şükela:  tümü | bugün
  • ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü ile beraber anılan bu ezginin günlüğü şarkısı yaz akşamları atmosferinde söylenmiş olsa da kapsadığı geniş zaman ile "bir bitmişe bir bitmezi sunmak" eyleminin nedenlerini, bitmez'in tabiatını ve sonsuz kavramına gerçekçi bir yaklaşım olarak insan hayatını anlatır. dinleyelim öğrenelim:

    bir şarkı sesidir yıllar içinden
    bir çığlık direnciyle seni arar
    aradığı sen misin yalnızca
    yoksa seni yitirirken, yitirdiği şey mi var
    akşam vakti ince sazda koyulurken şarkılar

    güneşlerden güzelsin sen, düşümde
    geçen yıllar elinden çıktı sanma
    ne bir iz var ne yorgunluk var yüzünde
    güneş varken ışık bitmez inanma

    yıllarda geçen günlere dön bak ne bulursun
    bir bitmişe bir bitmezi sunmak niye olsun
    bir kuş gibi göklerde gezersin, durulursun
    sensiz geçecek yılları, yıllar diye anma

    aradığı sen misin yalnızca
    yoksa seni yitirirken, yitirdiği şey mi var
    akşam vakti ince sazda koyulurken şarkılar
  • bahçedeki sandal albümünün ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü ile birlikte en güzel şarkısı.**. rakı sosu ve ağaçtan koparılan erikler eşilğinde balıklıova'da dinlenesi şarkı.

    "aradığı sen misin yalnızca
    yoksa seni yitirirken, yitirdiği şey mi var"
  • çok güzel sözlere, bir o kadar güzel müziğe sahip ezginin günlüğü şarkısı..
    duru..
  • şiiri afşar timuçine , müziği cüneyt duru ya ait olan ezginin günlüğü parçasıdır.
  • bahçedeki sandal albümü özeldir, o albümde ayrılıkta söylenmiş bir yaz şarkısı, mutlu olmak varken ve bu şarkı ayrı bi' güzeldir; iş bu özelliğin de güzelliğin de kanımca en önemli nedeni sumru ağıryürüyen yorumudur, o kadife sestir.

    ezginin günlüğü'nün en dinlenilesi solistlerinden birinin, sumru ağıryürüyen'ün sesinin büyüsüyle sarhoş eder adamı.
  • hakikaten kaliteli bir parça, neden bu kadar az biliniyor merak ediyorum.

    http://www.youtube.com/watch?v=jbmsyd74qbs

    (bkz: az kişinin bildiği süper şarkılar)
  • insana dünyayı sorgulatan, daha önce hiç düşünmediğini düşündüren, hissettiğiniz şeyin hiç farketmediğiniz bir yönünü gösterebilmeyi başarak acının ve aşkın felsefesinde doruk noktasına ulaşmış şarkı.

    "aradığı sen misin yalnızca
    yoksa seni yitirirken, yitirdiği şey mi var"
  • müzik, sözler ve sumru'nun olağanüstü yorumu!

    yok, ezginin günlüğü'nün bu kadar iyi bir şarkısı yok.

    şarkıyı dinlerken bir cümlesi takılıyor kulağıma; "aradığı sen misin yalnızca, yoksa seni yitirirken, yitirdiği şey mi var?" diyor başlıyor düşünceler, müziğin sarhoşluğunda bitiyor şarkı ve ben yeniden dinlemek istiyorum. alıyorum başa; "güneş varken ışık bitmez inanma!" diyor düşünceler başka bir iklime geçiyor; sonra oturuyor yerine biraz "bir bitmişe bir bitmezi sunmak niye olsun?" sorusuyla.

    her dinleyişte başka yerlerine dokunuyor ama hiç eskimiyor!

    öyle bir şarkı işte...

    az biliniyor olmasından şikayetçi değilim, bilakis belki de bende eskimemesinin bir nedeni de budur!
  • sabahin 6'sinda baslayan mesaiye gitmek icin arabaya bindigimde mp3 zamazingosundan calmaya baslayip hoparlorlerden yukselen sarki. "gunes varken isik bitmez inanma" dediginde gunesin yeni yeni dogmaya calistigini gorup, inceden bir "ne ariyorum lan ben burada" dedirtmistir. sonrasi, mesai...
  • çay içirir bir şarkı. çok iyi demlenmiştir çünkü. güneşi batırır, günü bitirir. çay yoksa gün bitmiyor çünkü. hatıraların fon müziği olsa bu şarkı olurdu eminim. sararmış eski fotoğraflara bakar gibi çalıyor, siyah-beyaz.

    "bir kuş gibi göklerde gezersin, durulursun
    sensiz geçecek yılları, yıllar diye anma" yani diyor ki:

    - kuş ölür, sen uçuşu hatırla*
    ya da
    - belki bütün kuşlar uçar, belki değil mutlaka*