*

şükela:  tümü | bugün
  • akp'nin iktidara geliş sürecine ve iktidara geldikten sonraki dış-iç politikasına bakıldığında, kurucularının bağlantıları ele alındığında, tüm bunların arkasında ingiltere olduğu şüphesi oluşmaktadır. bir kere akp'nin öncülüğündeki politik iktidarın uluslararası ilişkileri geçtiğimiz on yıl incelendiğinde bugüne değin her ülkeyle bir sorun yaşandığı halde, ingiltere ile hiçbir zaman sorun yaşanmaması ilginçtir.

    öncelikle, bbc'nin 4 kasım 2002 tarihinde, türkiye'deki seçimleri aktarırken tayyip erdoğan'ı "charismatic pro islamic leader" başlığıyla nasıl yerlere göklere sığdıramadığını görelim:
    http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/2270642.stm

    öte yandan akp'nin kurucularının politik geçmişlerine, bağlantılarına vb. bakıldığında hep ingiltere ile birtakım irtibatların olduğu açıkça görülebilmektedir. örneğin, geçtiğimiz yıl basına yansıyan, 40 yıl öncesine ait olan, cumhurbaşkanı danışmanı şükrü karatepe, akp'nin kurucusu abdullah gül ve hükümet tarafından genelkurmay başkanlığına atanan hulusi akar'ın aynı karede görüldüğü fotoğraf 1978 yılında ingiltere'de çekilmiştir. o dönemde fehmi koru, abdullah gül ve şükrü karatepe'nin, 1976-1978 yılları arasında milli kültür vakfı’nın bursuyla ingiltere’deki exeter üniversitesi’nde okumuş olmaları ve o dönemde üsteğmen olan hulusi akar'ın 42 gün izin alıp bu kişilerle ingiltere'de buluşmuş olması üzerinde durulması gereken bir ayrıntıdır.
    (bkz: hulusi akar abdullah gül şükrü karatepe fotoğrafı)

    28 şubat döneminde irticai faaliyetlerle ilişkisi olduğu iddiasıyla açığa alınan ancak akp iktidarıyla görevlerine dönen bazı öğretim üyelerinin ve öğretmenlerin yine ingiltere'deki okullarda eğitim görmüş olmaları gözden kaçmamaktadır. örneğin, 90'lı yıllarda ankara sıhhiye'de bulunan atatürk lisesi'nde fen dersleri veren şemsettin türkan'ın prens charles ile olan bağlantıları ve yine ingiltere'de eğitim almış olması, yanı sıra sürekli olarak prens charles'ın müslüman olduğu söylentisini dillendirmesi ilginçtir. atatürk lisesi'nin öss'de dereceleri bulunan ve içinden çokça siyasetçi, devlet adamı vb. kişileri çıkarmakta olan bir okul olduğunu burada hatırlatmakta yarar vardır. ingiltere'de eğitim almış şemsettin türkan'ın atatürk lisesi gibi bir okulda sadece ders vermek amacıyla bulunduğunu düşünmek saflık olur.

    https://i2.wp.com/…rens.carls_.semsettin.turkan.jpg
    http://www.nurnet.org/tag/prens-carls/
    http://www.nurnet.org/…’a-risale-i-nur-hediye-etti/

    diğer yandan, hükümet ile ilgili olarak, yakın zamanda gündeme gelen ve ingiltere'de bazı paravan şirketler aracılığıyla ticaret yapıldığı ve bunların vergisinin ödenmediği iddialarıyla man adası belgeleri, yine ingiltere bağlantısını işaret etmektedir.

    tayyip'in oğlunun da benzer şekilde ingiltere'de eğitim almış olması ve 1998 yılında okuduğu şiir yüzünden ceza aldığında, ingiliz parlamenterlerin de girişimleriyle avrupa birliği kurumlarının "cezadan endişeliyiz" şeklinde açıklama yapması gibi konular da unutulmamıştır.
    http://www.hurriyet.com.tr/tayyipin-oglu-39043443
    http://www.milliyet.com.tr/…/09/29/haber/hab02.html
    http://www.halkhaber.org/…amowitz-tayyiperdogan.jpg
  • buna ek olarak akp grup baskanvekili naci bostanci nin türkiye de henüz saç ekimi yapilmadigi yillarda ingiltereye gidip saç ektirdigini bilen bilir.
  • akp’nin arkasında herhangi bir dış mihrak olduğunu sanmamaktayım ancak, erdoğan’ın arkasında sağlam çalışan bir oluşum olduğu kesin.

    akp iktidarının ilk döneminde, yani bana göre 2010 öncesi dönemde, parti içindeki kurucu tayfanın günümüzde artık parti dışında kaldığını görmekteyiz. erdoğan’ın yanında yürüyen önemli isimleri örnek olarak gösterebilirim buna. hatta gelinen noktada abdullah gül’ün saadet partisine dönme ve 2019 seçimlerinde erdoğan’ın rakibi olma ihtimali var.

    2010 sonrası dönemde ise, ergene-kon ve balyoz olaylarının yarattığı boşluktan doğan bir birliktelik söz konusu bana göre. avrasyacılar olarak tanımlanan grup erdoğan’a ideolojik olarak her ne kadar ters olsa da, gelinen noktada birlikte hareket ettikleri bana göre kesin gibi.

    doğu perinçek ve tayfası, aleksandr dugin’in ve rusya’nın desteğiyle, türk silahlı kuvvetlerinin de katılımıyla, erdoğan ile beraber ülkeyi yönetiyor. buna yönetmek denirse tabii.

    yoksa tsk’nın cumhuriyete ve atatürk’e ve hatta genel demokrasi, adalet ve özgürlük terimlerine zıt düşen akp iktidarına el koymama durumu başka bir şekilde açıklanamaz.

    aynı şekilde, rus büyükelçisinin öldürülmesi olayı bu grubun ülkede kurmuş olduğu algıyı pekiştirmek amaçlı planlandı. rusya’nın olayı araştıracağını söylemesinden sonra, bizi hiç şaşırtmayarak, suikastçının fetöcü olduğunu ilan etmesi bu teoriyi destekliyor.

    paralel devlet gerçekten var. ancak fetö denilen terör örgütü türkiye cumhuriyeti tarihinin en büyük algı operasyonudur. bu operasyonun başında erdoğan ülkeyi beraber yönettiği gülen cemaatini satarak kendisine iktidar boşluğu yaratmıştır. (bu olay erdoğan’ın durmadan bahsettiği üst akılın ürünüdür. ama hangi üst akıl?)

    2019 seçimlerinde, muhalefetin bir araya gelerek erdoğan ve müttefikleri karşısında parlak bir zafer kazanacağını düşünmekteyim. bu düşüncemi başka bir başlık altında paylaşacağım. bugünlerde erdoğan neden abdullah gül’e saldırıyor sanıyorsunuz? gül’ün hamle yapmasını sağlayıp onu medya desteğiyle karalayarak olası bir mağlubiyeti engellemek için tabii ki.
  • özgür demirtaş - dış mihrahlar videosu bence yeterince açıklayıcı.

    --- spoiler ---

    türkiye'de fen lisesinin artmasını dış mihraklar engelleyebilir mi? türkiye'nin şeffaflaşmasını dış mihraklar engelleyebilir mi? türkiye'nin kurumlarının bağımsızlaşmasını dış mihraklar engelleyebilir mi? türkiye'nin bir hukuk devleti olmasını dış mihraklar engelleyebilir mi? engelleyemez....''

    --- spoiler ---
  • (bkz: katar)
    (bkz: ingiltere)
  • kurgulayicisi ingiltere
    uygulayicisi amerika'dir
    projenin adi "the persuaders" olarak bilinir.
    diger eylemleri suradan izlenebilir.
    genç iken izler, çok begenirdik:
    https://www.pinterest.com/…dine3500/the-persuaders/
  • pkk'nın arkasındakilerle aynıdır. ayrıca geçmişte teali islam cemiyeti ve kürt teali cemiyetini destekleyenler de aynıdır. sonuçta ortadoğu siyasetinde aktif olmak isteyen herkes bağımsız karar alabilen etkin bir türkiye'yi yıpratmak ister. yıpratmak da bölerek, kutuplaştırarak, milliyetçilik ve dincilik gibi radikal ideolojileri güçlendirerek olur.

    bakın 4 yılda bir oy verirken düşüneceğimiz siyaset her yanımıza bulaştı ve herkes birbirine düşman. bunu akp'den daha iyi yapacak bir piyon bulabilir miydiniz?
  • (bkz: din)