şükela:  tümü | bugün
  • insanlarda "akp yenilmez abi ya" hissiyatının oluşmasına neden olan başarılı bir yönetimdir. akp on yıldır iktidarda ise, ortaya çıkan her sorunun, olumsuzluğun, sıkıntının, başka bir iktidarı anında götürecek olayların altından başarıyla kalkmasını beceriyorsa bunun temelinde yatan bu başarılı algı yönetimidir.

    ne tayyip erdoğan, ne icraatlar, ne kabadayılıklar, akp'nin en büyük başarısı insanların algılarını kusursuz bir şekilde yönetmesidir. benzer bir yönetimi benimsemedikçe akp'nin iktidardan indirilmesi zordur.

    mesela akp halk arasında "devrilemez iktidar" olarak görülürken acaba muhalefetin hali nedir hiç düşündünüz mü? hadi biz düşünmüyoruz da acaba muhalefetin kendisi düşünüyor mu? mesela üst üste iki kurultay yapmak chp'nin algılanmasına nasıl bir katkıda bulunuyor, bunu düşünüyorlar mı?

    sonra akp iktidardan nasıl inecek? üst üste 5 kurultay falan yapın belki indirirsiniz.
  • diazepam 2012 başlarında açmış başlığı sağolsun. bu konuda ben de politikayı baya bir süredir takip eden bir insan olarak etrafıma 4-5 yıldır uyarıyorum. belki çok ilgi çekiyor ancak akp şu an baştaysa ve bu kadar yolsuzluk haberleri ve son gezi olayları sayesinde istifa etmediyse tamamen bu algı yönetimiyle alakalı.

    aslında tek tek alıp buraya tarihlere göre şu böyleydi akp bunu bu halde sundu diye sizlere sunabileceğim o kadar çok şey var ki... sırf bu gezi direnişinde saptırılan ve insanlara yanlış yansıtılan o kadar çok olay var ki. sosyal medya ile bunların bir çoğunun üstesinden geldik ancak şöyle bir gerçek var ki anadolu'da ki insan sosyal medya ne bilsin. internete bile % kaçı ulaşıyor ki nispeten farklı kanallara girerek haberin çeşitli boyutlarından inceleyecekler.

    zati kanımca gezi oalylarının en eksik kalan yönü buydu. direndik, gaz yedik amenna ama yaa bundan haberi olmayan milyonlar. en önemli sorun bizim bir kaç çapulcu olmadığımız türkiye'nin aydınlık okumuş ve bir şeyleri sorgulayan herkes için özgürlük ve demokrasi isteyen tavrımızı anlatamadığımızda elimize ne geçebilir ki?

    elbette bu konuda en önemli sorun akp'nin bir şekilde bir çok yayın organını ele geçirmesi, ele geçiremediğini ise ağır cezalarla tehdit etmesiyle susturması oldu. bunu göz ardı etmek -ki hala bugün bile başbakan tarafından yapılan açıklamada basının daha özgür olduğuydu ki bu da bir algı yönetimi. sen, ben öyle olmadığını biliyoruz ama bunu bilmeyen milyonlar var bu ülkede- tamamen saflık ve de aptallık olur.

    şu 11 yıllık süreçte akp'nin en iyi yaptığı tek ve en iyi bir iş varsa o da halkın algı yönetimini çok iyi kullandı. sadece bir nebze bu gezi direnişinde olabildiğince aşmaya çalıştık ama bu da yeterli olmadı ki burda basın 1. derecede öneme sahip.
  • (bkz: büyük usta)
  • (bkz: eylemcilerin üzerine işediği türbanlı)

    biz bu habere arkamızla gülerken köyde oturup stv ve atv ve beyaz tv izleyen amcam 'vışş, bacımıza mı işemişler?!' diyordu büyük ihtimal. işte yaptıkları şey bu.
  • ütopya yöntemiyle örnekleyecek olursak şöyle bir şey:

    "merhaba. ben toplumsal algı yonetim merkezi'nden bilgin safi. simdi size yeni algı normlarımızı açıklıyorum:

    1- metonya artık darul harp değil. 90 senedir öyleydi. bu devlete vergi vermek şerefsizlikti. ama artık bizim kıymetlimiz. yeni metonya diye bi kavram da oluşturduk bunun için. "noluyo lan, evvelden beğenmiyordunuz hani?" diye soranlara bu şekilde cevap veriyoruz.

    2- bölgesel güc olan yapılanmamıza destek çıkmayanlara çeşitli sıfatlar oluşturduk. bazılarını da güncelledik. arkadaşlarla paylaşalım: vatan haini kavramı güncellendi mesela. ama hala var. ülkeyi sevmek yetmez arkadaşlar. bizi sevmeli. ne yaparsak yapalım bizi eleştirmiyorsa vatan evladıdır.

    3- müslüman kavramınına da el attık yeri gelmişken. sosyal medyada, komşuda, pazarda bizim gibi düşünmeyen, eleştiren ve dahi yüz çevirenlere doğrudan olmasa da bu yöntemle müdahele ediyoruz. bunun icin hemen kendimizi ayırarak "biz müslümanlar.." diye lafa başlıyoruz.

    4- vicdan normumuz, yeni metonya'nın dilediği derecededir ve dilediği yerlere yönlendirilmelidir. bunun için devlet medyasını takip etmeniz kafi. oraya bakıp ne icin vicdanınızı sızlatıp neye sessiz kalmanız gerektiğini biz haber edeceğiz zaten size. ben tv izlemem diyorsanız, anahtar kelimeniz 'yeni metonya' olsun, gerisi gelir.

    5- öteki mevzusunda eski metonya'nın devlet geleneğini bozmadan bi tık daha yükseltiyoruz. eski metonya'nın ermeni-kürt-rum-alevi ayrıştırma projesini, geriye kalan ve bizden başka tüm ırk-grup-mezhep-fraksiyonlar üzerinde devam ettiriyoruz.

    6- ekonomik kaygıları yönlendirmeye pek gerek yok. metonya'da asgari ücretle yaşayıp zibilyon akçelik yolsuzluklara "ama ama ama" diye cümleye başlayan ve sömürülemeyecek kadar aciz olanlar çoğunlukta.

    7- dünyada olup biten ne varsa kendi varlık mücadelemiz için kullanmaktan imtina etmiyoruz. benin'de olan olayları bile kendi meşruiyetimiz için kullanıyoruz. propaganda icin primetime falan demeden elimize ne geçse kullanıyoruz, çocukların bile beynini iğdiş ediyoruz.

    bugünkü bültenimiz şimdilik bu kadar. durmak yok, algı yönetmeye devam."
  • "toplumda ‘başkanlık’ ifadesine antipati duyan ciddi bir kesim var. cumhurbaşkanlığı ifadesi, anayasa değişikliğinin meclis’te 330’un üzerinde oy alarak kabul edilmesi ve referanduma sunulması durumunda yeni sistemin kabulü için yüzde 50’nin üzerine çıkılmasında olumlu katkı sağlayacaktır. referandum sürecinde halka “bu bir rejim değişikliği değil sistem değişikliği. adı da başkanlık değil. cumhurbaşkanı zaten bu yetkileri kullanıyordu, yapılan fiili durumun hukuka uygun hale getirilmesidir” denilerek propaganda yapılması daha kolay olur. başkanlık sistemine karşı çıkan kesimlerin direnci de bu yolla kırılabilir.

    ...fiili duruma hukuki boyut kazandırılması için en iyi formül, ‘cumhurbaşkanlığı’ adıyla başkanlık sistemine geçilmesi. böylece “mhp, başkanlığın yolunu açtı’ gibi bir algı oluşmasının önüne geçilir ve mhp rahat şekilde anayasa değişikliğini destekleyebilir."

    emine kaplan
    http://www.cumhuriyet.com.tr/…hp_ye_algi_oyunu.html
  • ekşi sözlükte yazarların burnundan getiren aktroller bunun bir örneğidir.
  • "akp dediğiniz kalabalık köylü kurnazlığını iktidara taşımış bir demagoji uzmanları merkezi. bunların güttüğü siyasetin, yaptığı analizin herkesi aptal varsayması ama herkesin aptal olmamasının bir önemi bulunmuyor. zaten karışık olan hayatı içinden çıkılmaz, anlaşılamaz hale getirebiliyorlar. insan anlamadığını değiştiremez.

    bu paralar kimin parası, belli değil. iran’la ticaret yapmak suç mu peki? amerikalılar yasak dedi diye mahkeme neyi tartışıyor? peki alışverişi dolarla yapmasalar olacak mıymış?

    bir de kılıçdaroğlu’nun açtığı dosya var. o ada ne adası? hakikaten, o para buradan mı oraya gitmiş, oradan mı şey olmuş? vergiden mi kaçırmışlar, faizi var mıymış? faiz caiz miymiş?

    bu tartışmaların içinden tereyağından kıl çeker gibi çıkılması zaten imkansızdır. en iyisi işi bir “uzmanlık konusu” haline getirmektir.

    uyuyakalan jüri üyesi misali, türkiye kamuoyunun da içinin geçmesi olasılığı çok yüksektir. akp meseleyi karıştırmaya oynamaktadır ve zaten mesele karışıktır. konşimento yenir mi, içilir mi?
    ...

    ...adam suçluyum diyor ve yargılanmıyor! koskoca bir devletin benimsediği şey, özetle ve alenen adaletin yadsınması! akşam sanık yatıp sabaha tanık kalkılabilen bir dünyada, bizimkiler de adamı geçen ay hayırsever ilan edip sonra hain saymışlarsa, ne olmuş yani?
    ...

    ...demiş ya halkımız; çok laf yalansız, çok para haramsız olmaz! bildiğin, hırsızlık…

    lakin sadece türkiye değil bütün dünya “çaldım ama bir sor niye çaldım” yüzsüzlüğüne boyun eğilen bir çağdan geçiyor. iranlı kardeşlerimiz için, mazlumlar için, din için, ticaretin doğal parçası olduğu için, amerikalıları ve dahi haçlıları ifrit etmek için, hakkımı almak için, hacca gitmek için, haccı buraya getirmek için…

    bir kere soruyu meşru saydın mı, yanıtlar ortalığı daha da karıştıracaktır. dinin ahlaksızlığa dönüştüğü bir zamandayız ve bu yeterince karışık geliyor “sokaktaki insana.”

    ..."

    aydemir güler
    http://haber.sol.org.tr/…-karisik-gayet-sade-219527
  • iktidarın algı yönetimi yaptığı iddiasına katılmıyorum. çünkü toplumda algımı var ki yönetimi olsun.
    not: (ki ekinden sonra a.koyim eklerseniz daha bir anlamlı oluyor.)