şükela:  tümü | bugün soru sor
  • akp'ye oy veren ancak kemik kodro'da olmayanların genelde söyledikleri laf. akp'ye oy vermelerindeki asıl neden de bu gibi görünmekte. çünkü başka seçenekleri yok.

    chp lideri kılıçdaroğlu'nda liderlik vasfı yok kanımca. eğri oturup doğru konuşalım, tayyip erdoğan gibi dik durup yüksek sesle konuşamıyor.
    mhp lideri devlet bahçeli kağıtsız konuşamıyor ve hep aynı edebiyatı yapıyor. pkk'yı silin dünyadan mhp o gün biter.

    diğer seçenekler de "kimse ona vermez yeaa" diye verilmiyor.

    yani önümüze konulan seçenekleri seçmek zorunda kalıyoruz. demokrasi mi bu şimdi? halk yıllardır kötünün iyisini seçmeye odaklanmış ve kötülerin en iyisini başına oturtup "en iyi bu" demeyi çok seviyor.

    (bkz: oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı)

    zamanın ötesinde edit: bi an uludağ sözlük yahut ihl sözlükte yazdığımı düşündüm. ekşi değil mi burası? bu kadar mı tahammülsüzsünüz? ak parti demediğime mi kızdınız yoksa?
  • akp'nin yanlışlarını anlatırken anlattığın kişinin iki sebeple sarf ettiği cümledir.
    ilk sebep susturma girişimidir. ikincisi ise gerçekten ikna olan kişinin peki ne öneriyorsun tarzında söylediği cümledir. genelde akp'yi eleştirenleri çıldırtıcı cümledir aynı zamanda. kötünün iyisini seçme girişimi her zaman kötünün kötülüklerine ortak olmakla sonuçlanır.
  • akp' nin aşığı olduğumdan değil de sabah akşam akp' ye sövenler şu soruya lütfedip bi cevap verselerde hep beraber gülsek gece gece. nasıl komik parti önerileri gelecek merak ediyorum. zira bazılarının dini imanı sırf eleştirmek. adama "tamam sen haklısın. kahrolsun akp. seç bi parti o yönetsin bundan sonra ülkeyi" desen verecek cevabı yok anca bıdı bıdı.
  • yüksek sesle konuşmayı marifet sayan birisinin beyan edebileceği bir cümle olabilir. normal ses tonuyla konuşarak siyaset mi yapılırmış hiç? avaz avaz bağıracaksın, sesin gürül gürül çıkacak. belki o zaman söylediklerin seçmeninin kafasına daha rahat girer.
  • "bana ver" şeklinde cevaplayabileceğim soru.hem vatandaşlık görevi başarı ile icra edilmiş olur hem de oy boşa gitmemiş olur.çünkü benim, oyunu bana verene gerçek ve kesin tek vaadim var.

    -gemicik alacağım evladım yok.hoş zaten o kadar paramda yok.
  • şöyle devam eder;

    "...alternatifi mi var? tamam kötü olabilir ama yine de kötünün iyisi! diğer partilerde lider yok!"

    öncelikle akp'ye oy vermiş birisi olarak her girdiğim platformda buna cevap olabilecek görüşlerimi paylaşıyorum. bir kişi de ikna olsa benim için kafi.

    şimdi ben bu akp'ye oy verirken ailemin müslümanlığından, yşadığım şehrin taassubundan, tayyip erdoğan'ın hapse giriş süreci ile başlayan sempatisinden, 28 şubatta mahkemelere çıkmış biri olmaktan vb. nedenlerden yola çıkmıştım. çünkü inandığım şey, ak parti gibi dini bütün insanların partisi iktidar olursa bu memlekette zulüm biter, inanç özgürlüğü, medeniyet ülkemizin karakteri olur, varlığına hep inandığım o melun dış güçler bertaraf edilir gibi terennümlerdi.

    mitinglerine gittim, konvoylarına katıldım, sanal ortamlarda hemen herkesle tartıştım, yakın dostlarla kötü oldum falan. sonra akp yönetmeye başladı ülkeyi, malum hala da yönetiyor. ne yazık ki yaptığı bunca yanlışa rağmen -ekonomik iflas, sıcak paraya dayalı balon ekonomi anlayışı, insan hakları, kadın hakları, hayvan hakları gibi evrensel hususlarda dünya standardını yakalayamamak, hukukun, polisin ve devletin bilimum kurumunun güvenilmezliği, yolsuzluklar, kadrolaşmalar vs.- yani saydıkça midemi bulandıran bunca yanlışa rağmen ülke insanının taassubundan, cahilliğinden faydalanıp "biz en iyi iktidarız, bizi siz seçtiniz, biz gidersek herşey eskisi gibi olacak, bizden başka alternatifiniz yok" imajı yarattılar.

    ne yalan söyleyeyim bir müddet ben de böyle inandım. ne var ki hayatta ölüm diye bir gerçek var. bir sabah uyansak ki tayyip erdoğan öldü! ne yapacağız? yok mu götümüzü ziken diye bağırıp caddelerde mi koşacağız? en nihayetinde birileri bu ülkeyi yönetecek değil mi? o halde nedir bu tek adam anlayışı? nedir bu tek kişilik dev kadro olayı? böyle demokrasi mi olur amk?

    benim tayyip erdoğan ve bilimum liderlerden demokrasi adına beklediğim tek bir şey vardı; seçim barajını kaldırmaları! bu olmadan alternatif de çıkmaz, demokrasiden de söz edilmez.

    dün bir yerde otururken anketör bir öğrenci yanıma geldi. geçen seçimde kime oy verdiniz? yerel seçimde kime vereceksiniz? bu pazar seçim olsa kime verirsiniz? gibi sorular sordu. dedim geçen seçimde akp'ye verdim! yerel seçimde istediğim gibi bir aday olmadığı için oyumu yakmayı düşünüyorum. (bu cevap üzerine kağıttaki diğer sütununu işaretledi) bu pazar seçim olsa hdp'ye veririm dedim (yine diğer işaretlendi.) dedim neden benim partimin ismini yazmıyorsun, logosunu koymuyorsun da diğer yazıyorsun? tkp ile, ldp ile hdp aynı kafada mı ki hepsine diğer yazıyorsun? ben emir kuluyum dedi, geçtik.

    şimdi baktığınızda, sistem zaten demokratik değil. benim hepi topu bir tek oy hakkım var. onu da verdiğimde bi bok olmuyor. benim düşüncem asla mecliste temsil edilmiyor, üstelik benim baraj altında kalan oylarım meclise girenlere kayıyor, onlar da kendilerini milli irade yalanının arkasına gizliyorlar.

    herşeyden evvel bu şartlarda akpden başka oy verecek parti bulamayabilirsiniz. benim tavsiyem, benim gibi yapmayın. illa meclise girsin istiyorsanız verdiğiniz oy, gidip muhalif partilere verin, iktidara bir mesaj verin derim ben. antidemokratik olduğunu görsün, bunca senelik ikidarında yanlış yollara saptığını görsün, ayağını denk alsın, istediği yasayı zart diye geçiremesin derim. ilerde ikna olursan yine git ver!

    akp, memleketi babasının çiftliği gibi yönetti, tayyip erdoğan sivil bir diktatorya kurdu, sokakta yürürken, telefonda konuşurken,internette dolaşırken takip edildiğiniz hissini içimize işleyen işte bu diktadır! dini babasının malı gibi kullanıp sömürdüler, kendilerini en iyi müslüman gibi gösterip geri kalanları kafir ilan ettiler, sanata, mizaha, kültüre, tarihe her fırsatta düşmanlık ettiler, benim gibi 4 sene kuran kursuna gitmiş, 5 vakit namazında olan bir insanı agnostik, sosyalist bir kimliğe taşıdılar, höt zöt diyerek kahvehanedeki abbas abinin üslubuyla mazlumların umudu, dünyanın lideri ayağına yattılar. yaptılar da yaptılar yani!

    şimdi kusura bakmasınlar ama benim işkembenm bu kadar geniş değil! ben bu kadar rezilliği kaldıramam. halkın ekmeğini, benim oğlumun rızkını çalıp, din allah ayağına yatan adam babam olsa oy moy vermem. siktirsin gitsin! ben oy moy vermeyeceğim. bence siz de vermeyin. ben yakacağım oyumu çünkü demokrasiye falan inanmıyorum. siz benim gibi ister yapın ister yapmayın, ama bence yapmayın ve mesaj verin.

    sakın ülkeyi inandığınız adamın sidik yarıştırmasına, egolarına, inatlaşmalarına kurban etmeyin. aslına bakarsanız yeniden başlamak için artık çok geç ama siz yine de vermeyin oy moy. gerekirse sıfırdan inşa ederiz bu memleketi, kimseye de vermeyiz. satılan bankaları, limanları, fabrikaları alamasak da yenisini inşa ederiz! siz oy moy vermeyin.
  • elli liraya tuvalet kağıdı alınca da sorulup sorulmayacağını merak ettiğim soru.