şükela:  tümü | bugün
  • "duyarlı" veliler tarafından gerçekleştirilen eylem. çocuklarının otizmli öğrenciler ile aynı çatı altında okumasını protesto (!) etmişler.

    istanbul otizm gönüllüleri derneği başkanının lafıyla:

    --- spoiler ---

    "keşke biraz insan olabilseniz ve bu birlik halinizi, gücünüzü faydalı işlerde kullansanız" ifadeleriyle eleştirdi. yetkililerin önlem almadığının altını çizen (dernek başkanı) sedef erken velilere de "umarım çocuklarınızda karşınıza çıkmayan otizm ve benzeri nörolojik farklılıklar torunlarınızda karşınıza çıkınca derneklerimize gelir destek isterseniz. bugünkü bütün kötülüğünüze rağmen o gün yine biz elinizden tutacağız. çünkü size benzemiyoruz ve hiçbir zaman benzemeyeceğiz"
    --- spoiler ---

    edit: şöyle bir başlık varmış, moderasyon doğru başlık altında birleştirebilirse çok güzel olur (bkz: otizmli çocuklara karşı eylem)

    büdüt: birleştirildi. teşekkürler kanzuk*
  • ben ankara’da, o zamanlar şehrin taşrası sayılacak bir semtte ilkokula gittim. o zamanlar böyle otizm, hiperaktivite vb. yeni yeni biliniyor halk arasında. düzenli doktora gitme alışkanlığı yok çevrede. psikolog falan cümle içinde geçmiyor zaten. farklı olanları biliyorsun, seziyorsun ama çocuksun.

    bizim sınıfta bir abdullah vardı, haymana’dan gelmişlerdi. oradaki öğretmen durumunu farketmiş, özel kitaplar-video kasetler getirtmiş aileye. ama ailede kasetleri oynatacak alet yok. zaten belki haymana’da yok o alet o sırada. baba canını dişine takıyor, bu çocuk burada kaybolup gidecek diye ulus halinde iş buluyor. kalkıp geliyorlar bizim semte.

    sınıfta gruplaşma olur ya hemen ilk haftadan. herkes kime yapıştıysa sene sonuna kadar onunla. abdullah tek.kantinde tek, beden dersinde tek. yağmur başlar, herkes koşar gider evine, abdullah koşmuyor. sınıflar birbirine sataşır ya, bizim sınıfta okuyor diye bu abdullah’a da sataşıyorlar. abdullah derdini anlatamıyor zaten, kitlenmiş çocuk. üstünü başını yırtmışlar. biz onu öyle gördük. biri önlüğünü çıkardı verdi, biri yakasını verdi. böyle anlatıyorum ama bunlar büyük işler o yaşta, önlük nereye veriyorsun çıkarıp birine. biz abdullah’ı sakinleştirdik. evini tarif etti, gittik birlikte.

    annesi oğlunu başka önlükle görünce ağlamaya başladı. bizi gördü hem getirdik diye teşekkür ediyor hem ağlıyor. “atanıza rehmet” “atanıza rehmet” diyor sarılıyor. biz de ağlıyoruz, çocuğuz daha. biz abdullah’ı yanımızdan ayırmadık. birlikte mezun olduk. mezun olduğumuzda sınıfın en kötüsü değildi, ortalardaydı.

    bize bunları anlatan olmadı, abdullah’ın özel biri olduğunu biz kendimiz keşfetmiştik. veliler de bunu bilirdi. masa örtüsü sırayla yıkanacak, “abdullah’a bırakmayın siz getirin” derlerdi. “defterleri kaplı mı bakın, değilse siz kaplayın. üstünü başını düzeltin, belki kendisi yapamaz.”

    o zaman elden bunlar geliyordu. her sınıfın abdullahları vardı. şimdi elinizde envai çeşit telefon tablet, çocuklarınız sizden bilmiş yaşayıp giderken, tiktokundan evlilik yarışmasına kadar her bir halttan haberdarsınız. ama otizmli bir çocuğu yuhalıyorsunuz öyle mi?

    yok olasınız.
  • iste anadolu insanı. resimlere iyi bakın. kimbilir ne sanıyorlar otizmi. cahil insanların kafalarının ici dipsiz cirkinlikler kuyusu.
  • haberi ilk okuduğumda otizmli öğrencileri istemeyenleri protesto ediyorlar zannetmiştim. habere alıcı gözle biraz daha bakınca otizmli çocukları istemeyen velilerin, okul çıkışında otizmli çocukları protesto ettiğini okuyunca nutkum tutuldu.

    ayıp desem ayıp olamayacak kadar ciddi bir şey. bu resmen suç! yazıklar olsun size.
  • demek ki neymiş;
    veli olmanın ilk şartı çocuk sahibi olmak değil, insan olmakmış.

    yazık
    çok yazık lan!
  • çok vicdansızlık gördükte böyle kolektif orospu çocukluğuna pek rastlanmadı.
  • (bkz: cahilim demenin alternatif yolları)

    otizmi bulaşıcı sanıyorlar herhalde.

    bunlar da toplanan kalabalık. foto
  • bir süredir oğlumun okulundaki sorunlarla uğraşıyorum ve hem benim çocuğum hem de diğer çocuklar doğru eğitim alsın diye hiç de bürünmek istemediğim bir role girmek zorunda kaldım. yok yere savaşıyor gibiyim.
    birilerini örgütlemek çok zordur ülkemizde ama bakıyorum aksaraydaki veliler çok güzel örgütlenmiş. hem de çocuklara karşı hem de otizmli çocuklara karşı. o kadar acı bir şey ki yapılan... tek düşündüğüm çocukların bunu nasıl algıladığı ve kalıcı bir etkisinin olup olmadığı.

    anlatacak çok şey var ama hani bazen hem nereden başlayacağınızı bilmezsiniz hem de haliniz kalmamıştır ya, tam olarak öyleyim bu aralar. benden bunu yaratmayı nasıl becerdiler bilmiyorum ama yorgunum, üzgünüm, yalnızım, umutsuzum.
  • (bkz: iç anadolu yobazı)

    tabi ki dolu bakiniz.