şükela:  tümü | bugün
  • turkiye’nin son 6-7 yildaki degisimine sekil vermis iktidar partisinin, bilime dair icraatlerinin toplami. degisime ac olan bu conservative parti, gerceklestirmis oldugu bircok olumlu icraatin yaninda, arkasinda var olan buyuk toplumsal destege ragmen, bilim alaninda turkiye’yi potansiyelinin buyuk kismini kullanabilir hale getirebilmis degil. daha da onemlisi, bu duruma getirebilecek vizyona sahip olmadigini ne yazik ki yapmadiklariyla gosteriyor.

    akademinin en onemli ihtiyaclari kapital ve yetismis insan gucudur. turkiye, bu iki alanda da mevcut akademik durumunun su anlamda cok ilerisindedir:

    1.turkiye, imf, wb ve cia’e gore dunyanin en buyuk 17. ekonomisine sahiptir:

    (bkz: http://en.wikipedia.org/…countries_by_gdp_(nominal))
    gdp per capita acisindan da ayni kurumlarin verilerine gore sirayla 54., 45., 56.’dir.

    2.turkiye, us bureau of the census’e gore, dunyanin en buyuk 17. nufusuna sahiptir:

    (bkz: http://www.indexmundi.com/g/r.aspx)

    3.dunyanin en iyi universitelerinde bilim uretmekte olan bircok tc. pasaportlu akademisyen mevcut. bu bilgiyi verify edecek bir calisma varsa da ben bilmiyorum fakat ilgilenenler icin, dunyanin en iyi universitelerinin web sayfalarini ziyaret edip, academic staff sayfalarini incelemek yeterli olacaktir.

    simdi de turkiye’deki akademik kurumlarin dunyadakilerle karsilastirmasina bakalim:

    1.turkiye’nin, her yil birkac farkli ensitunun yaptigi siralamalarda, dunya’nin en iyi 500 universitesi siralamasinda yer alabilen universite sayisi 2-3’u gecmemektedir:

    (bkz: http://www.topuniversities.com/…universityrankings/)
    (bkz: http://www.arwu.org/arwu-field2008.htm)

    2. turkiye universitelerinin, su ana kadar yapilmis dunya siralamalarinda gerek overall, gerekse arts and humanities, life sciences & biomedicine, natural sciences, social sciences, technology alanlarinda gelmis gecmis elde etmis olduklari en iyi derece 133.’luktur:

    (bkz: http://www.topuniversities.com/…ankings/technology/)

    bireysel anlamda, gelismis ulkelerin universitelerinde yer alan tc. pasaportlu akademisyenlerle su ana kadar yapilmis ve yayinlanmis roportajlarda,soz konusu akademisyenler, turkiye’de uygun sartlar olustugu takdirde turkiye’ye donmeye istekli olduklarini belirtmislerdir:

    (bkz: http://www.tumgazeteler.com/?a=2740161)

    buna ragmen, iktidar partisinin bu bilim insanlarinin urettiklerinden yararlanma adina cok fazla caba gosterdigini iddia etmek, ancak bilgisizlik ve(ya) partizanliktan kaynaklanabilir. ote yandan, yururluge koymus olduklari (ve koyacaklari) 2547 sayili kanunun 50 d maddesi vb. kanunlar, universitelerin ozgurlugunu kisitlama, “sermayeye peskes cekme” gibi hamasi ideolojik elestirileri hek etmiyor. akp, her firsatta belirttigi gibi, serbest piyasa ekonomisini benimsiyor ve bunun abd-ab sentezi versiyonunu uygulamaya calisiyor. bu noktada, bu iki ekol arasinda genis bir ucurum var ve akp, bu ornekte abd ekolune yakin durma egiliminde; hepsi bu. bunyesindeki ust duzey burokratlarin su veya bu sekilde abd ile olan ilintilerinin bu karari verirken etkili oldugunu dusunuyorum ve fakat sunu gormek gerekir ki, gelisimi hizlandiracagina inandiklari “rekabet”i akademiye de uygulamaktan geri durmamaya onlari sevk eden, iddia edildigi gibi sinif savasinin neferi olarak isci sinifini ezip, sermayeyi guclendirme gudusu degil, kahverengi masalarda sigara ve cay icip, artik teknolojiye ayak uydurup telefon yerine chatte msn messenger tercih eden akademisyenleri mumkun oldugunca azaltma istegi.

    turkiye’de eskiden beri suregelen akademik ortama katlanmis ve turkiye disina gitmemis cok az sayidaki kaliteli bilim insanlarini (bkz: http://arsiv.metu.edu.tr/…b90ec50df57323f3f28bbac74) konu disi tutmakla beraber, turkiye’deki mevcut akademik durumun bileseni olan turkiye’deki akademisyenlerin cogunun, gerek bilimsel acidan bireysel basari, gerekse toplamda turkiye universitelerinin bilim uretme etkinligi baglaminda cozum uretme adina ilgili olmamalarinin, mevcut durumun degismesi yolundaki en onemli engellerden biri oldugunu dusunuyorum.

    turkiye’deki akademik ortamin en onemli faktorlerinden biri de yazik ki yok'tur. bu konuda soylenecek cok fazla soz olduguna inanmiyorum. acik olan su ki, yok’un icinde etkinlik kazandiktan sonra bunu artik bir organ olarak kullanmaya baslamis akp, bu konuda cok primitif bir tarzda, daha once musdarip oldugu tsk-chp bilesimi yaklasima benzer bir bakis acisinda oldugunu toplumun bilincdisina itmeye calisiyor.
  • akp'nin, turkiye'yi kendi kabugundan cikarma ve dunyaya acik bir toplum yaratma cabalarinin da etkisiyle, son yillarda, turkiye'nin kale alinabilir birkac universitesi her yil bir oncekinden daha iyi akademik performans gostermektedir. the - qs world university rankings'in alanlara gore siralama yapmaya basladigi 2007 yilindan itibaren engineering/technology alaninda turkiye'den:

    2007'de itu 157., bilkent universitesi 268.
    2008'de itu 133., bilkent universitesi 230.
    2009'da itu 108., bilkent universitesi 129., sabanci universitesi 248.

    olarak yerlerini almislardir. turkiye'nin (ozellikle insan kaynaklari) potansiyeli, universitelerinin bu siralamalarda daha ust seviyede yer almasi icin elverislidir (bkz: #15674896). bu yolda ozellikle dunya'nin en iyi universitelerinde calismakta olan tc pasaportlu akademisyenlerin turkiye ile baglantilarinin kurulmasi, ki bu da ancak maddi yolla olabilir, cok onemlidir. akademiye gerektigi kadar onem verildigi takdirde, turkiye'deki birkac universitenin ilk 50'de yer almasi imkansiz degildir. bu tur bir akademik basari, turkiye universitelerinin dunya'daki "kacinilmasi gereken kurumlar" imajini da yikacak, turkiye'deki bazi universitelerden mezunlara (ozellikle muhendislere) dunya'nin yasam kalitesi yuksek bolgelerinde bireysel is imkanlari yaratacaktir. bu tur bir basari, akp'nin kantitatif olarak inkar edilemeyecek en onemli basarilarindan olacak, kendilerine duyulan saygiyi artiracaktir. bu sebeple, akp'nin mevcut akademi politikasi turkiye universitelerini iyilestirmektedir ve fakat bu politikalarin daha fazla maddi kaynak ile beslenmemesi hasebiyle iyilesme hizi, potansiyeline ulasamamaktadir. tekrarlamayi bir borc bilirim ki, bu baglamda iki temel oncelik soz konusudur:

    1- tsk'nin butcesi derhal dramatik bicimde azaltilmali, ortaya cikacak devasa maddi kaynak universitelere aktarilmalidir.
    2- yok kaldirilmali, universiteler nesnel kriterlerle denetlenmelidir.
  • (bkz: #17389665)
  • akp, iktidarda kaldigi cok da kisa sayilamayacak surede yazik ki bircok konuda cok hizli gerceklestirdigi koklu reformlari akademi ile ilgili konularda cok yavas gerceklestirmektedir. arada bir konusuluyor, vaatler yayinlaniyor ve ben, turkiye universitelerinin memur zihniyeti ile yonetilmis oldugunu gormus genc akademisyen olarak, bu vaatlerin coguna olumlu yaklasiyorum. ne turkiye'ye donmek gibi bir istegim ne de turkiye academiasinin decent duruma gelmesinden saglayacagim bireysel bir cikar var ama icinde cok sevdigim insanlarin yasadigi ulkenin onceki entrylerde izah edilen buyuk potansiyelinin verimsizce kullanilmasi kit kaynaklarin carcur edilmekte oldugunu gormekte olan sahsimi uzuyor. akp, turkiye academiasini turkiye academiasina ragmen, tum devletci, kahverengi masaci, tembel ve chp zihniyetli memur surtunmesine ragmen, diger alanlarda gerceklestirmis oldugu gibi koklu bir reformdan gecirmelidir. bunu en kisa sure icinde gerceklestirmelidir. mevcut universiteler bu kadar kalitesiz iken, yeni ucube "universite"ler acip her cengizhan liseliyi universitelim yapmak cengizhan liselileri politik veya apolitik terorizmden uzaklastirma vb. konularda ise yarayabilir. duzgun 2-3 universiteyi super universite etiketi ile digerlerinden ayirt etme dusuncesi olumlu olmakla beraber hem turkiye'nin rezil academiasini kale alinabilir duruma getirmek icin yeterli degildir hem de bu gecis sureci bile cok yavas islemektedir. bir "suru" insan, akp'nin politikalarini uretmek icin para alip sabahtan aksama kadar araliksiz chat ve surf yaparken eminim bu satirlara da rastlayacaklardir. kendilerinin odevleri icin birkac baslangic noktasi sunuyorum:

    -esitlikci degil, adil olan bir ucretlendirme sistemi getirilmeli, bireyler daha fazla uretmeye tesvik edilmelilerdir.
    -universitelere ayrilan maddi kaynak, tsk'nin carcur etmekte oldugu butcenin bir kismi ile birkac katina cikarilmalidir.
    -turkiye'de olumlu sartlar olustugu takdirde turkiye'ye donmeye istekli olan cok iyi akademisyenlere "kimse devletten buyuk degil" hamaseti ile degil, "ocagina dustum" tavri ile yaklasilmalidir; zira gercek, turkiye'nin vasifli insanlara (bkz: türkiye'den çıkmış çok vasıflı insanlar/@kont) desperately ihtiyac duydugudur.
    -universitelere akli basinda akademisyenler saglandiktan sonra karar hakki kendilerine birakilmali, yok rezilligine bir son verilmelidir.
    -(universitelere akli basinda akademisyenler saglandiktan sonra) fransa'da tartisilmakta olan "finansal acidan ozerk, yonetsel olarak merkeze bagimli" universite sistemine ozenilmemeli, "her acidan ozerk universite"yi ultimate amac addedip, universiteler kendi ayaklari uzerinde durabilir duruma gelene kadar kendilerine cok buyuk maddi kaynak aktarilmalidir.
    -universitelere kaynak aktarimi "herkese ihtiyaci kadar" siari ile degil "herkese urettigi kadar" mottosuyla yapilmalidir. bu baglamda super universiteler cok dikkatli belirlenmeli, ergenlerin hastalikli tercihleri degil, dunya'da saygi goren kalite olcutleri baz alinmalidir (bkz: http://www.arwu.org/fieldeng2009.jsp) (bkz: http://www.topuniversities.com/…rankings/technology).
    -impact factor konusuna kafa yorulmali, gelismis ulkelerde digerlerine verildigi kadar onem verilmeyen humanities konularina ayrilan kaynaklar sinirli tutulmalidir. kit kaynaklarin kullanimi optimize edilmelidir.

    (bkz: #528380)
  • degisimler yavas ve bilim insanlarindan ziyade genis kitlelere (universiteden meslek edinip cikanlara ve bu duruma talip olanlara) hitap edecek bicimde devam etmekte (bkz: http://www.ntvmsnbc.com/id/25069659/) ya da yapilan degisimler yeterince duyurulamiyor. akp oncesi donemle kiyaslarsak, evet, neredeyse "degisim" kelimesi bile bir yenilik fakat bu alandaki gelisme, potansiyelinin cok altinda.
  • akademi yerine medrese kurma politikasıdır. turgut reis üniversitesi kuruyorlarmış. üniversite yerine medrese yazın, cuk oturuyor. turgut reis medresesi. zihniyet ortada, bir şey söylemek gerekmiyor.
  • "akademisyen olmayan rektor" gibi bir bullcrap icermemesi gerekendir.
  • "her il merkezinde üniversite var, ama bu, memur sayısını artırmaktan başka işe yaramıyor. murat belge, “taşraya üniversite açarsan üniversite taşralaşır” demişti. gerçekten de içerideyken sık sık şöyle düşünürsün: bu kadar cahili ancak bir üniversiteye toplayabilirsin! "

    selim temo
  • (bkz: medrese)