şükela:  tümü | bugün
  • 20 yıla yakın iktidarda olan akp'nin geçen sürede tahammül gösteremediği, üzerinde baskı kurduğu, ötekileştirdiği ya da kriminalize ettiği onlarca grup, ideoloji, olay, yöntem, algı ve insan oldu. bunları tek tek saysam hem önceki açılan başlıkları tekrar etmiş olurum hem de (ak)troll saldırısına uğrayıp, aslında demek istediğimin dışına çıkar hatta akp'nin yıllardır yaptığını ben yapmış olurum. üzgünüm amacım bu değil.

    kısa ve öz anlatayım babacım. akp'nin tahammül edemediği şey dış mihrak, hdp, pelikan, chp, ip, faiz lobisi, ekonomik buhran, ekrem imamoğlu, mansur yavaş, zeydan karalar falan değil arkadaşlar. koltuğunu kaybetmek hiç değil. tek bir kelime: (bkz: liyakat).

    akp'nin yıllardır kurduğu tüm ittifaklarda, yürüttüğü tüm seçim kampanyaları, medya algıları, ihale dağıtım şekli, ekonomik çıkar ilişkileri ve merkezi yönetim şeklinde, yanına hep menfaatine göre kişileri, şirketleri, bürokratları, personel ya da her neyse zat-ı muhteremleri seçti. bu kişiler liyakatsız olduğu için hep akp'ye bağımlıydı. haliyle çoğu seçimi kazandı veya hiçbir seçimde ağır bir yenilgiye uğramadı. çünkü liyakatsizliğin getirmiş olduğu bağımlılık devam ediyordu. akp'nin en büyük değirmeni bu liyakatsiz yönetim modeliydi.

    en yakın örneği milli güreşçinin bir bankanın yönetim yapılanmasında yerini almasıydı. dikkat ederseniz, akp'den ayrılan yeni çevrelerin akp'ye çok vurucu olacak şekilde yapılanmaya gitmemesi, bir türlü söylenmesi gereken-beklenen kampanyalar yürütememesinin sebebi bu. bağımlılıkları devam ediyor, çünkü vasıfsızlar ve liyakat sahibi değiller. bu durumun asimetrik halini akp'ye ciddi anlamda darbe yapacak noktaya gelip, akp'nin bir türlü hesabını göremediği fetö ile de görebiliriz. akp, fetönün defterini tam anlamıyla düremiyor çünkü bağımlılıkları devam ediyor, bu bağımlılık liyakatsizlik üstüne kurulu ve birbirlerini yok edecek kadar liyakat sahibi değiller, yok ederlerse de ülke yok olur algısıyla kaos tablosu sunuyorlar maalesef.

    bunun da en güncel örneği dönemsel olarak ortaya çıkan bülent arınç, mehmet metiner, melih gökçek, şamil tayyar tartışmaları.

    liyakat, akp'nin korkulu rüyası. liyakatın olduğu bir model, akp'nin alternatifi. hem belediyecilikte hem de başkanlık sistemi ya da parlamenter sisteminde. bu liyakatin başarılı olduğunu gören halk tutumunu keskin bir şekilde değiştirecektir.

    akp'nin çok övülen ilk 3-4 yılının en büyük temeli, ilk başlardaki liyakat modeliydi ve bunun getirdiği demokratik duruştu. konser ve festival cümbüşüne dönen istanbul'da kültür-sanat zirveye ulaşırken, tarımdan abye, enerjiden eğitime, sanayiden ulaşım-lojistik ve entegre teknolojiye kadar... akp o dönemde bu hızlı geçiş sebebiyle eski donanımlı kadroya çok fazla dokunmadan birkaç sene sıcak paranın da güle oynaya gelişiyle ekmeğini yedi. ama çok geçmeden bu kadroları sonra tasfiye etti. doldur-boşalt mantığında önce fetöcülerle, sonra farklı siyasi-dini-liberal-milliyetçi görünen liyakatsiz kişilerle bu tasfiyeyi ve yeniden yapılanmayı geleneğe dönüştürdü.

    liyakat, hem akp'nin hem de akp'nin tasfiye ettiği ama hala akp'ye bağımlı eski ittifaklarının en büyük korkusu. tahammül edemediği tek şey.

    edit: imla