şükela:  tümü | bugün
  • akrosti$: her dizenin ilk harfi yujardan a$agi okununca ortaya bir soz cikacak bicimde duzenlenmi$ manzume
  • ornegin:

    seviyorum ama kimi?
    en tatli birini (? boole miydi?)
    nasil anlatsam ki?
    ilk harflere baksana :pppppppppppp
  • a boat, beneath a sunny sky
    lingering onward dreamily
    in an evening of july-

    children three that nestle near,
    eager eye and willing ear,
    pleased a simple tale to hear-

    long has paled that sunny sky:
    echoes fade and memories die:
    autumn frosts have slain july.

    stiil she haunts me, phantomwise,
    alice moving under skies
    never seen by waking eyes.

    children yet, the tale to hear,
    eager eye and willing ear,
    lovingly shall nestle near.

    in a wonderland they lie,
    dreaming as the days go by,
    dreaming as the summers die:

    ever drifting down the stream-
    lingering in the golden gleam-
    life, what is it but a dream?
    (bkz: lewis carroll), (bkz: alice in wonderland)
  • tanidigim bi gazeteci arkadas, yonetmenligini yaptigi derginin editor yazisinda, yayin sirketinin patoru icin guzel bir akrostij dizmisti. ihbar etseydim hayati kayardi. yazi icinde orta bolumde bas harfleri birlestirince "orospu cocugu hede hodo" cikiyordu.;))
  • bitlisli müştak dede diye bir mutasavvıf böyle bir şiir yazmış. şiirinin başharflerinden "ankara" sözcüğü çıkıyormuş. ayrıca şiirin içeriğinde de ankara'nın başkent olmasından, bunun bazı mücadeleler sonucunda olmasından bahsediyor ve ayrıca hacı bayramı veli'ye değiniyormuş. (bilenler bilir hacı bayramı veli ankaralı bir erendir)

    işin ilginç tarafı bu şiir, 17. yy.'de mı 18. yy.'de mi ne yazılmış. yani ankara başkent olmadan çok önce.
  • çeşitli örneklerle gösterilebilecek bir sanattır. örneğin bir şiir.

    şiiri buldum dostlar. aslı ve açıklaması aşağıda. ama o kadar eski değilmiş 19. yy.'ın ortalarında yazılmış.

    "me'vâ-yı nâzenîn" e kim "elf" olursa efser,
    lâbüd, olur o "me'vâ", islambol ile hemser.
    "nûn velkalem" başından alınsa "nûn-u yunüs",
    aldıkta harf-i dîger, olur bu remz azhar.
    miftâh-ı sûre-i "kaf", serhadd-i kaf tâ kaf,
    munzam olunmak ister "râ-yi resûl" peyamber.
    "hâ-yi hû" ile âhir, maksûd oldu zâhir;
    beyt-i veliyy-i ekrem; elhâc iyd-ı ekber.
    ey pâdişâh-ı fahhâm: sultan hacı bayram!
    rûhanî ister ikram "müştak" abd-i çaker.

    birinci beytin manası şudur: (bir zaman gelecektir ki, isminin başında "elif" harfi bulunan bir şehir, istanbul ile arkadaş, yâni onun gibi hükûmet merkezi olacaktır.) bu beyitte, ayni zamanda, o şehrin ne zaman hükûmet merkezi olacağı da "ebced" hesabiyle bildirilmiştir: "elf" kelimesi, arapçada "bin=1000" manasınadır. buna birinci mısraın sonundaki "efser" kelimesinin eski harflerle yazılışının ebced hesabiyle tutarı olan 341 de ilâve edilirse 1341 eder. hicrî 1341 yılı, milâdî 1923 yılına rastladığına göre bu tarih, cumhuriyet'in ilânını ve dolayısiyle de ankara'nın başşehir oluş yılını gösterir.

    edit: yanlış (ya da maksatlı) anlaşılmalara sebep olmuş bir entryimdir. akrostiş başlığını görünce aklıma akrostişli bir örnek gelmiş ve bu bilgiyi sözlükle paylaşmışım. devamında da kendim de şiiri merak edip araştırmış ve "buldum" diyerek ne şiiri ne de açıklamasını kendime mal etmeden sözlüğe kopyalamışım. zaten on dakikada şiiri yazmam ve açıklamasını da yapmam düşünülemez. maksatlı olarak çarpıtanlar bir yana, yanlış anlaşılmalara sebep verdi isem özür dilerim.

    şu da kaynak olsun: http://tr.fgulen.com/content/view/530/3/
  • yetkin olan kişilerin yapabileceği bir sanattır. örneğin biri bir şiir yazmış, şifrelemiş bir de. o şiirde ankara sözcüğü gizliymiş.

    şunlar ankara sözcüğünün şiirden nasıl çıkarılacağına ilişkin bilgiler:

    eski harflerle ankara kelimesinin harflerinin mecmuu (tamamı)beştir; "müştak baba" nın gazeli de beş beyittir.

    gazelde, o şehrin ilk harfinin "elif = a";

    ikinci harfinin "nûn velkalem" âyetinin başından alınan "nûn = n";

    üçüncü harfinin (kaf) süresinin anahtarı, yâni ilk harfi olan "kaf = k";

    dördüncü harfinin , "resûl" kelimesinin ilk harfı olan "râ = r";

    beşinci harfinin ise, "hû" kelimesindeki "hâ = a" harfi olduğu bildirilmektedir ki, bu harfler sırasiyle toplanırsa (ankara) kelimesi meydana çıkmış olur.

    sondan bir evvelki beyitte, bu şehirde hacı bayrâm-ı velî'nin türbesi bulunduğuna dair işaret de vardır

    edit: entrynin giriş cümlesinden de anlaşılacağı üzere, entry bir önceki entry ile bağlantılı. entryler arka arkaya. bir önceki entryde ise şiiri bulduğumu ifade etmişim. o da bir önceki entry ile bağlantılı. arka arkaya üç entry sözkonusu ve entrylerin üçü birlikte incelendiğinde ne şiiri (zaten sözkonusu olamaz) ne de açıklamaları kendime mal ettiğim düşünülemez. gerçi birbiri ile bağlantılı üç entry de sözlük formatı açısından mahzurlu ama o zaman öyle yazmışım ve öyle kalmış. hasılı kelam anlamayanlar için tekrar ifade edeyim. bu verdiğim bilgiler bana ait değil. şimdi uğraşıp link filan da veremem. merak eden araştırsın. intihal olmadığı halde yanlış anlama ihtimali var. dikkat çekenler sağolsun.

    kaynak: http://tr.fgulen.com/content/view/530/3/
  • sezai karakoç'un monna rosa şiirinde de başharflerin şifresini çözünce o şiiri uğruna yazdığı şahsın (muazzez akkaya) ismi çıkıyormuş.
  • (bkz: akrostis)