şükela:  tümü | bugün
  • istanbul/fatih'te bulunan efsanevi ilk öğretim okulu.
  • orada pansiyonlu okuduğum süre boyunca anlaşılmaz derecede uzun olan öğlen teneffüslerinde bacak kadar boyumuzla kapıdan elimizi kolumuzu sallaya sallaya çıkıp aksarayda avara avare dolaşmamıza göz yummuş olan okuldur. bu öğlen teneffüsleri sırasında başımıza gelmeyen de kalmamıştır tabi ama yine de kapıya sadece bir öğrenci koyarlardı hep ve o da herkese kapıyı açardı. allah korumuş vallahi, cık cık cık...
  • girmesi zor olan, gayet bakımlı, pansiyonlu, mezunu olduğum ilköğretim okulu. gelmiş geçmiş en iyi müdürü olan haydar berdibek'i kaybetmiş olan okul, özlüyoruz...
  • pansiyonlu zamanında çocukluğumu zindan etmiş okul, sadist öğretmenler yuvası( idi, şimdi ne oldu bilmem) sabah 8 den akşam 6 ya kadar sürekli ders işlenen, küçük bir çocuğa kaldırabileceğinden fazla ders yükü bindiren okuldu.

    ayrıca zamanında reha muhtar ile show haber e konu olmuştu, velilerle yapılan mezuniyet yemeğinde öğrencilerin alkol almasını gizli kamera ile çekip nasıl bir eğitim yuvası olduğu sorgulanmıştı. show haber in inanılmaz bir başarısıydı... keşke çocuklara nasıl muamele edildiğini de haber yapabilselerdi.
  • biz bakirkoy'de oturuyorduk. ama ilkokulum yusufpasa'daydi. servise bindigin anda okul binasindan ibaret bir dunya. bir de demir parmakliklarin ardindan balon ve bilumum ucuz oyuncak satan amcalar... bir de karsidaki kirtasiyeci... ama ille de cikis kapisinin karsisindaki borekci... kürt böreğine niye kürt böreği dendiği hakkında hiçbir fakir sahibi olunmayan, acaba kült böreği mi diye orijinal fikirlere imza atılan yıllar... hemen dibindeki dönerci sadıktan habersiz geçirilen 5 koca yıl... ve taş duvarlar... bir de topun atatürk büstünün arkasından aşağı sokağa kaçması... 3'ten sonraki 6'ya kadar süren etüd dersleri... adanmış bir ilkokul öğretmeni... anadolu lisesi sınavları... tenefüslerde oynanan enteresan, bazen de vahşi oyunlar... o zaman kurulan sıkı dostlukların herkesin evrende kendi salınımına kavuştuğu bir noktaya geldiğini tahayyür ile izlemek...
  • ilkokulu orada okumuş, 70'lerin ve 80'lerin çocuklarının hafızasında önemli bir yere sahip olan bir öğretmeni (bkz: nimet çanakçılı) birkaç sene önce emekli etmiş tarihi okul. sanırım 1991 yılında pansiyonlu olup "aksaray mahmudiye pansiyonlu ilkokulu" adını almıştı. hatırlayan bilir; balkonlu bir sınıfı vardı. ama tabi ki balkona çıkmak tehlikeli ve yasaktı. hamdullah suphi tanriöver, tevfik fikret, metin akpınar gibi isimleri mezun etmiştir.
  • bugün üniversiteyken bile ortamını özleyebildiğim ilk okulum.
    yemekhanesinde çıkan yemeklerden biraz daha yiyebileyim diye ziyaret ederim arada.
  • istanbul fatihte bulunan mezunlarından olduğum,yarı açık hapishane.
    şimdi neden yarı açık hapishane dediğime gelirsek sabah 9'da başlayıp akşam 6'da biterdi benim zamanımda.ilkokul öğretmenimse tam bir deliydi,sürekli ödev verir,öğrenciler arasında ayrım yapar,her hafta yazılı yapar,sürekli bize bağırırdı bazen de döverdi,devlet okulundan tiksinme sebebimin başında gelir.o 5 sene bitsin diye çocuk halimle ne kadar dua ettiğimi bir ben bilirim bir de allah.ilkokul öğretmenleri sürekli olarak birbiriyle yarışır kimse kimseyi kandırmasın kimin velisi kime ne hediye almış yarışına girdiklerini bile bilirim.ortaokul kısmı ise tam bir şenlikti benim için senelerce bütün günümü birlikte geçirdiğim arkadaşlarım kardeşe evrilmişlerdi artık kolay mı annemden babamdan çok görüyordum onları sonuçta.keşke lisesi olsa da ayrılmasak derdik ama iyi ki lisesi yokmuş sonradan anladık.ortaokul hocaları da ilkokul hocalarından pek farklı değildir,ergen öğrencilerle inatlaşanlar mı dersin güç gösterisine girenler mi.hele bir tane manyak vardı asla unutmam haticeydi adı türkçe dersine girerdi manyaklığından okulda dersine girsin girmesin dövmediği kalmamıştı.öğrenciyi derse teşvik etmek adına pek bir şey yapmazlardı yalnız ders boş geçmezdi öğretmen gelir dersini anlatırdı.o yönden yine de çoğu devlet okulundan iyidir hakkını yememek lazım.zaten haydar berdibek'ten sonra okulun kalitesi maalesef epey bir düşmüştü.çok başarılı olabilecek öğrencileri ziyan etmiştir benim nazarımda o çocuklar bu açıklarını üniversite sınavında epey bir kapattılar hak ettikleri yerlere geldiler orası ayrı.
    not:bazen hala ne olursa olsun sadece arkadaşlık ortamını özlediğim okuldur.
  • 28 yıllık hayatımın en çok özlediğim dönemidir. fatih'teki oğuzkaan koleji ve aksaray'daki akasya koleji maceralarımdan sonra 5. sınıftan 8. sınıfa kadar muhteşem arkadaşlıklara sahip olduğum, o günlerde kazandıklarımın bugün bir birey olmamda çok etkisi olduğunu düşündüğüm okulum.

    rahmetli fen bilgisi öğretmeni sami hoca, pasaklı kıyafetleri kirli sakalı ve senede bir kez traş olan kır saçlarıyla efsane tebeşir fırlatma ustası şahabettin hoca, bugün artık göbeklenmiş ama hep iyi niyetli bedencimiz nuri hoca, öğrencisinin suratına hem tüküren hem de çok seven ayarsız bir adam yüksel hoca, derslerde ilahi ve ezgi söylemeyi seven, çocuklara islami ve ahlaki değerleri daha taze mezunken geldiği bir okulda tüm iyi niyetiyle anlatmaya çalışan yasin hoca, askerlik macerasını yaşayan el işi öğretmeni asım hoca...

    hiçbirinizi unutmam mümkün değil. arkadaşlarımı tek tek saymama gerek yok zaten. yalnız gördüğüm odur ki; bu okulun o dönemki jenerasyonundan mezun olan insanlar hayatın içerisinde gerçekten düzgün birer birey olmuşlar. büyük çoğunluğu muhteşem okullarda, harika kariyerlere sahipken, akademik anlamda bu denli yüksek başarıyı yakalayamanlar dahi insani açıdan son derece olgun ve hayata karşı çalışkan ve saygılı insanlara dönüşmüşler.

    bütün bu güzel günleri yaşatanlara, emek verenlere teşekkürler. en tepedeki iki ismi hatırlamadan da bırakmayalım. tatlı sert yapısıyla öğrencileri hizaya çok iyi sokan sevgili müdür yardımcısı sedat hoca. ve tabi ki bu okula hayatını adamış, bu insanları biraraya koymuş, çarpık eğitim sistemi içerisinde nadide bir çiçek gibi bu okulu korumuş kollamış, karşısında korkudan tir tir titrerken konuşamamayı da sarıldığında el öptürdüğünde bizi çok mutlu etmeyi de başarmış, "evladım!" diye okul hoparlöründen haykırışı hala kulaklarımda çınlayan rahmetli haydar hoca...

    hepinize saygı ve sevgilerimle...
  • ilkokulu okuduğum 1873 yapımlı tarihi okul. yemekhanesine yaklaştıkça bezelye yemeği kokusu gelir. okulun karşısındaki börekçinin börekleri enfestir.

    edit: restorasyon ayağına iyice toki okuluna çevirmişler.