şükela:  tümü | bugün
  • size gerçek bir hikaye anlatacağım. linkler ve taraflarıyla...
    prof. dr. onur hamzaoğlu. tanıdığım bir insan. onurlu bir hekim. bir dönem ankara'da yaşadığı yıllarda bir dönem birlikte çalışma şansı bulduğum, sağlık hizmetleri ve sunumuna dair panellerini izleme şansı bulduğum bir akademisyen... neyse...

    hikayemiz şu...
    ilerici bir bilimadamı ve hekim olan onur hamzaoğlu boş oturmak, özel şirketler ile antlaşma yapmak, şu ilaç şirketine veya bu medikal şirketine danışmanlık yaparım sahte bilimsel makaleler yazarım ve binlerce dolar kazanırım dememiş ve işinin gereğini yapmaya uğraşmıştır. başına gelenleri bilmek gerekiyor.

    onur hamzaoğlu ve ilgili kocaeli halk sağlığı kürsüsünde çalışan doktorlar kirliliği ile bilinen dilovası bölgesinde bir araştırma yapmışlar. ve korkutucu sonuçlara ulaşmışlar. bu ulaştıkları bilimsel verileri de kamuoyu, bakanlık ve yerel yöneticiler ile paylaşmışlar.
    bu veriler ne imiş?

    "...prof. dr. onur hamzaoğlu, annelerin sütünün yanı sıra bebeklerin kakasında da, vücutta doğal olarak bulunmaması gereken ağır metaller tespit ettiklerini söyleyip, şu ifadeleri kullanmıştı: "her ay bölgede hava ölçümleri yaparak metal oranlarını tespit ettik. dilovası bölgesindeki kanserden ölümlerin hem türkiye’de, hem de dünyaya oranla daha fazla sıklıkta olduğunu gördük. hava kirliliği ile ilgisini araştırdık. kandıra ve dilovası’nda her ay hava ölçümleri yaparak ağır metal analizlerini gerçekleştirdik. araştırmaya katılmayı kabul eden hamile kadınların hamileliklerini araştırdık. doğumdan sonra da annenin sütünden ve bebeğin kakasından ilk örnekleri aldık. sonuç beklentilerimizi doğrular şekilde çıktı. dilovası bölgesinde doğan bebeklerin kakalarında ağır metal çok yüksek. annelerin de sütlerinde ağır metalin yüksek olduğunu izlemeye başladık. dilovası’ndaki anne ve bebekler cehennemin kurbanları. vücutlarında kadmiyum, alüminyum gibi metaller var. bunlar insan vücudunda doğal olarak bulunan metaller değildir araştırmalarımız devam ediyor. çalışma sonlandığında bu verileri ayrıntılı olarak tespit edeceğiz..."

    bu nokta da belediye başkanı onur hamzaoğlu'nu şarlatanlık ile suçladı. evet doğru duydunuz bir bilim adamına şarlatan dedi.

    http://www.demokratgebze.com.tr/…-ders-basladi.html

    bir de utanmadan belge yok dedi belediye başkanı. sonra onur hamzaoğlu'nun
    beş yıl önce milletvekillerine tübitak isteği ile rapor sunduğu ortaya çıktı.
    "...ilk rapor 5 yıl önce sunuldu
    öte yandan prof. dr. onur hamzaoğlu’nun 5 yıl önce tbmm’nin isteğiyle tübitak ve bazı bilim kuruluşlarıyla birlikte dilovası’nda kirlilik ve kansere etkileri üzerine bilimsel bir çalışma yaptığı ve bu çalışmayı meclis kürsüsünden akp’li milletvekillerine sunduğu ortaya çıktı. dilovası üzerine hazırlanan bu raporda da sanayinin yarattığı çevre kirliliğinin kanser oluşumuna ciddi etkileri olduğunun tespit edildiği ve dönemin milletvekilleri nevzat doğan ve eyüp ayar’ın konu üzerine yorumlarıyla birlikte meclis tutanaklarına geçtiği belirlendi."

    http://www.kocaeligazetesi.com.tr/…c=page&nid=83701

    95 öğretim üyesi prof dr onur hamzaoğlu ve ekibine destek çıktılar.ve bir bildiri yayınladılar.
    "akla ve bilime yönelik saldırıların giderek artması ortaçağ karanlığını anımsatan bir ortam yaratmaktadır" denilerek bilim adamlarını hiç bir siyasinin tehdit edemeyeceği vurgulandı.
    http://www2.dha.com.tr/…estek-flashaber_138607.html

    ayrıca onur hamzaoğlu; hakaret davası açtı.

    peki buradaki olayın en ilginci ve korkutucu yanı;
    kanser sıklığının artması,
    bebeklerin zehirlenmesi...
    anne sütüne karışacak kadar zararlı maddeler ile insanlarımızın temas etmesi önem taşımamaktadır.

    bu taraflaştırmalıdır.
    gericiliğe, liberalizme, paranın saltanatına ve abd'ye karşı bilimin yanında taraf olunmalıdır.
    bilimden akıldan ve örgütlülükten yana cepheleşilmelidir.
    http://www.cagiriyoruz.org/
  • (bkz: intihal)
  • isirir diye fazla yaklasmiyorlar.
  • temel bilimlerin ülkemizde düştüğü durum incelendiğinde gayet net görülebilir. bu temel bilimler gelişmiş ülkelerde gıptayla bakılan üst düzey bilim insanları yetiştirirken ülkemizde "aman yazma aç kalırsın" seviyesine düşürülmüştür.

    ayrıca bu anlayışın bilimden anladığı yandaşlarımızı üniversitede kalabalıklaştıralım, bizden rektör atayalım, kampüsün ortasına kocaman camii yapalımdan öteye geçmez. yapma demiyorum, yine hobi olarak yap, ama bilimselliği bu kadar geri plana atma.

    tübitak olmuş yandaşa proje verme, yandaş olmayanı abuk subuk gerekçelerle oyalama yeri. daha bilimden bahsediyoruz.

    öyp diye bir şey çıkardılar. neymiş torpili önleyecekmiş. tamam torpili bir noktaya kadar önler de, sadece matematik türkçe yaptı diye alt yapısız ve vizyonsuz insanları öğretim üyesi diye üniversitelere dolduracak olmanın bilime ne katkısı var?

    özetle bilimi ve aklı pek sevmedikleri için bilimselliğe yaklaşımları yoktur. yaklaşmazlar pek.
  • open "kuran" > search in page > evrim teorisi - 0 matches found.

    " evrim yoktur ! "

    şeklindedir.