şükela:  tümü | bugün
828 entry daha
  • ben ilkokulu meliha akad diye bir ilkokulda okudum, yaşım kırkbeş ve benim okuduğum okulda özel egitime muhtaç çocuklarin gittiği bir sınıf vardi. o zamam özel eğitim falan yok ve bu öğrencilerin normal cocuklara entegre olarak ayni okulda okuma fikri kimden nerden çıktı fikrim yok ama biz ne zarar gördük ne zarar verdik birbirimize dahası velilerin bile aklina boyle bir şey gelmedi, hiç bir zamanda sorun olmadi, hatta çocuk aklı işte, onlar gerizekalı falan dediğimizde ailelerimizden azar işittik ve belki de bu yüzden daha duyarli ve bu tip genetiksel duruma sahip çocukları kabullenir olduk.
    ne zaman bu çocuklar özel okullara ve sınıflara ayrıldı yani toplumdan koparıldı işte o zaman dışlanma ve hor görülüp acıma hatta deyim yerindeyse vebalı gibi muamele görmeye başladilar.
    otistik çocuklar özel çocuklardır ve evet belli sıkıntı yaşanabilir özellikle güç kontrolünde ama bu sağlıklı çocuklara sahip ebeveynelerin, bu ozel egitime ihtiyaç duyan çocukları ve ailelerini yuhalamasini gerektirmez, bu sadistlikten başka bir şey degildir.
    zaten aileler bu çocuklar ile normal hayata entegre olamazken ve dahasi bu kendi seçimleri bile değilken bir de böyle muamele gormeleri hem ic acıtır hem de çaresizliklerine çaresizlik katar.
    cok üzücü.
  • yaparlaaar.

    yuh da çekerler imkanları olsa döverler de.

    yetinmez yılan sesleri ile fısıldarlar yaramazlık (!) yapan çocukkara :

    " bak allah babs (!) onşara ceza (!) vermiş. uslu olmassan sana da verir "

    bu toprakların halkı cehalet ile lanetlenmiştir. bu lanetlerini de cahilliği övenleri de severler.

    bu toprakların insanı garibi , güçsüzü, zayıfı ezmeyi sever. hep ezildiğinden şikayet edenler fırssatını bulduğu an aşkla zalim liğe soyunurlar.
  • depderin bir cehalet çukurunda şu ülke, öyle ki sözlükte bu cehalet çukurunun aynalarından biri sen kimsin ki o çocuğu yuhalama haddini buluyorsun. bu zihniyetin büyüttüğü çocuğa 3. bir kişiden daha fazla zarar vereceği açık.
  • 4 sene önce kızımı kayıt etmek için okulları gezerken, bugün okuduğu vakıf okuluna geldik ve bilgi alıyoruz. eğitim, yemek, servis ve fiyat bunlar konuşuldu ve yetkili " bizim okulumuz özel eğitimli öğrencileri bütün sınıflarda en az 1 maksimum 2 tane olacak şekilde alır ve okul sonunda mezun edene kadar devam ettiririz, bu sizin için sorun olur mu? " dedi. eşimle birbirimize baktık ve aynı anda " hayır tabi ki, neden sorun olsun ki? " diye cevap verdik. bütün sene boyunca sınıfta özel eğitimli arkadaşları ile beraber olan öğrenciler yaz tatilinde kendilerine verilen takvime göre o sınıf arkadaşlarını arıyor eğer mümkün ise ziyaret edip günü onunla geçiriyor. hatta yıl sonu müsameresinden önce her sene mutlaka " kalemin renkleri" adı altında özel eğitimli öğrencilerin sunum yaptığı, danslar ettiği, spor ve tiyatro gösterisi yaptıkları ve en sonunda hep beraber şarkı söyledikleri muhteşem bir gösteri yapılıyor. kızım her sene bu gösteriye katılıp arkadaşı ile sahneye çıkarak yardımcı oluyor. bu muhteşem gösteri sırasında ağlamaktan gözlerimiz, alkışlamaktan ellerimiz şişiyor. bunları neden yazıyorum? bu olayda her kim o melekleri ve ailelerini yuhaladıysa bizzat onlara tepki gösterin genelleme yaparak bu milletten ümidinizi kesmeyin. bir çift laf bu pisliği yapan kişilere " sizin çocuğunuz umarım sizin gibi pislik olmaz".
  • yuhalanmamış olsa bile, müdür muhtar ve veliler orada bir olay yaratmışlar bu ortada. o çocuklar zaten ayrı kapılardan girip bahçeye bile çıkmadan "kaynaşmaya" çalışıyorlarmış orada.

    kamuoyunda da destek amaçlı bile olsa bu konunun çok yanlış değerlendirildiğini düşünüyorum. sürekli insanların vicdansızlığından dem vuruluyor. evet insanlar vicdansız ve kötü. içimizde milyonlarca adi yaşıyor. ama başka insanlar hakları olduğu şekilde yaşamak için o vicdansızların merhametine muhtaç değil.

    otizimli çocukların kaynaştırma amaçlı olarak bu şekilde diğer bütün çocuklarla beraber eğitim alması gerekiyorsa almalıdır. bu kadar bitti! beğenmeyen kendi çocuğunu göndermesin!

    evet ben de şaşırıyorum. ulan o çocuk senin çocuğun olsaydı, sen hakkını aramayacak mıydın? o zaman mağdur olduğun zaman ağlamayacak mıydın? hiç mi ben o insanların yerinde olabilirdim hala da olabilirim diye düşünmüyorsun? ama konu bu değil.

    bu insanların anlaması gereken bir tek şey var: senin seninle eşit haklara sahip bir vatandaşın çocuğunun nasıl bir eğitim alacağına sen karar veremezsin. bunu anladıkları an o bahçeden defolup gidecekler gerekirse polis nezaretinde atılacaklardır. bu kadar!

    sorulması gereken soru benim açımdan bunların vicdanı var mıdır yok mudur değil, bu cüreti nasıl elde ettikleri. evde gidip kendi beyinlerinde istedikleri kadar kötü düşünce üretebilirler ama bunu hayata geçirmek adına eyleme geçtikleri zaman bu suçtur! bu tip insanların bu şekilde örgütlenmesi ise ayrı kepazelik. linç kültürü bu. bunun başını çeken orda normalde sen ne yaptığını sanıyorsun dediğin zaman kem küm edip böcek gibi sinecek bu tipler birbirinden cesaret alıyor. sonra biz vicdansız mısın diyoruz. vicdan kötülük ile tanışmış kötülüğü tanıyan yetişkinlere özgü bir duygudur. özgür iradesi olmayan kitlelerin vicdanı olamaz. değişkendirler. onların vicdanına bağlı olarak bir sistem kurulmamalıdır. kanunlar bu yüzden var. elbette ki vicdanı olan insanlar var. ama iyilik, sadaka, bunların tamamı züppece ve üstten bakan bir tavır da içerir. insanlara öz hakkı olan şeyleri siz veriyormuş gibi yaparak kendinizi onere etmeye de hakkınız yok. yahu sen kimsin de bu çocuklar gelmesin diyorsun ya da başka bir yere aaaa girebilirler diyeceksin. sen nasıl elini kolunu sallaya sallaya gidiyorsan o da gidecek.

    sizden izin mi alacaklar? merhamet değil hak hukuk işlesin yeter.
  • ben bu kadar kötülüge artık inanmak istemiyorum. saf kötülük saf.
  • çocuk ailesini bir nevi tanrı gibi görür. o mutlak doğrudur, sevgisine layık olmalı ya da onlarla var olmalıdır. ve doğduğu-içinde olduğu akla zihne uyumlanır, sorgudan öte mutlak kabuldedir. sen gel bütün ve biz olmak yerine insanları böl ve bunu "ayrıcalıklı" (sadece kendi çocuklarını kıymetli görmeleri) diye yap .ve o ailelerin çocukları ailesi ile gururlansın, haklı karşılasın "biricik"liğini , "üstün"lüğünü ebeveynlerinin tepkilerini izlerken. ınsan olma lûtfuna ermek kolay değil... herkes "insan" olmuyor ... dilerim ki o insani melekeleri zayıflamış ebeveynlerin çocuklarına insan eli değer ve kazanılan çocuklar olurlar içimizde...
2 entry daha