şükela:  tümü | bugün
  • sanırım son ateşkesle patlamıştır. başka ülkelerinin içişlerine karışmamayı düstur edinen atatürk dönemi dış politikadan geldiğimiz noktaları gördükçe utanır oldum.

    4+4+4'le birlikte suriye politikası bu sene en bidon icraatlarda ilk 10'a girer sanırım.

    nerden baksan elimizde kalıyor. bop eşbaşkanı sevgili başbakanımız rte beyefendi ile türkiye artık abd'nin taşeron firması olmuştur. kanıtı da bu son olanlardır. abd istedi diye müdahele ettik, abd istedi diye sınırda sayıları 100 000 e yakın mülteciyi besledik hala da besliyoruz ve şimdilik sonucu ateşkes oldu. belki bozulsa bile ateşkes şu an türkiye tamamen abd güdümünde bir ülke olarak hareket etmekten kurtulamayacak.

    anlamıyorum. bu ülkede kurtuluş savaşını emperyalizm'e karşı vermedik mi? hala kalkıpta abd arkasından gidiyoruz. bence terazinin kefesi çok fazla kapitalist sermayeye kaymış durumda. ülkenin ciddi bir sol muhalefete ihtiyacı var. zira bu kadar başıboş ve rahat hareket edebilme, halkın bu kadar desteğini alarak hareket edebilme bana kalırsa bir ülkeyi felakete sürükler. şu an suriye ile savaşa girdiğimiz an rte'nin en büyük kumarını oynadığı andır. türkiye komşu ülkelerinin sınırlarına saygılı iç işlerine karışmayan ve bölgenin uzlaştırıcısı olması gerekirken ortada bulunan abd iran gerginliğini göz önünde bulundursak varacağımız sonuç ateşle oynadığımızdır. tarih boyunca kan ve savaşlara gebe ortadoğu 21. yüzyılda yine başka savaşlara gebe olacak gibi duruyor. ülkemizin burada tutunacağı tavır bölgge kaderi için önemli ölçüde belirleyici olacak. gözlerimi kapayıp mustafa kemal olsaydı diyorum. ne yapardı? ya da mustafa kemal olsaydı bugün böyle bir ülke mi olurduk?
    ama unutmuşum pardon mustafa kemal'i anlamak bir kurtarıcı beklememekti değil mi?

    oysa ortada olan apaçık bir gerçek var ki yeterince eğitilmemiş ve 600 yıl monarşi ve biad kültürüyle yaşamış bir ülkeden kendi yöneticisini seçebilmesini beklemek...
  • halihazırda türk kamuoyunda savaş açmak için yeterli destek bir türlü bulunamadığı için çok kötü yazılmış bir tiyatro şeklinde devam eden politikadır. ve maalesef görünen odur ki bizimkiler de abd'li abileri gibi mazeret aramadan "saldırdım oldu, kamuoyunu boşver, size ne" moduna girene kadar da öyle devam edecektir. yoksa şunları mantıkla açıklamanın imkanı yoktur;

    - bir sene öncesine kadar ortak bakanlar kurulu toplanan ülkenin birden anti demokratik ilan edilmesi. bölgede o kadar gerçek mutlakiyetle ve baskıyla yönetilen ülke dururken, kafanın suriye ile bozulması
    - suriye bizim iç işimizdir diyerek adeta tahrik etmek için elden gelenin yapılması, ülkede terör estiren isyancıların bizzat maddi ve lojistik yönden desteklenmesi
    - radara yakalanmayacak şekilde alçak uçuşla sınırlarına uçak gönderilip düşürülmüş olmasına neredeyse sevinilmesi, suriyenin kendi sınırı civarında bile hareket etmesinin düşmanlık olarak nitelenmesi
    - pilotların cenazelerine ulaşıldığı gün daha çalışmalar devam ederken "cuma" günü cenaze töreni düzenleneceğinin açıklanması ve o ölüme gönderdikleri şehitler üzerinden bile kamuoyu ikna çalışması yapılması için basit planlar yapılması
    - bu cenaze töreninin hemen öncesinde ulusal basına ancak zeka özürlüleri kandırabilecek düzeyde uydurma haberler pompalanması (bkz: suriye'nin 5 türk tırına ateş açması)

    vs. vs. yahu zaten size laf eden kalmadı, ne deseniz destekleyen sürü basında, bürokraside, her köşebaşında. çıkın diyin ki "başbakanımız bop'un eş başkanı, bunu kendisi söyledi zaten, abd bize bu görevi verdi, yapmak zorundayız, yapamazsak yerimize yapacak birini getirecekler, bizi uğraştırma sevgili kamuoyu, biz bu suriye'yi parçalamak için bunları yapmak zorundayız, o parçalanınca ne olacağını bilemiyoruz, bize verdikleri plan en fazla 15 gün sonrasını gösteriyor, lütfen daha fazla soru sormayın ve ikna olun", en azından bizi salak yerine koymadıkları için teselli buluruz belki.
  • fiyaskodur. işin garibi, "esad düşsün" diye bekleyen batıdan bile yetrince destek görmemektedir. vur deyince öldürme politikasıdır.

    ayrıca şehirlerimize suriyeli mültecilerin doldurulmasıdır.
  • mezhepçilik politikasıdır. alevi/şii yönetimlerin bir şekilde devre dışı kalması için her türlü işbirliğine evet demektedir.
    diğer taraftan osmanlıcılık politikasıdır. suriye’yi türkiye’nin halen bir parçası gibi görür, geçmişte (akp’nin can ciğer kuzu sarması yıllarında) ortak bakanlar toplantısı yapması vs. bu yüzdendir. kendinde herkesten çok müdahale hakkı görmesi de yine bu zihin altyapısının ürünüdür.
  • her yönüyle yanlış olan politikadır.

    gıda ilaç yardımı yerine silah yardımı yapıyoruz ki müslümanlar biribirini bol bol öldürsün. kendi sorunlarımız dururken suriye'yi iç meselemiz yapıyoruz. bunun neticesinde pkk azıyor. insanlarımız öldükçe ölüyor..
  • ulaşmış olduğu noktanın analizi ve istikameti için kadri gürsel oldukça tarafsız ve açıklayıcı bir özet yazmış.

    buyrun
  • sıfır barış politikasıdır.
  • politika değil o "politikacık"

    (bkz: gemicik)
  • "komşularla sıfır sorun" politikası değildir
  • guneyimizde bir kurt devletinin olusumuna zemin hazirlayan politikadir.

    israil'in ve pkk'nin isine daha cok yaradigi artik ayyuka cikan bu politika ile suriye'de masum insanlarin ve muslumanlarin kanlarinin dokulmesinde turk hukumetinin korkunc destegi artik rahatsiz edici bir boyuttadir.

    destek olunan muhaliflerin kim oldugu da yavas yavas ortaya cikinca durum vehametini iyice gostermsitir. iclerinde pkk, pkk'yi destekleyen kurt gruplar, rejim karsitlari ve cia ile mossad ajanlari olan bu muhaliflere verilen destegin turkiye'ye ne gibi bir yarari olacagina dair hala net bir gorus yok ortada.

    saddam gitti irak'in kuzeyi kurtlerin geri kalani iran'in oldu. esad gidince de ulkenin kuzeyi kurtlerin, guneyi israil'in, dogusu da iran'in olacak. peki turkiye'ye ne kalacak? gorunen bu tabloya gore; bolgede super guc olacak daha guclu bir iran, suriye'deki rejimden kurtulan ve bunun etkisiyle lubnana'a savas acip hizbullah'i yokedecek olan daha rahat bir israil, kendilerine devlet kurma sansini yakalayan ayrilikci kurtler kalacak. hayirli olsun!