şükela:  tümü | bugün
  • litvanya'nin en buyuk alisveris merkezi. arka tarafinda toplu konut insaatlari bulundurdugu icin, ozellikle hafta sonlari bol miktarda turk barindirir.

    http://www.akropolis.lt/
  • ilkçağ'da yunanistan ve anadolu'da kurulan, çevresi surlarla kuşatılmış, içinde saray, mahkeme, çarşı ve askeri garnizon bulunan kent.
  • vilniustaki en içerikli alış veriş merkezi. akropolisin 1 kilometre ilerisine açılan ozas'a * kıyasla daha küçük. ancak içerik, mağaza çeşitliliği, ne biliyim yemesi-içmesi derken akropolis her türlü koyar gibi.
  • akropolis kelime anlamı "şehrin en yüksek noktası"dır. en ünlü akropolislerin başında atina akropolisi gelir.
  • bir zamanlar sarayburnu'nda var olan yapı. evet. istanbul'un da bir akropolis'i vardı. topkapı sarayı'nın denize nazır-saldrıya açık olan o fevkânî mimarisi de bir akropolis öykünmesidir. gülru necipoğlu, 15. ve 16. yüzyılda topkapı sarayı isimli kitabında üç bilgi verir bize. 1. aslında fatih sarayını ilk yedikule'de inşaa ettirir.yedikule'de saray yaptırınca, venedikliler sultan'ın korktuğu için kara içlerinde bir saray yaptırdığı dedikodusunu yayar. 2. topkapı sarayı'nı inşa ettirmeye başlamadan evvel mora'da akropolis'i ziyaret eder. 2. her gece uyumadan evvel iskerdername gibi metinler okutur kendine. hal böyle olunca, sarayburnu'nda cesur, bizantion akropolisi'ini modelleyen, makedon-yunan krallarının sahip olduklarına benzer bir bina yükselir. vapurla geçerken farkedersiniz. saray aslında epeyce yükseltilmiştir. zaten inşaası ile boğazların tamamen kontrol altına alınması neredeyse eş zamanlı olur. bizantion akropolisi'ne dair doğan kuban'ın dünden bugüne istanbul ansiklopedisi'nde yazdığı da bir madde vardır.

    şöyle ki:

    "bütün yunan kentleri gibi ilk megara kolonisinin de genellikle bugünkü topkapı sarayı'nın avlularına tekabül ettiği düşünülen plato üzerinde bir akropolisi, yani bir iç kalesi vardı. bizantion kenti de topkapı sarayı surlarıyla çevrili alanda kurulmuş olmalıdır.

    genellikle antik yazarlardan kent hakkında birçok bilgi ediniyorsak da, ne kentin ne de akropolisinin planlarını açıklığa kavuşturacak herhangi bir arkeolojik veri bugüne kadar bulunabilmiştir. topkapı sarayı alanına rastlayan bu alanda sistematik bir araştırma da hiçbir zaman öngörülmemiştir. eski kaynaklar akropolis'te zeus, atena, apollon, poseidon, afrodit ve artemis tapınakları olduğunu yazarlar. bizantion akropolisi'nin önce sursuz yapıldığı, daha sonra çevresine bir duvar çevrildiği anlaşılıyor.

    bugünkü topkapı sarayı alanının topografyası incelendiğinde bizantion akropolisi'nin sınırları güneybatı yönü dışında oldukça kesin bir şekilde saptanabilir, ilk koloni kentinin iç kalesinin topkapı platformunun, güneydoğuda fatih köşkü, kuzeybatıda iii. osman köşkü'nün bulunduğu teras, kuzeydoğuda ise bağdat köşkü terası ile belirlenen sınırlar içinde bulunduğu hemen bütün kent tarihçileri tarafından kabul edilmiştir. bizantion akropolisi buna göre ortalama 8 hektarlık bir alanı kaplıyor ve en uzun kenarı 350 m'yi geçmiyordu. arazinin binlerce yıl yapı yıkıntılarıyla dolduğu düşünülürse güneybatıdaki topkapı sarayı'mn birinci avlusunun da o zamanki bizantion akropolisi'nin platformuna göre göreceli olarak daha yüksekte olduğu söylenebilir.

    bizantion akropolisi'nin eteklerinde kentin asıl limanı olan neorion'a doğru resmi yapılar bulunuyordu. akropolis'in doğu eteklerinde ise bir stadion ve tiyatro yer alıyordu. topkapı sarayı'nın kent imgesine yüzyıllarca egemen olan biçimi ve onun arka fonunda bir bizans anısı olarak yükselen aya irini ve aya-sofya kiliseleri bizantion akropolisi'ni hayal etmemizi güçleştirir. fakat atina akropolisi'nden başlayarak helenistik çağa kadar, örneğin bergama akropolisi'ni de göz önüne getirirsek, teraslar üzerinde kademeli olarak yerleşmiş ve doğuya yönelmiş, genellikle dorik üsluplu tapınaklarla silueti belirlenen bizantion akropolisi'ni istanbul'un boğaz girişine egemen ilk anıtsal çekirdeği olarak tasavvur edebiliriz."
  • bir hafta atinada kalıp bir sanssızlıklar sinsilesi yüzünden gidemediğim yer olmuştu zamanında.
  • eski hellen sitelerinde, aşağı kente egemen olan, berkitilmiş yüksek mevki. mykeani dönemi boyunca krallık sarayı burada inşa edilen akropolisler, daha sonra sitenin siyasal dinsel merkezleri oldular. hellenistik dönemde yurttaşları denetim altında tutmak için akropolise benzeyen yabancı garnizonlar yapıldı.

    anadolu’da önemli örnekleri vardır. smyrna, sardeis, assos, aigoi, selge ve alinda.
  • atina'nın her şeyi olan antik kent. ya burası nasıl bir yerdir diye soran olursa, gözlemlediğim kadarıyla efes antik kentini çamlıca tepesinin üzerine kondurunca akropolis oluyor. onun dışında bir esprisi yok. bu arada girişi 12 euro. öğrenci kartı gösterirseniz 6 euro'ya giriş yapıyorsunuz.
  • akropol(is), şehrin esas oldugu idari yapılarda, şehir surları içerisinde yer alan ve esas yerleşim alanından daha yukarıda, genelde bir tepe üzerinde inşa edilmiş iç kaledir.

    savaş zamanlarındaki son savunma mevkisi ve her zaman şehir halkının en fazla deger verdiklerinin korundugu yerdir.
  • litvanya'daki en ünlü alışveriş merkezi. içerisinde (maxima 3x) bulunduğu için yeni rakı bulabilirsiniz. 70'liği 55 litas (43 tl). ayrıca komisyonu en az olan döviz ofisleri de buradadır. fakat giyim mağazaları bize göre biraz daha yüksek fiyatlıdır.