendilerinden olmayan figürleri ayrıntılı bir şekilde araştırıp onları ayrıştırıcı -ve çoğunluğun düşündüğüne aykırı- niteliklerle bezeme çabası içinde olmak (bkz: alkol) (bkz: dinsizlik) (bkz: seks)

    şunun gerçekten o küçük kafalara girmesi lazım; bütün dünya sizin gibi düşünmek zorunda değil ve inanın bana iyi ki düşünmüyor.

    benim umrumda olmazdı iktidarda olsam kim ne yapmış ne etmiş, neymiş bu yanılan dert inanılır gibi değil. ya çok fazla boş zaman var ya da işin içinde çıkar var.
  • görüyorum ki bir kısım sözlükçüler yine gaza geliyor.

    trollerden biri bugün "cumhuriyet ilan edilirken meclisin yarısı boştu" diye başlık açmış. altına entry girilip troll besleniyor. habire sol framede bu başlık görünüyor. daha önce dediğim gibi içerik değil başlık akılda kalır. troll bunu biliyor ve başlığı ona göre açıyor. sen de başlığı gündemde tutuyorsun.

    sonuç; cumhuriyet'in yıldönümünde gündemdeki başlık meclisin yarısının boş olmasıyla ilgili.
  • akp'li troll demek eksik olur. bunların bir kısmı fethullahçı terör örgütünün (dolayısıyla istihbarat ajanslarının) görevlendirdiği kripto troller de olabilir. sürekli savaş gazı vererek, ülkeyi parçalayabilecek provokatif operasyonların internet ayağı. lan sonuçta namaz kılanı kendilerinden bilen akp'liler kendi lehlerine yazan bu kişilerin kimliğini asla anlayamaz. rusya mı abd mi daha hangisine yanaşacağına karar verememişken, musul ile ilgili bir toprak hesabı yapan türkiye'nin sonu iyi olmaz. bu troller hangi yönde gaz veriyorsa o konuda bin kat dikkatli olmak lazım.
  • bugün 10 kasım dolayısıyla fazla mesai yapan; ahlak, haysiyet ve terbiye gibi kavramlardan fazla nasiplenememiş yazarlarca uygulanır.

    bunlarla mücadele ederken sakin olmak, gaza gelmemek öncelikli ilke olmalıdır.

    bir tanesi bugün "sap gibi saygı duruşunda durmak anlamsız" gibisinden bir başlığı harladı. cevap olarak namaz kılanları aşağılayan bir entry girildi ve bayağı fav aldı -sonra silindi galiba-. şimdi başlığı harlayan belki namaz kılıyor ama namaz kılıp atatürkle yahut ona saygı duruşunda bulunmakla problemi olmayan milyonlarca insan var. öyle cevap verirsen hiç gereği olmadığı halde o insanları da incitip karşına alırsın. bu aktroll denen şeref yönünden eksik bünyelerin amaçlarından biri de budur zaten; karşılıklı düşmanlık hissi yaratmak, kamplaşmayı keskinleştirmek, toplumu bölmek.

    oyuna gelmeyin.
  • başkanlık teklifinin mecliste tartışıldığı şu günlerde fazla mesai yapan büyük bir kısmı maaşlı trollerce uygulanmaktadır. bunları ciddiye almayın, bunlarla sidik yarıştırmayın. tartışmaya değil gündem belirlemeye, muhaliflerin kafasını karıştırmaya, sinirleriyle oynamaya geliyorlar.

    kaale almayın, başlıklarına yazmayın. negatif oy bile vermeyin.

    --------

    *
    :) sözlük önerisi alakalı başlıklar olarak gelenler:

    yenilikci dervis
    lord eddard stark
    langoluum reloaded
    sie spor gazetesi
    anti duhring (bunun olayı farklı sanki)
  • palavralarinin üzerini örtmek icin sistematik yöntemler uyguluyorlar fakat bu yöntemler ayni sekilde sistematik olarak ortaya cikarilabilir.

    adam karalama (ad hominem): yapılan argümandaki hatalara değil, argümanı yapan kişiye saldırmak: dr. falanca vergi kaçırma suçundan hapis yatmıştı, o nedenle verdiği diyet önerisini ciddiye almamak gerekir.

    otorite safsatası (argument from authority): kişinin söylediklerinin geçerliliğine değil ünvanına bakıp söylediğini geçerli saymak : isviçreli bilim insanları kireç çözücü kullanmanızı öneriyor.

    istenmeyen etki argümanı: yapılan argümanı kanıtlarla desteklendiği için değil, istenmeyen sonuçları engellemek için doğru kabul etmek: karısını öldürdüğü iddia edilen sanığı suçlu bulmamız gerekir, aksi takdirde diğer erkekler de karılarını öldürmek için cesaret alırlar.

    cehalete başvurma (appeal to ignorance): ortaya sürülen argümanı, kanıtlarla desteklendiği için değil, aksini gösteren kanıt yokluğu nedeniyle doğru saymak: elimizde dünyayı ufo’ların ziyaret ettiğine ilişkin hiç bir kanıt yok, demek ki evrende yalnızız.

    özel durum argümanı (special pleading): argümanı destekleyen delil yokluğunda, argümanı destekleyecek veri bulmaktansa veri yokluğuna bahane bulmak: aslında telepatik güçlerim var, ama odada tv olduğundan kanıtlayamıyorum.

    varsayılan cevap argümanı (assuming the answer): argümanın destekleyen önermenin, argümanın neden doğru olması gerektiğini cevaplamaması: suç oranını azaltmak için idam cezasını geri getirmeliyiz. (oysa idam cezası gerçekten suç oranını azaltıyor mu bilmiyoruz.)

    gözlem iltiması (observational selection): argümanı güçlendiren örnekleri dikkate alırken, aksini gösterenleri yok varsaymak: bizim şehrimizden nice önemli devlet adamı çıktı! (seri katiller de çıktı ama onları boş verelim şimdilik!)

    küçük sayı istatistiği: argümanı destekleyen örneklerin sayısının çok az ve limitli olmasını dikkate almamak: bu akşam rulette dört kez kazandım, demek ki şanslı günümdeyim.

    istatistik cehaleti: istatistiksel verilerin anlamını kavramamak: yaptığımız ankete göre araba kullananların %65’i ortalamanın üzerinde iyi şoför.

    tutarsızlık: yapılan argümanın mantık kurgusunun, aynı kişinin diğer savunduğu şeylerle tutarsız olması: modern tıbba güvenmiyorum homeopati tercih ediyorum, çünkü doktorlar para için çalışıyor. (homeopatlar bedavaya mı çalışıyor?)

    buradan bu sonuç çıkmaz argümanı (non-sequitur): argümanı desteklemek adına verilen önermenin argümanın doğruluğu ile hiç bir ilgisi olmaması: şu adam bill gates ile aynı üniversiteden mezun olmuş. bill gates dünyanın en zengin adamlarından biri olduğuna göre bu adam da çok zengin olmalı.

    ardışıklık safsatası (post hoc ergo propter hoc): iki olayın birbirini takip etmesi nedeniyle ilkini ikincinin nedeni varsaymak: kadınlara oy hakkı verilmeden önce nükleer silahlar yoktu.

    anlamsız soru safsatası: argümanı lehinde sonlandırmak için mantıklı bir şekilde cevaplanamayacak soru sormak: yerinden kıpırdamayacak bir cisme, karşı durulamayacak bir güç uygulanırsa ne olur? (oysa tanım itibariyle karşı durulamayan gücün karşında hiçbir şeyin duramaması, ya da hareket ettirilemeyen bir cismi hiçbir gücün hareket ettiremiyor olması gerekir.)

    sahte ikilem (false dichotomy): pek çok olasılık olan bir durumda sadece iki seçenek olduğunu ve bunlardan birini seçmek gerektiğini iddia etmek: tabi, sen gene babanın tarafını tut, zaten annen hep haksızdır!

    kısa döneme karşı uzun dönem safsatası: sahte ikilem benzeri bir safsatadır, ama çok kullanıldığı için ayrıca bahsetmekte fayda var. biri yakın, diğer uzak dönemde önemli olacak iki durumu sanki birinden birini seçmek zorundaymışçasına lanse etmek: okul öncesi çocukların eğitimine para ayıramayız, çünkü acil olarak sokaklardaki suç oranını düşürmemiz lazım.

    kaygan zemin (slippery slope): küçük bir olayın çığ etkisi ile uzak gelecekte kaçınılmaz şekilde çok büyük ve önemli bir başka olaya neden olacağını var saymak: kızınızı arkadaşları ile sinemaya gönderirseniz, yarın öbür gün kötü yola düşer.

    neden /sonuç ilişki karmaşası: tesadüfi olarak birlikte gözlenen olay ya da istatistiklerin, birbiriyle otomatikman neden sonuç ilişkisi içinde olduğunu varsaymak. oysa iki değişkenin birbiri ile korelasyonu olması, her zaman neden sonuç ilişkisi olduğunu göstermez: nicholas cage’in başrol oynadığı film sayısı arttıkça yüzme havuzunda boğulan insan sayısı da artıyor. demek ki nicholas cage filmleri boğulma nedeni!

    korkuluk argümanı (strawman): tartışan kişinin karşısındakinin argümanını saptırarak saldırmayı daha kolay haline getirmesi: ‘eğitime daha çok yatırım yapmalıyız’ argümanına cevap olarak karşı tarafın ‘askeri bütçemizi kısıp düşmanlara karşı savunmasız kalalım istiyorsun demek, sende de hiç memleket aşkı yok!’ demesi.

    bastırılmış kanıt / cımbızlama argümanı: argümanı savunan kişinin, karşı tarafın öne sürdüğü veri ve kanıtları görmezden gelmesi: geçtiğimiz ay ortalama hava sıcaklıkları normalden düşük seyretti, demek ki küresel ısınma diye bir şey yok. (ama son 100 yıldır ortalama sıcaklıklar sürekli artma halinde. neden sadece geçen aya bakalım?)

    sinsilik argümanı (weasel words): bir argümanı savunurken, bilinen ve onu zayıflatacak şeyleri bilerek hasır altı etmek: yeni koltuk serimiz mağazamızda, 150 tl’den başlayan fiyatlarla…. (150 tl olan koltuk tek bir model ve süper kalitesizken diğer koltukların fiyatı en az 900 tl olabilir.) bastırılmış kanıt / cımbızlama argümanı