*

şükela:  tümü | bugün
  • burhan turanın ekşi sözlük hakkında yazısının çıktığı ek.

    turistik bilgi kaynağı
    eğer ekşi sözlük bir ülkeye benzetilirse, ekşi sözlük kitabı o ülkenin turistik özelliklerini yansıtan hediyelik eşyalardan yapılmış bir koleksiyon olarak görülebilir ancak. kitabın, ekşi sözlük’ün sadece on binde dördünü içermesinin ve bir serinin ilk kitabı olmasının bu duruma yeterli mazeret oluşturup oluşturmadığı tartışılabilir.

    ekşi sözlük, türkiye’de kitaplaşan web sitelerinin ikincisi. birincisi itiraf.com’du. ekşi sözlük, bir site olarak itiraf.com’a kıyasla çok daha zengin ve özgün. ama, ekşi sözlük’teki kapsamlı ve derin birikimleri yeterince ortaya sermemiş. ekşi sözlük’le ilgili birtakım “ilk ipuçları” vermekle yetinmiş. yüzeysel ve belirsiz ipuçları bunlar.
    ekşi sözlük’ün içerdiği birçok küçük ayrıntıdan ve tanımdan alınan dağınık parçalara fazla geniş yer ayrılmış. bu ayrıntıların ve tanımların bazıları o kadar “bulunmaz hint kumaşı” şeyler değil. almancı hediyeleri konusuna ayrılan yer ile cem yılmaza ayrılan yerin eşit büyüklükte olması bana mantıksız geldi. karabiber değirmeni, balıkların gariplikleri, almancı hediyeleri gibi aşırı “ayrıntısal – ansiklopedik” başlıklardan ve jeton iade holü gibi aşırı uzun geyiklerden fedakarlık edilebilirmiş. bu yolla, cem yılmaz ve mizah tartışmasına, kadın – erkek ilişkileri konusundaki tartışma ve birikimlere, psikoloji ve kimlik tartışmalarına, tikilik tartışmasına, ayar (ego mücadelesi ve laf sokma) konusuna, karizmatik cevaplar ya da süper arabesk laflar gibi “laf koleksiyonlarına” ve diyalog koleksiyonlarına daha fazla ve daha sistematik bir şekilde yer ayrılması sağlanabilirmiş. (ama, jedi council ve erman toroğlu ya da “son anda mahzunlaşan satıcı” gibi son derece dikkatli ve iyi seçilmiş başlıkların varlığını da görmezden gelmemek lazım.)
    ekşi sözlük kitabı, ekşi sözlük’ün eğlenceli, mizahi, geyik, “light”yönünü, “tanımsal – sözlüksel – ansiklopedik” yönünü ve ünlü insanlarla ilgili bilgiler ve yorumlar biriktirme yönünü ön plana çıkarmış. ekşi sözlük’teki mizah ve geyik anlayışı çok parlak. (ama, ekşi sözlük kitabındaki mizahi bölümlerin birçoğu, sitedeki mizah anlayışını yeterince iyi yansıtmayan örnekler.) ünlü insanlarla ilgili yazılan şeyler de neredeyse eksiksiz bir dedikodu ve analiz kaynağı oluşturuyor. ekşi sözlük’ün her türlü bilgiyi içerme yönü (ansiklopediklik) de çok güçlü. ama mizah, ansiklopediklik ve yorumlar biriktirme özellikleri, ekşi sözlük’ün güçlü yönlerinden sadece birer tanesi. (ve hatta belki de en önemlileri değil). ekşi sözlük’te, (güncel) hayatın birçok alanı hakkında kapsamlı ve derin gözlemler, tespitler ve “çığlık”lar var. bunları ekşi sözlük kitabında son derece küçük bir oranda görebiliyoruz. kitap, ekşi sözlük sitesinin, gençlerin dünyasını (ve daha geniş anlamda 2000’lerin iç dünyasını) en derin şekilde yansıtan platformlardan biri olduğu gerçeğini pek hissettirmiyor.
    dikkat çeken başka bir nokta, ekşi sözlük jargonuna ait olan birçok kavramın (ukte, smiley, ayar, entry) bir açıklama yapılmadan kitaba alınmış olması. amacı geniş kitleleri ekşi sözlük’le tanıştırmak olan bir kitabın, sadece ekşi sözlük’ü zaten tanıyanların anlayabileceği ifadeleri bu kadar yoğun miktarda içermesinin mantığını anlamak güç. “başlıkları dokumak”, “marksist teoriye göre sözlüğün sosyal yapısı” gibi birçok başlık, sadece ekşi sözlük’ü çok iyi bilenler için bir şey ifade ediyor.
    sitenin lideri ssg’nin yazdığı önsöz, hem esprili, hem duygusal. yani keyifli. ama çok kısa ve belirsiz. ekşi sözlük’ü net bir şekilde tanımlamaktan son derece uzak. neredeyse sadece ssgnin ekşi sözlük’ten dolayı yaşadığı coşkuyu ve gururu dile getiriyor. sitenin adresinin, sadece kitabın ortalarında bir yerde küçücük yazılmış olması da son derece tuhaf. bütün bu tuhaflıkların ortak amacı, gizem ve karizma yaratmak ve merak uyandırmak olabilir. ekşi sözlük’ü asıl anlatan kitaba sıranın daha sonra geleceği de belirtiliyor zaten önsözde. bu ilgi çekmek açısından yerinde bir strateji de olsa, bence biraz daha fazla ipucu verilmeliydi.
    eğer ekşi sözlük bir ülkeye benzetilirse, bu kitap, ülkenin turistik özelliklerini yansıtan hediyelik eşyalardan yapılmış bir koleksiyon olarak görülebilir ancak. kitabın ekşi sözlük’ün sadece on binde dördünü içermesinin ve bir serinin sadece ilk kitabı olmasının bu duruma yeterli bir mazeret oluşturup oluşturmadığı tartışılabilir. ekşi sözlük’ün kitaplaştırılması çok iyi bir fikirdi, hatta kaçınılmaz bir şeydi. (ekşi sözlük’ten dergi, film, televizyon programı gibi birçok başka şey de yapılabilir) ama daha sistematik, yoğun, derin, çarpıcı, net ve (şart değil ama mümkünse) biraz daha kalın bir ilk – kitap olsaydı keşke. bir de daha fazla editöryel müdahale ve düzenleme yapılsaydı... herşeye rağmen, ekşi sözlük gibi “kutsal” bir oluşumdan parçalar içeren bir kitap, kesinlikle satın alınmaya değer. bundan sonra yayımlanacak – ve tematik olacakları tahmin edilen - ekşi sözlük kitaplarında, farklı bir editöryel yaklaşım gösterilip gösterilmeyeceğini göreceğiz.
  • bir sure sonra aksam gazetesi ile ucretsiz olarak dagitilacak ek.
  • okumasi bir keyif olan sayili gazete eklerinden olmasi dolayisiyla her defasinda hevesle gazetenin icinden cikacagi beklenilen, lakin dagitim sorunu oldugu gerekcesiyle bir turlu bulunamayan* aksam gazetesi eki.

    (bkz: hevesi kursaginda kalmak)
  • bugün yapı kredi* kazım taşkent sanat galerisinde birinci yaşını kutlayan nurcan akad ve enis batur bebeği...
    bu haftaki sayısı 210 bin basılmıştır.
    (bkz: mutlu yıllar)
  • ikisinin de nihai olarak çukurova holding'e bağlı olması sonucu, yapı kredi yayınları ve akşam gazetesi'nin ortaklaşa verdikleri kültürel hizmet.
  • #3218767 nolu entryden anlaşılacağı gibi, sozluk düzeltme görevini de borç bilmiş bir dergidir kendileri.
  • bestseller fetişistlerinin yazdığı radikal kitap ekine tercih edilmesi gereken dergidir. en azından yazarlarının, kitapların dönüm noktalarını açıklamak (flaman tablosu-arturo perez reverte), hatta bir a christie romanında* katilin kim olduğunu söylemek gibi densizlikleri yoktur. ayrıca, her sayıda istanbul'un önemli sahaflarını tanıtırlar.
  • son sayısında (29 ağustos 2003)rıfat balinin hahambaşlık müesesi adlı kitap hakkında yazdığı korkunç eleştiriyi okuyunca dehşete düştüğüm dergi
  • bugünkü sayısında ek$i sözlük ten portreler kö$esini görüp sewindirik olduğum aynı zamandada yazar-$air ba$lıklarına yüklenmeme sebep olan ak$am gazetesinin artık ücretsiz olan kitap ilavesi.
  • 12.12.2003 tarihli olan akşam-lık, 6 gazete bayii dolaşıldığı halde bulunamamıştır. insanın aklına tuhaf sorular geliyor. zaten epeydir enis batur da yazmayı bırakmıştı. iyice tatsızlaşmaya başladı bu akşamlar...