şükela:  tümü | bugün
  • o dönemden biraz daha geriye gidersek kemal derviş, ekonomiyi kurtarma bahanesiyle abd'den getirilmiş ve ekonomiyi daha da kötüleştirerek halkın o dönemde mevcut olan bütün partilere güvenini kaybetmesine yol açmıştı. yani ortam yeni bir "kurtarıcıya" hazırlanmış, o sırada abd'yle görüşmelere gittiğinde ilginç bir şekilde üst düzey görüşmelere kabul edilen kişi seçimlerde büyük bir destekle hükümet olmuştu.

    ekonominin şu anda içinde olduğu çıkmazı daha uzun süre gizlemek mümkün olmayacaktı. oysa taaruz'un yazdığı gibi maliyeti bu olaylara yüklemek, hükümetin kendi seçmenine inandırabileceği bir mazerettir. daha ikinci günden itibaren ortaya atılan şu kadar trilyon zarar, bu kadar ziyan sözleri de bir kesim tarafından kabul görmüş ve muhalif olan herkesi ülkeye zarar veren vatan hainleri olarak görmelerine neden olmuştur.
  • doğruluk payının olduğunu düşündüğüm bir tespitin.

    ancak, başbakanın kendi halkını yakarak bu oyunu oynaması ona karşı geri tepebilir. adeta bir provokatör edasıyla tırmandırılan gerilim, bu gerilimi yaratanlara geri dönebilir. ne de olsa bir tek kişinin yarattığı bir olayı suçlu gibi göstermekle halkın önemli bir kısmını suçlu gibi göstermek arasında fark vardır. ayrıca yandaş medya ve hükümetin bu yolda kaybettiği prestij bu planın başarıya ulaşması yolunda önemli bir engel olabilir.

    tabi ki bu tespitin doğru noktalara parmak bastığını ve bunun insanlara duyurulması gerektiği gerçeğini değiştirmez. zira bizzat hükümetin yarattığı sıcak paraya dayalı gayrimenkul spekülasyonu üzerine kurulu ekonomi bizi krizin derin dipsiz çukurlarına yollayabilir.
  • akp'nin inanilmaz kriz yonetme becerisinin bir sonucudur. gecen 10 seneye bakarsaniz bu becerinin bircok sekilde sonuclarini gorursunuz ve her secimde oy arttirabilmesi akp'nin bu becerinin direk neticesidir.
    iyi yani, hukumet genel olarak iyi is yaptigi icin devaminda problem yoktur.
    kotu yani, hukumet kotu is yaptiginda karsisinda duracak guc olmamasidir. tabagimiza ne konursa yemek zorundayiz maalesef. keske, muhalefet bu 10 senede bu alanda guclenseydi de, gezi parki olayinda akp nin oylarini gercekten dusurebilecek bir etkiye neden olabilseydi. maalesef, bu sansi da kacirdi muhalefet.
  • halk olarak mevzuya uyanıp yeni bir seçmen davranışı oluşturulmadıkça devam edecek siyaset türüdür...

    şimdi biz bunun neresindeyiz?

    yeni seçmen davranışından kastım hesap soran vatandaş modelidir. biliyorum şu an türkiye kadar zor hesap sorulan ve zor hak aranan ülke yoktur avrupa'da ancak bunu talep edersek belki umudumuz olabilir...

    ilk adım olarak bunlar talep edilmelidir:

    -seçim barajının kaldırılması
    -vekillerin seçildiği bölge yeterli imza toplarsa vekilliğinin düşürülmesi
    -milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması
    -ticaretle ilgilenenlerin gazete çıkarması,tv kurmasının yasaklanması,basın meslek ilkelerine uymayanların basın kartının iptali, belirli bir süre meslekten men edilmesi...

    bakın aslında bu kadar basit! 10 yıldır bu saydığım 4 maddeden hangisinde ilerleme kaydedebildik? bırakın ilerlemeyi adamlar siyasetçi figürünü rockstar haline getirdi.şatafatlı mitingler müthiş showlar... iyi de bunun parasını biz ödüyoruz?
    artık duygu sömürüsüyle değil mantık çerçevesinde karar veren ve zor ikna edilebilir bir toplum olabilirsek bu işten karlı çıkabiliriz...

    mümkün müdür? biraz zor
    neden? çünkü bu vatandaş modeli siyasetçinin işine gelmez.

    -bu yüzden ortalama eğitim süremiz 4 yıldır.
    - bu yüzden gençlerimiz sınavlar arasında sersemletilir.
    -bu yüzden haftanın 4 günü acun ve hülya avşar kalan günlerde de en az 15 reklamlı ve aşıkların 20 dk bakıştığı,konuşmaktan aciz adamların ülkeyi kurtardığı diziler izlenir.

    bakın artık haykırmalıyız "biz mal değiliz!" bunun en güzel örneğini gezi parkı eylemlerinde gördük.insanlar camide alkol almakla suçlanmaya çalışıldı hem de bizzat başbakan tarafından ve bizim buna inanmamız beklendi tıpkı george w bush'un ırakta kimyasal silah var diyip "elimizde kanıtlar var ama bunları açıklayamayız sadece bize güvenmenizi istiyoruz"
    demesi gibi...

    iyi de niye sana kayıtsız şartsız güveneyim şeker kardeşim? babamın oğlu musun? bana yalan söylemeyeceğine dair tek bir mantıklı neden söyle allah aşkına!

    edit:ey güzel okuyucu kardeşim senden özellikle rica ediyorum george clooney'nin * filmini mutlaka izle bak filmin esas adamı edward r. murrow ne güzel söylemiş:

    bu alet (televizyon) bir şeyler öğretebilir. insanları aydınlatabilir ve hatta ilham verebilir. ama bunu sadece, insanlar bir amaç uğruna kullanmaya kararlı olduklar ölçüde yapabilir. aksi takdirde, içinden kablolar geçen ve ışık saçan bir kutu olur.
  • bir nevi, gerçeği bile bile gizleme.
    "kendilerine kitap verdiklerimiz, bu gerçekleri çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama yine de onlardan bir grup bile bile gerçeği gizler."(bakara/2:146)
  • ortadoğu ülkelerinde yönetimler başarısız olunan her durumun suçunu dış güçlere atarlar. çünkü ortadoğunun kitle psikolojisi ile hareket eden halkları bunu yemeye hazırdır.

    inanılmaz falan değildir, ortadoğunun gelişememesinin hem sebebi hem de sonucudur.