şükela:  tümü | bugün
  • kaldırılması için haklı gerekçelerin olduğu kural.

    "uluslar arası bir komplo varken tüzüğün hükmü mü olur?"
    imza: akapeli bir yetkili.
  • pabucumun kuralı.

    ilke olarak hiç kimsenin milletvekili seçilme hakkı süre açısından sınırlandırılamaz. demokrasinin bu ilkesi türkiye cumhuriyeti anayasası'nda da tescil edilmiştir.

    bu açıdan, ak partisi'nin iç tüzüğünde yer alan üç dönem kuralı anayasa açısından batıldır, geçersizdir zira özel hukuk kuralları anayasa'ya aykırı olamaz.

    hal böyleyken, anayasal olarak hiçbir geçerliliği olmayan bu tüzük kuralı, şahane bir katakullinin günü geldiğinde servis edilmeye hazır halde bir köşede bekletilen tuzağıdır, kurt kapanıdır, yengeç sepetidir.

    ak partisi'nin işine gelmediği zaman bu kuralı rafa kaldıracağı, çöpe atacağı zaten biliniyor. benim tezim ise bu iptal sürecini, üzerine şık bir ileri demokrasi fiyongu atarak, yani bir yargı tiyatrosu kurgulayıp sahneye koyarak yapacakları yönünde.

    haziran 2013'te bastıran sıcaklara kadar kürtlerin desteğiyle başkan olma planları tıkır tıkır işleyen, adım adım yürüyen erdoğan artık aynı bu planlarını aynı rahatlıkla uygulayıp uygulayamayacağından emin değil. üç dönem vekillik yaptıktan sonra, kendi partisinin bütün adaylarını bağlayan tüzüğü gereği seçimlerin adaylık safhasında iyot gibi açıkta kalma ihtimaline karşı, bence şöyle bir kuntizlik yapacağına kesin gözüyle bakılabilir:

    başkanlık hülyası suya düştüğüne kanaat getirdiği takdirde; masa altından, arka kapıdan, ön bacadan yargıya [yani anayasa mahkemesi'ne] bir emir gönderecek. yargı, ona bildirilen emir uyarınca, diyecek ki hiç kimsenin seçilme hakkı engellenemez. o yüzden ak partisi'nin bu tüzük maddesini iptal ediyorum ve geçersiz ilan ediyorum. bu yargı kararı sonrasında, erdoğan ve şürekası, "tüh, hay allah, üç kereden fazla seçilmek zorunda kalacağız, bak şu işe!" diyecekler.

    ve bunu demekle de yetinmeyecekler, bir kuzudan iki post çıkaracaklar, yani üstüne üstlük bu kararı o alıştığımız sevdiğimiz pişkinlikleriyle bir güzel sıvayacaklar. siyasi rakiplerine ve cümle aleme şöyle diyecekler: "siz ki ak partisi'nin aşırı güçlü olduğunu, kuvvetler ayrılığını yok ettiğini iddia ediyordunuz, yargıya etki ettiğini söylüyordunuz. bakın görün işte; türkiye'nin bağımsız yargısı hiçbir etki altında kalmadan bunca güçlü yürütme erkine yeri geldiğinde müdahale edebiliyor, yani iktidar partisi'nin seçimlerde kendi adaylarını belirleme esasları üzerinde tasarrufta bulunabiliyor. türkiye, bir muz cumhuriyeti değildir!"

    biz de tabii ki bunu yiyeceğiz.

    o gün geldiğinde bu lafın tema üzerine çeşitlemelerini baş demagog fiseyin çelik, bozdağ ve tabii ki haşmetmeap erdoğan hep birlikte kolektif beyinciğimize nakşedecekler. dış mihraklar nezdinde de hariciye arabasının ön dingili davutoğlu ve arka dingili bağış, türkiye'deki ileri demokrasinin ve yargının ne kadar harikulade işlediğini kefereye anlatacaklar.

    .
  • yiyemeyeceğin bir şeyin altına yatmaktır tam olarak bu kural. ilk duyduğum günde bugünde uygulanabilirliği ihtimali aklımın ucundan geçmedi. zaten milleti kandırarak kariyer yapmış birinin sözüne güvenmek için aptal olmalı. kendi seçim programının aksine davranan bir adamın parti tüzüğü vs dinleyeceğini sanmıyorum ama kör seçmen bu ikiyüzlülüğe bu iktidar hırsına "görevden kaçmadı" "çok tatlı111" şeklinde yaklaşacağı da bir gerçek.

    aslen başkanlık sistemine çok güvenip koyulmuş olduğundan an itibariyle bu hayal suya düşünce çeşitli mağdurluk ve fedakarlık hikayeleri ile yalanacak tükürüktür bu kural e midesiz olmakta bir başarı olmalı tabii, ayrıca hakikaten bu kadar tükürdüğünü yalayan bir liderleri varken yalakalara niye şaşırıyorsak artık.
  • bu kural getiren ile kaldıran ayni kisi olmuştur. demek ki daha tam doymadım biraz daha doyayım öyle kalkarsım sofradan diyor.
  • tabandan bu kuralın kaldırılması yönünde baskı varmış!

    bu nasıl bir taban ki hep haşmetlilerin ekmeğine yağ süresi var. bir gün de çıkıp kendi için bir şey istesin. mesela "tabanımız asgari ücret çük kadar diyor, bunu düzeltmemiz lazım" açıklaması gelsin. yok amk.
  • eğer kural kaldırılmazsa rte, cemil çicek, bülent, arınç, beşir atalay, bekir bozdağ, hüseyin çelik, egemen bağış, nurettin canikli, sadık yakutlu, burhan kuzu gibi isimleri 2015 genel seçimlerinde görmeyeceğiz.
    düşüncesi bile güzel.
  • değiştirilmeyecektir. böylece tbmm'nin 25. döneminde partinin pek çok ağır topuna yol görünmüştür.
    http://www.ntvmsnbc.com/id/25513627/
  • rte'nin cb seçimini kaybetmesini istememin en eğlenceli sebebi: kazanamazsa bakalım nasıl çark edecek bu kuraldan..
  • kaldirilmasi, 24 agustos sonrasi tekrar gündeme gelebilir (bkz: tükürdüğünü yalamak)

    edit: işbu entry bana kapak olmuştur