*

şükela:  tümü | bugün
  • 2002'ye göre çok daha zayıf olan gerekçelerdir. 2002 seçiminde, kriz partilerini tasfiye eden halk kitleleri, akp'yi tek başına iktidar yapan bir çoğunlukla meclise taşımışlardı. bunda da diğer partilere dönük haklı öfke belirleyici olmuştu.

    seçmenin önüne bir alternatif olarak çıkan akp, kriz sonrasında seçmenin tepki oylarıyla da tarihi bir başarı kazanmış ve seçim sistemi sayesinde de büyük bir çoğunluk yakalamıştı. akp'ye oy atan insanlar, partinin merkeze dönük söyleminden ve vaadlerinden de etkilenmişti.

    22 temmuzda yapılacak seçimlerde ise 2002'de akp'ye oy verenlerde bile aynı gerekçeler yok. sokağa baktığınızda, esnafla konuştuğunuzda, işsizlik verileri ve ekonomik veriler açıklandığında bunun aksini görmek için tmsf ve doğan medyasının gözüyle bakmak ve kamuyu oyuna getirme şirketlerinin sanal anketlerinin inanmak gerek. ha birde, türkiye'nin dost ve müttefiği abd'de yazılan çizilen akp'yi göklere çıkaran haber manşetlere itibar etmek gerekir. barzani gibi papadopulos gibi iyimser olmak gerekir. arap şeyhleri kadar yatırımşinas olmak gerekir.

    sırasıyla 2002'de seçmenin akp'ye oy verme gerekçelerini ve bu gerekçelerle iktidar olan akp'nin icraatlarını objektif bir tarzda ortaya koymaya çalışalım.

    1- dış politika;
    2002 öncesinde, türkiye başbakanın sağlığını tartışır haldeydi, yurt dışı gezileri yapılamıyor ve başbakan ecevit'in görevi bırakması tartılıyordu. türkiye'nin genç dinamik ve uzun boylu bir başbakana ihtiyacı vardı.
    2002'den bugüne yapılanlar aşağıda sıralanmıştır;

    a- kıbrıs'ta birleşmeye evet diye türk tarafı cezalandırılırken, rum kesimi ab'ye alındı ve türk tarafına vaad edilen hiç bir şey gerçekleşmedi. türkiye'nin geleneksel kıbrıs politikası bizzat akp tarafından tu kaka edildi ve bugün 5 sene öncesine göre bu davada çok mevzii kaybedildi.
    b- ab sürecinde fransa ve almanya gibi güçlü ülkler türkiye karşıtı politikalarla, görüşmeleri sürüncemeye aldılar. türkiye ab ilişkileri bozuldu ve türk halkının ab desteği en alt seviyeye indi.
    c- kuzey ırak'ta kırmızı çizgiler, pembe çizgilere döndü. teröre destek olan bölgesel yönetim her gün türkiye'ye meydan okumakta.
    d- stratejik ortağımız abd ile ilişkiler çok kötü. türk halkı abd'den %90 oranında nefret ediyor. pkk abd silahlarıyla türk askerine pusu üzerine pusu kuruyor ve günde 3-5 şehit olağan haberlerden. terörle yaşamaya alışalım diyen bir başbakanı da gördük. bu dönemde askerimizin kafasına çuval da geçirildi.
    e- ortadoğuda etkin olacağız diyerek adımlar atıldı ama bunlar da elde patladı. hamas'ın sürgündeki lideri ile görüşen akp hükümeti, filistin ve israil konusunda tutarsız politikalar izledi.
    sonuçta dış politikada, akp'ye verilen dış desteğin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde, türk ab ilişkileri durma noktasına geldi, halk desteği zayıfladı ve türk abd ilişkileri onulmaz yaralar aldı. kuzey ırak, kıbrıs ve ortadoğuda sürekli mevzi kaybeden bir türkiye var bugün.

    2- ekeonomi :
    2002 öncesinde türkiye 2 büyük ekonomik kriz yaşamış ve tarihi bir felaket yaşamıştı.imf ve kemal derviş politikaları devreye girdi. türkiye nefes almak istiyordu.

    ama akp hükümeti imf ile kemal derviş'ten bile daha uyumlu çalıştı. bir dediklerini iki etmedi.

    a- paradan 6 sıfır atılmasıyla birlikte türkiyenin en yüksek parası 20 ytl değerindeki 20.000.000 tl den 100.000.000.tl değerindeli 100 ytl oldu.
    b- dünyanın en çok faiz ödeyen ülkesi olarak sıcak para çekme konusunda rekor kırdık. dünyanın başka hiç bir yerinde kazanamayacakaları parayı ülkemizde kazanan finans çevrelerinin ekonomimize övgülerini sürekli okuduk ve gurur duyduk! türkiye'ye 1.000.000 usd para getiren birisi 1 yıl sonra hiç bir şey yapmasa 1.200.000. usd olarak alıp gitme imkanına kavuştu bu akıl almaz karlılık türkiye'yi damardan sıcak paraya yani faize bağımlı ülke yaptı ve türkiye bu dönemde tarihi, yani 75 yıllık toplam borç kadar bu dönemde borç yaptı.
    c- türkiyenin bankaları yunanlılara, limanları yahudilere, telekom'u araplara satıldı. sermayenin dini imanı olmaz diyen bir iktidarımız en son petkim'i ne olduğu belirsiz bir ermeni'li rum'lu rus'lu kazaklı şirkete ihale etti.
    d- fırat ve dicle nehirlerinin bile özelleştirilmesini gündeme alan bir yönetimin, kamu şirketlerini babalar gibi satmasına rağmen borçlar azalmadı, arttı.
    e- ama sizde tmsf'nin aydın doğanın ekeonomi sayfalarını okuduysanız, ekonomide akp'nin yaptığı büyyük! atılımı ve çağ atlamayı gördünüz.
    f- bu hükümet otoban yapmadı, ama duble yol yaptı, her sene duble duble yeniliyor aynı yolları en fazla 1 yıl gidiyor bu duble yollar. evet akp duble yol yaptı bu bir, bir de toki temeli attı. seçimden önce de bütün tokiler teker teker törenlendi.
    g- ha bu arada, esnaf bu son 5 yıldır, çok kalkındı! işçilerin gelir düzeyi arttı!, köylü coştu! , memur refaha kavuştu!, işsizlik neredeyse bitti! ee tabi yerseniz.

    bu seçimde akp'ye oy atma gerekçeleri;
    1- akp 363 milletvekili ile bir cumhurbaşkanının seçilememesi akp'ye yaramış, kitleler ne düşünüyormuş? adamlara seçtirmediler, mağdur ettiler, eee, biz oy atalım 400 milletvekili olsun ve seçsinler...ya da şöyle düşünen de var mıdır? yahu 363 sandalyeniz var muhalefetle görüşüp bir akp'liyi seçtirselerdi, daha iyi olmaz mıydı. hem muhalefet de akp'li olabilir diyordu. bunu beceremediler?! böyle düşünenler de vardır ama inadına akp diyenler de elbette var. bu seçimin gözde gerekçesi bu, cumhurbaşkanı seçtirmediler, mağdur ettiler.

    4- liberaller akp saflarına katıldı. demek ki liberallerde böyle bir eğilim hasıl olmuş. ben bizim liberallerin ab'ci abd'ci olduğunu sanırdım ve bu hükümet döneminde türkiye ile bu iki odak arasında ilişkiler gerildi. bunda akp'nin değil de muhalefetin ya da ordunun suçu var diyerek akp'ye eğilmeleri göz yaşartıcı bir demokratik tepkidir. çankaya seçimlerinde akp'yi mağdur gören demokrasi havarilerinin, 3 adam aramızda konuştuk ve şu adamı cumhurbaşkanı atadık şeklindeki demokratlıklarına! tek bir laf etmemeleri de düşündürücü. yani muhalefet ve ordu anti demokrat ama ben eşime bile söylemedim, 3 kişi restleştik ve gül'de karar kıldık demek demokrat. seçim olmayınca da vay efendim demokrasi yok, ee böyle seçilmiş olsa demek ki demokrasi olacak.

    5- halk yolsuzluktan bıkmış ve akp'ye yetki vermiş, akp de uzan'a gitmiş, gazetesi tv si olanların üzerine gidip bunlara el koymuş böylece ülke yolsuzluktan kurtulmuş ama nedense, yumurtalar, gemiler daireler vs ler konuşuluyor bugün gene. yolsuzluğa karşı olan halk yine de eğilim gösterecek mi akp'ye? göreceğiz.

    6- anketlere göre akp %48 oy alacak!mış. iyi de başbakanın sinir sistemi, beden dili öyle demiyor. mecliste çok parti olacak, bunu kabullenmiş, 276 sandalye almaya razı. gerekirse bağımsız(!) dtp'lilerle koalisyona gidecek, bağımsız dtp'liler 4 bakanlık istiyor. başbakan, mhp de girerse, mecliste kavga olur diyor. halka, dtp'liler bağımsız olarak girecek, mhp'yi de gönderme diyor! kavga olur ben onları mı ayıracağım diyor. bunları %48 oy alacak biri söyler mi? takdir kamuoyunun.

    sonuçta, 2002 de bir eğilim vardı, tepkisel de olsa, akp 1. parti çıktı. ezici bir çoğunlukla iktidar oldu. yaptıkları yapamadıkları ortada. tekrar geleceğiz diyor %48 diyor. böyle bir eğilim var mı? yani etrafınızdaki 2 kişiden 1'i akp'ye mi oy atacak. siz böyle bir eğilim görüyor musunuz?
    çiftçiler akın akın akp'ye oy atarak, geçen 5 seneyi unutacaklar mı?
    işçiler enflasyon %7-8 denerek kendilerine buna yakın oranlarda verilen zamları unutacaklar mı?
    memurlar, işsizler, esnaf oluk oluk akp'ye oy atacak mı? böyle bir eğilim var mı?
    yani tüm bu geniş sosyal kesimler, sırf akp'li biri pardon akp'li 3'ünden biri cumhurbaşkanı seçilemedi diyerek, 5 yıllık icraatları, geçim derdini vs unutarak, e-muhtıra oldu mağdur oldular vs diyerek akp'ye mi oy atacak?

    bence böyle bir eğilim yok. akp'ye oy verme gerekçeleri giderek zayıflıyor. şöyle ki;
    1- milli görüş çizgisinden geliyorsunuz ve akp seçmenisiniz. erbakan hoca konuşuyor, akp'ye oy vermek cehenneme bilet almaktır. bunlar din kitabına haç bastılar. bop eş başkanı oldular. bunların 5 yıl daha iktidarını türkiye kaldıramaz diyor. kafanız karışıyor. yapılan işlere bakıyorsunuz, saadet partisine oy vermek geliyor içinizden. geçen seçim akp'ye attınız ama bu seçim başka.
    2- milliyetçi görüşlü birisiniz. geçen seçim mhp'ye kızıp akp'ye oy attınız. ama şimdi, dtp ile flörtten tut da barzani'yle diyaloga, sınır ötesi operasyondan çuval olayına kadar akp 5 yılı gözünüzden geçiyor gene mhp'ye oy atmaya karar veriyorsunuz.
    3- karadenizlisiniz ama başbakan fındığı zapsuya değişmiş, çay para etmiyor. pancar üretemiyorsunuz. geçen seçim, akp'ye oy attınız ama fiyatlar açıklanınca tövbe ettiniz.
    4- izmir, istanbul ankara'da yaşıyorsunuz. maddi durumunuz nispeten iyi. ama kadrolaşma haberleri, sakal, türban, tartışması vs canınızı sıkıyor. rejim tehlikeye girdi diye milyonlar sokakta. geçen seçimde bir öfkeyle akp'ye oy verdiniz. işler düzelsin tek parti olsun istediniz. hayat tarzınız tehlikede diye düşünüyorsunuz. yine de akp'ye oy atacak mısınız?
    5- öss sınavına yeni girdiniz. ilk kez oy atacaksınız. ama öss sonucuna göre tercih bile yapamıyorsunuz. okul başarı puanı yanlış hesaplanmış. ne yapacaksınız?
    6- köylüsünüz, çiftçisiniz. memleket düzelsin diye akp'ye oy attınız ama ziraat kesimi olarak çok zorlandınız. en ağır faturalar size kesildi. traktör gitti. mazot gübre fiyatları çıktı ama ürettiğiniz mal para etmiyor. akp'ye 2002 deki gibi gidip oy atar mısınız?

    yeni seçmenlerle birlikte, akp'nin eski oyunu saklaması ve 2.5 milyon yeni oy alması gerek %34.5 i tutturması için . bu kadar zayıf gerekçelerle, %48 oy oranına ulaşmak ancak, at gözlüğü veya doğan&tmsf medyası körlüğü gerektirir.
  • "askerlik yan gelip yatma yeri degildir, ananı da al git" diyen bir basbakan, bir secim konusmasında kendi vatandasına "terbiyesiz, öyle bilmem nerelerden çıkar gibi laf etme" gibi konusmalar yapan çok kibar turkiyemizin meclis baskanı gibi kisileri barındıran akp ye oy verme gereçleri.zaten konusmaya gerek yok halk kararını vermis(!) %48.
    edit:%48 oy beklemememe ragmen akp daha dogrusu türk milleti beni yanıltmıstır.
  • adalet ve özgürlük şiarına inanmış olmak yeter gerekçedir. açıkça bir haksızlık yapılmıştır (bkz: 367) (bkz: anayasa mahkemesi) ve hak tekrar sahibine iade edilmelidir.
    iyice faşizme kayan bir ulusalcılık dillendirilmiştir, baskılar arttırılmıştır, (bkz: e muhtıra) (bkz: chp) (bkz: mhp) cevap verilmelidir.
    hadi bunları geçtik akıl ve sağduyu sahibi olmak yeterlidir.
  • bir kadın, seçmen kartı ve kimliğini sandık görevlisine teslim edip, elinde oy pusulası kabine doğru ilerlerken; kocasının arkasından "ampule bas ampule!" diye seslenmesi.
    (bkz: ben bunu gördüm)
  • en buyuk sebep muhalefetin siyaseti laiklik ve rejim uzerinden yapmasi olmustur. ekonomi ve dis politakalarini ben sahsen hic duymadim, heralde bunlara ulasabilecek tek yer partilerin websiteleri idi. hos bunlari akp'den de duymadim, ama onlar iktidardi ve zaten hali hazirda programlari vardi. ve de anlasilan hane hane dolasip biz sizin ekonomik durumunuzla ilgeliniyoruz mesajini da vermeyi ihmal etmemisler...
  • 2002 seçimlerinden sonra akp dışındaki bütün partilerin halkla ilişkiyi kesmesi bunda açık faktör olmuştur. chp geçen 5 yıl boyunca sadece "laiklik elden gidiyor" eksenin muhaliflik yapmış, muhalefet nedir unutmuş, unutturmuştur. halkla olan ilişkisini seçimlere aylar kala hatırlayıp onu da "bizi oy vermezseniz cumhuriyetinize kim sahip çıkacak?" eksenine dayandırmıştır. belli ki halk bu ekmeği yememiştir. mhp ise meclis dışında kalmasından mıdır bilinmez, halk'la ilgilenmeyi, son aylara kadar kesmiştir. dünyada esen milliyetçilik rüzgarını arkasına alarak oylarını ikiye katlayarak tekrar meclise girmesi başarı mıdır tartışılabilir.

    tüm bunlar ayrı ayrı tartışılabilir. lakin bir önemli detay daha akılda tutulmalıdır. seçim öncesi, chp 'de mhp'de 10'ar küsur miting yapmışlardır. akp'de bu sayı 60küsur civarıdır (sayıların kontrole ihtiyacı var). bu şunu gösterir. chp'de sadece deniz baykal, mhp'de sadece devlet bahçeli miting yapmıştır. akp'de ise bir bölgede rte miting yaparken bir başka bölgede abdullah gül, bir başkasında başka biri vs.. yani bir ekip çalışması vardır.

    halkın tercihi, nedeni nasılı vs tartışılacaktır... tartışılsındır. ortada bir gerçek var ki, chp dersine hiç çalışmayan ama sınıfı geçmek isteyen öğrenci görünümündedir. mhp ise kopya geçip dersi ite kaka vermiştir. akp ise dersine adam akıllı çalışmış, gayet de güzel bir not almıştır. eh hak etmiştir denebilir.

    kişisel tercihim akp değildir. ancak üzülerek itiraf edebilirim ki, ne oy verdiğim parti ne de başka herhangi bir parti akp kadar çok çalışmamıştır. çalışanın ise bir şekilde ödüllendirilmesi çok tuhaf karşılanmamalı, ders çıkarılmalıdır.