şükela:  tümü | bugün
  • aşağıdaki 1939 tarihli zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılması hakkındaki kanun'u "25 dönümün altındaki araziler zeytinlik sayılmaz" demek suretiyle değiştirerek zeytinlikleri yok etmek üzerine kuruludur. meclise bu değişim için kanun tasarısı vermişler. nazlı ılıcak yazmış olayı.

    “zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. zeytincilik sahaları daraltılamaz.”

    yediğiniz zeytinlerin çekirdeği burnunuzdan gelir umarım.
  • güncellenmiş politikadır.

    - yasadaki 3 kilometre sınırı kaldırıldı.
    - kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı hükmü kaldırıldı.
    - tesis kurulacak alan içerisinde bulunan ağaç miktarının iki katı kadar ağacı başka bir bölgeye dikme ve dikim yapmayanların ağaç başı 200 tl ceza ödemesi hükmü getirildi.

    işbu kanun tasarısına sebep "kamu yararı".

    kamu yararına çevre kirliliği.
    kamu yararına ağaç katliamı.
    kamu yararına rantçılık.

    kamu'ya hayırlı olsun.
  • halkın yararına olmayan politika. kimbilir hangi yandaşın ekmeğine yağ sürecekler?
  • 6 bin zeytin ağacının önce yırca'da sonra hatay'da kesilmesi ile ivme kazanan politika 117 milyon zeytin ağacının kesilecek olması ile nihayete ermiştir.
  • yandaş iş adamlarına büyük miktarda cash sağlayacak projeler için alan açma politikasıdır olsa olsa.
  • zannediyorum abd'nin türkiye'de zeytin politikası ile oldukça paraleldir. zira 1950'lerden beri abd türkiye'de zeytin üretiminin ve tüketiminin azalması içine elinden geleni yapmıştır. 1960'lı yıllarda barış gönüllüleri ile temas edenler esas amacı casusluk olan bu kişilerin zeytin aleyhindeki söylemlerini açıklıkla anlatırlar. aynı yıllarda lisede okuyan babamdan bir öğretmenlerinin margarinden uzak durup zeytinyağı tüketmelerini söylediği için komünizm propagandasından soruşturma geçirip sürüldüğünü dinledim. abd'nin bu politikasının altında yatan sebebi irdelemek lazım asıl.
  • ege...

    siz hükümetin artan baskıcı politikalarından sıkılıp sizin gibi insanların olduğu bir ege kasabasına yerleşmek istersiniz, milyonlar gibi... talep fazlalığı arz eksikliği bölgede finansal balon oluşturur, rant doğar... hükümet durumu farkeder rantı kazanca çevirmek ister, zeytinlikleri imara açmak için zeytin ağaçlarını keser... memleket zeytin cennetinde zeytin ithalatına başlar... herkes egeye gittiği için gittiğiniz yerle geldiğiniz yerin farkı kalmaz, artık zeytinlikleri de yoktur...

    velhasıl köşe bucak kaçtığınız pislik adamlar bu nefreti bile kazanca çevirip ceplerini doldururken siz de gittiğiniz yerin anuna koymaya devam edersiniz, cebinizdeki butun parayi bütün birikiminizi saçıp fakirlesirsiniz ziktigimin düzeninde...

    kapitalizm işte böyle boktan bir sömürü düzenidir. ..
  • 1. ülkedeki zeytinlikleri yok et, yerlerine villa ya da fabrika yap
    2. yurt dışından zeytin ve zeytin yağı ithal etmeye başla, bunu yandaş ithalatçı şirketler aracılığı ile yap
    3. sonra birden kendine gelmiş gibi yerli ve milli zeytin üretimini teşvik etmeye çalış ve yandaşlara hibeler, faizsiz krediler ver bol keseden
    4. konuyu takip etme, paralar yok olsun gitsin. bir zamanlar lideri olduğun bir sektörü daha ithalata kaptır
    5. istiklal marşı ve kapanış