1. bu iki insanın arasında bahtsız bir ilişki görünüyor. kısa sürebilecek olsa da, hayatlarında önemli bir iz olarak anısı silinmeyecek bir ilişki olacaktır. iki hanım da, karşıdakinin en en en içindeki, en derindeki duygularına nüfuz edecektir ve böylece ikisi de bu ilişkide belli bir değişim ve dönüşüm geçirecektir. sevgiliyse bu iki insan, cinselliğe pek büyük bir değer biçmeyecek, yemek yemek, su içmek gibi bir etkinlik olarak yaşayacaklardır. sanki ortak olarak bir şeyler satın alabilir bunlar. ikisine ait bir şeylerin olması mutlu edebilir. alsınlar elbet, ama fazla abartmaları sakıncalı olabilir, işler hesap kitap meselesine odaklı hale gelebilir. gelmesin, yazık.

    şöyle bir ihtimal var bu ilişkide, ki fena bir ihtimal değildir, rabbim herkese nasip etsin: karşılıklı olarak birbirlerine yaklaşımları muhtemelen öznel bir biçimde zuhur edecektir. nesnel olacak hali yoktu ya? öyle değil işte, olabilir nesnel, her şey olabilir. birbirlerini genelgeçer toplumsal kalıplar üzerinden değerlendiren, belirli insan modelleri seçerek karşısındakini onun çerçevesine oturtmaya çalışan, başka türlü karşıdakini anlamayı reddeden nice insanlar, nice koalalar vardır, sormayın gitsin. birbirlerinin hissettiklerini iyi anlayıp, birbirlerine akıl yoluyla değil, hisler yoluyla hitap edecelerdir. bu iyi bişeydir genellikle. ama istisnai durumlar da hasıl olabilir. ne hissettiklerini gayet iyi anlayan bu ikili, işin içine hislerle ilgili olmayan şeyler girdiğinde afallayabilir. çünkü, “onu iyi anlıyorum, ne hissettiğini çok iyi biliyorum” alışkanlığı, bir yerden sonra rasyonelliği gözardı etmelerine yol açabilir. konuşarak halletmeleri gereken bir şeyi, “hisleri çok iyi anlamak” perdesi ardında saklayabilirler. böylece o mesele uzar da uzar. çok iyi anlamanın getirdiği “konuşmaya ihtiyaç bile duymama” eğilimi, ilerisi için birtakım sorunlara gebedir. biraz kendilerini zorlayıp, genelgeçer toplumsal kalıplardan değil de, olaya dışarıdan bakmaya çalışmaları iyi olur. dışarı çıkmanın iki biçimi vardır: kendi dışına çıkmak, veya dünyaya sarılmak. ikisinin ortası da bulunur, aramaları lazım.

    bu fazla yakınlık meselesi, iki hanım için de zorlu bir mücadeleye yol açabilir. bir içeride, bir dışarıda olmanın getirdiği tekinsizlik ve belirsizlik ortamı ikisini de gergin yapabilir. bir anda, karşılıklı olarak geleneksel rol kalıpları üzerinden dile getirilen talepler ortaya çıkabilir. anne-kız diye düşünürsek, birbirini konuşmadan anlayan bu ikili, bir yerden sonra anne ve kız rollerini birbirlerine dayatabilirler. uzun bir arkadaşlık ilişkisi dersek, konuşarak nasıl anlaşabilecekleri üzerine düşünmeleri, çalışmaları gerekir. ilişkinin üzerine fazla düşmeseler iyi olur. bunu başarırlarsa, fazla beklenti olmadan, birbirlerini serbest bırakarak rahatça yürütürler. beraber geçirdikleri zaman da kendine has, özel bir deneyime dönüşür.

    bu, muhtemelen “etkilenme”ye dayalı insani bir ilişki olacaktır. ilişkiyi yürüten başka sebepler de olabilir, elbette olacaktır, ancak yürümesi için temel şey karşılıklı sevgi olacaktır, en çok da buna değer vereceklerdir. yaşadıkları her şeyi birbirlerine anlatmak ister bunlar, o derece çenebaz olurlar, çünkü “ben onu çok iyi anlıyorum” hissi, “o da beni çok iyi anlıyor” düşüncesini getirir, böylece günümüzde pek az kişinin yaşadığı “anlaşılma” duygusunu yaşayabilirler. ne var ki, bu iyi anlaşmanın da getireceği zorluklar vardır (zorluk çıkarmayan bişey yok mu şöyle dünyada, şöyle rahat rahat ilişki kursak, hey allahım...). bunlardan en önemlisi, karşıdakine fazlasıyla lütufkârane yaklaşmalarıdır. bu da şöyle demek oluyor: her şeyde aynı fikirde olmaya çalışmakla sonuçlanabilecek muhabbetler, karşıdaki bariz biçimde haksız olsa bile geçerliliğini sürdürebilir. birbirlerini onaylamak için yapmadıklarını bırakmaz bunlar, illa doğru söylüyordur karşıdaki, başka yolu yok. akrep hanım bir şey anlatır mesela, aslan hanım hemen “evet, çok doğru, iyi yapmışsın” diye destekler. arada “hmm, acaba iyi mi yapmışsın, sanki şöyle yapsan daha iyiydi” diyecek olursa, olayı anlatan akrep de hemen ona göre durumu değişik yorumlar: “aslında tam öyle yapmadım, yani biraz da senin dediğin gibi oldu olay, şu açıdan düşününce senin dediğine geliyor zaten”. böyle böyle ilişkilerine uzun vadede zarar verebilirler. madem böylesine anlayışlılar, neresi kötü bunun, niye zarar olsun bu? ikisi de barış, huzur, uyum içinde olacağız diye, mühim meseleleri gözardı eder de ondan. sık sık gerçekleşen bu derecede yüksek bir anlayış, bir süre sonra her ilişkide bulunması iyi olan “ayna” pozisyonlarının ihmal edilmesine neden olur. başka arkadaşları onlara karşı daha gerçekçi, daha yapıcı/eleştirel tutumlar takınırsa, bu iki hanımın birbirine güveni sarsılabilir. “beni hep pohpohluyor, aramız iyi olsun da, bana ne olursa olsun, düşünmüyor” diye düşünebilir iki taraf da.

    bu burçlar arasında, venüs ve jüpiter denen gezegenlerin kesiştiği bir durum da olabilir. eğer öyleyse, ki bu yükselenlerine göre değişebilir, ilişkinin amacı ne olursa olsun muhtemelen götürmek istedikleri yere gidecektir ilişki. karşıdakinin kendilerine destek olduğunu, güç kattığını, bu ilişki sayesinde hayatın biraz daha çekilebilir hale geldiğini düşüneceklerdir. böylce daha iyimser olurlar. birbirlerini aslında oldukları gibi severler, bunu da rahatça ifade ederler, sevildiklerini hisseder ve sevdiklerini hissettirirler. böyle bir durumda çok fazla beklenti yüklemeden birbirlerine kendileri olmak için alan açarlar. öylesine şen, öylesine gülüşen bir ikili olabilirler.

    bu ilişkinin iki taraf için de aşk düzeyinde bir çekim kuvveti olabilir. homoseksüel eğilimleri yoksa, dikkatli olmalıdırlar. bir aşkta olduğu gibi, ne için bir araya gelmiş olursa olsunlar, birbirlerini tam olarak ama anlatılmaz bir şekilde tamamladıklarını, çok sevdiklerini hissedeceklerdir. en kötü durumda bile bu çekim kuvveti ilişkilerini düzeltir, bir hal yoluna koyar. farklı yönleri bir engel olmaktan ziyade, bir arada olmaları için sebep teşkil eder, çünkü ikisi de bir diğerinde olmayan ama onun tam da ihtiyacı olduğu bir özellik sahibidir.

    sanki böyle karşılıklı bir gelişme için, birbirini geliştirmek için yaratılmış gibi hissedebilirler. bunun iki yolu vardır. birisi duygusal dünyaları açısından gelişmedir. her türlü güçlük ve sıkıntıda birbirlerinin arkasında dururlar. bununla da kalmayıp iyi oldukları zaman da bu güzelliği paylaşırlar. hem kendilerini, hem dünyayı iyi anlayarak hoş bir farkındalık geliştirir iki taraf da, özellikle çocukluktan beri ilişkileri sürüyorsa. ilişki ileride neye dönüşürse dönüşsün, bitse bile bunun iyi bir deneyim olduğunu göreceklerdir. bu ilişkiyi yaşamış olmaktan pişman olmayacaklardır. bir diğer gelişim de maddi gelişimdir. maddi açıdan hem destek olup, hem de birbirlerine para kazanmayı öğretmeleri söz konusu olabilir, birinin yardımıyla diğeri iş bulabilir.

    bu ilişkinin en güzel tarafı, birbirlerine nefes alacak alan bırakmalarıdır. bu kadar yakınlığa ve karşılıklı olarak çok iyi anlaşma düşüncesine rağmen, çoğu zaman sahiplenici olmayacaklardır. tabii eğer, temel noktalarda birbirlerine ve hislerine güveniyorlarsa. fazla çabalamadan iyi olması muhtemel bir ilişki olmakla birlikte, fazla iç içe olmanın getirdiği zorlukları aşınca, gayet güzel bir iletişim zemini yakalayarak pozitif verim alacakları, hem faydalı hem istenen bir ilişkiye dönüştürülebilmesiyle, uyumlu ve zor bulunan bir ilişki olabilir.
  2. kim ne derse desin yıldızlar ne gosterirse göstersin mukemmel bir dostluk ilişkisidir.5 yıldır hayatımda var olan en keyıflı, en mutlu anlarımı gecirdiğim hüzünlu bile olsam; hüznümü unutmamı saglayan ilişki türü.
  3. akrebin zehrini, aslanın da pençelerini asla kullanmayacağı kalıcı bir dostluk ilişkisidir.
  4. eğer ki aynı boğa erkeğine gönül vermek mevzubahisse asrın savaşına dönüşebilecek ilişkidir. yeminle, olacakları düşünemiyorum bile.
    boğa da köyün boğası değil ya canım; "iyi oynayan kazansın" diye bu iki arıza tipe biraz müddet verip çayırda çimende sessiz sakin beklemekte şimdilik.

akrep burcu kadını aslan burcu kadını ilişkisi hakkında bilgi verin