şükela:  tümü | bugün
  • hakan günday'ın zargana romanında bu konuya değinilir. bir karakter, etkin eşcinsel ilişkilerde bulunan, kaslı, güçlü birisidir. birlikte olduğu erkekler de... kadınları sevişmek için zayıf yaratıklar olarak gördüğünden bahseder.
  • bak bu küçüklükten beri kadınların kendi peşinde koşan ya da kendisi için her şeyi yapabilecek adamları siklememesi hipotezine uygun bir karizmatik bulmadır.

    lisede falan kızları siklemeyen erkekler beğenilir ya ekseriyetle... zira aktif gay karı kısmını siklemez. onlar da hasta oluyorlar işte.
  • şimdi aktif gayler "doğada birlikte olabileceği en güçlü canlıya üstünlük kurabilir bir erkek" olarak tanımlanmış ama bizim zoofil arkadaşlar baya alındı, katırlarla ilişkiye girenlerdeki karizmayı düşünemiyorum bile bu bahiste. hepsi bi yana, cinselliği ve erkekliği bu şekilde "üstünlük kurma" üzerinden tanımlayan bünyelerin homofobiklikleri eleştirmesi muazzam bir duydu, kasıklarına ılık şarap yayılıyor gibi oluyor insan.
  • aktif gay/eşcinsel deyimi, eşcinsel ilişkide heteroseksist bir ilişki içindeymişçesine erkek gibi siken, ilişkide erkek rolünü alan ve bu tarz erkeksi davranışlar içinde bulunan eşcinseller için bir tanım değeri olarak iş görür. bir benzeri için; (bkz: butch) yani bir noktada heteroseksuel ilişkide siken erkek, eşcinsel bir ilişkiye manuple edilince siken konumunu koruyarak bu sıfatıyla karizmatik, güçlü ve sikici tabirinden zerre tanım kaybetmemiş olur.

    "dayatmacı heteroseksuel bakış açısı patriyarkal iktidarın mihenk taşlarından biridir. bu heteroseksist bakış açısına göre sikmek fiilen erkekliğin şanından gelirken, sikilenler erkekliklerinden kaybedip kadınsılaşır. erkeklerin köşeli aidiyetlere sahip olmasının karşısında, ezilen tarafta saflarını bulan eşcinsellerin toparlaşarak yuvarlak aidiyetlerle kadınsılaşması da bu hastalığa işaret eder ve tespitimizi doğrular." (bkz: #19354000) pasif gay'ler ile butch lezbiyen'lerin toplumsal cinsiyet rollerindeki yerini hatırlayalım.

    aslında "yakışıklılar da", insana da benziyor bak bi kardeş şuna, ele bile gelir kesin cillop gibi siki vardır mantalitesine yakın asrın tespitleriyle kendinizi harika birer özgürlükçü, über-kadınmışçasına tanım değeri olarak heteroseksist pazara sunarken, heteroseksuel bir tabilik ilişkisine girerek çoktan toplumsal cinsiyetin ve heteroseksizmin savunuculuğunu yaptığınızın farkında olmayabilirsiniz, olun.

    cinsiyetçi yaklaşımlarda, bir kadının ancak ve ancak heteroseksuel birleşmede kadınlığını sergilediği iddia edildiği düşünce sistemlerinde, erkeğin güçlü, kadının zayıf görülmesinde beis yoktur. bunun tam karşısında sizin tarafında olduğunuzu iddia ettiğiniz özgürlükçü görüş ise toplumsal cinsiyetin devrilmesi, tasfiye edilmesi veya had safhada muğlaklaştırılması gerektiği, çünkü toplumsal cinsiyetin her zaman kadınların tabi kılınmasının bir işareti olduğunu savunur.

    erkeklerin hem duygusal hem fiziksel olarak güçlü olduğunu belirtip kadınları zayıf olarak imlemek bugün toplumun senin kafanda yarattığı imgelemin hastalıklı suretidir. duygusallığı bir acziyet olarak görmeni geçiyorum, toplum sana böyle öğretmiş derim, egemen koşullar yıllarca "işte bu doğrudur yersen" demiş, yemişsin, anlamaya çalışırım. ama kadınları bu duygusallığa bağlı olarak zayıf görmek, ve bunu da tüm kadınların biyolojik geninde yazan bir kadermiş gibi aksetmek düpedüz aymazlıktır. hele ki bunu, bir gay'in güce tapma aşkı hasebiyle kadını zayıf olarak gördüğü için bir erkeği sikmeye değer bulduğu mantığıyla yoğurmak benim bu yorumları yapanın bir kadın olduğuna olan inancımı gittikçe düşürüyor. yok artık!!

    ha bunun dışında, içinizde salınan hastalıklı güce tapınma hasbi-halinizi bütün kadınlara genelleştirmeden önce, kendi sistemkarlığınızın farkına varın, habitunuzun dışına çadır kurmadan tiz sesler korosu oluşturmayın, bunları akıl süzgecinizden geçirdikten sonra semptomlarınız hala devam ediyorsa bir uzmandan ciddi bir profesyonel yardım alın.

    ben bir kadınım, kaburgalarımı bazen can sıkıntısından sayarım ama ademin kızı değilim, duygusal olmakla beraber elmanın sert sulusunu severim. kimsenin götünün kemiğinden oluştuğumu sanmıyorum, yoksa kendimi göt gibi hissederdim. elmacık kemiği miydi inan hatırlayamadım ama ortada bir omurga, kemik neyin var, bunu bile yerim derseniz paket yapıp eve servis olarak gönderebilirim. mümkündür.
  • kafa bu kafadır:

    (bkz: erkek adam erkek siker)
  • homofobik homoseksüellerin tavan yaptığı güzide ülkemizde savunulabilen düşünce. dahası biseksüel insanlar bile söyleyebiliyorlar bunu. erkek olmak isteyen kadınlar da olabilir. ah birde onlarda da sik olsa. hayat onlara bayram olsa.

    (bkz: sike tapmak)
  • abi ben diyorum zaten bu üreme zorunluluğu olmasa erkekler kadınlarla uğraşmazdı bile. hem ağlak hem zırlak hem zayıf hem mal hem kaprisli hemiş de yüssük çorbası gibin. erkekler farkın varın artık!!! kadınlar bin yıllardır üreme iktidarını ellerinde tutuyorlar üstelik bunu da en doğal haklarıymış gibi bize yutturuyorlar. olmaaayaa kaadın cihaaandaaaağ. bilim bilim nedir ki bilim, biraz da erkekler için çalışsın, eşşeyli üreme hakkımız sikeğ sikeğ alırız. yok mu lan bunun aleti? erke dönergeci iş görür deyolla var mı aslı astarı abisi?
  • sana yanlış öğretmişler yinge cümlesiyle mantık hatalarına itiraz edebileceğimiz önermedir.
    nedendir efendim? bi bakalım.
    çünkü aktif eşcinsel ve pasif eşcinsel diye bir şey yoktur. ha vardır nasıl olur: evinde halim selim düşürürse takılan bir arkadaşsa bu arkadaş pasif olarak adlandırılabilir ya da her gece skor üzerine skor halinde bir bar kelebeğiyse kendisine aktif demek mümkündür. (neyse mevzuyu sulandırmayalım-yok öyle birşey açıklamasında bulunmak zorunda hissettim kendimi ağır salakların var olabileceği ihtimalini göze alarak ve haliyle zittik espriyi)
    simdi yataktaki roller ziten ve zitilen olarak bakabilmek, ancak eşcinselliğe, 'orda bir köy var uzakta gitmesek de görmesek de' salak lirizmi içinde yaklaşmak, ya da kahve muhabbetlerinde mümkündür. yani yok öyle bir sey demek zorundayız bazı sözlükçü genç arkadaşları hayal kırıklığına uğratmayı göze alarak. eşcinsellik ve travestizm birbirinden ayrı ancak ağırlıkla kesişen kümelerdir. yani her gördüğünüz maço aslında sizin sandığınız ve yücelttiğiniz kadar errrkek prototipine uymayabilir kusura bakmayın. ya da ağır makyajlı kadınsı jeanlar giymiş erkekler sandığınız kadar pasif(!) olmayabilir. yatak rolleri son derece değişkendir eşcinsel ilişkilerde. özellikle travestilerle cinsel ilişkilerin günümüzde sektörleşmiş olması da tam da bu nedenledir. arz talep meselesi. o bıyıklı son derece errrkek erkekler evlerindeki karılarının ruhu bile duymadan alev yada okşan isimli bir travestinin kollarında kendi ruhları ve kimlikleriyle buluşurlar. bu adamlar sizin gözünüzde son derece aktif ve son derece errrkek olmalarına rağmen. üzgünüm. hayat acıdır, biber de acıdır. o zaman hayat da biberdir gibi dahiyane çıkarımlar yapabilirsiniz. her neyse aristo'dan bu yana biraz olsun kilometre kat ettiğimize inancımız azalmadan devam edelim.
    zitmek ve zitilmek kavramlarına dönelim. yani sandığınız gibi her zaman bıyıklılar zitmez ve aslında zitilmek de güç kaybettirmez. eğer öyle olsaydı hepimizin dildolar elimizde uzup ip belimizde gibi bir mantık içinde hareket etmemiz ve doğamızla mütemadi bir çelişki içinde yaşamamız gerekirdi.
    kadın zitildiği için az ya da eksik değildir. bu birincisi. ha siz bu pozisyonda konumlamamış olabilir ve zitmeyi yeğ tutabilirsiniz ama oyun her zaman kurguladığınız şekilde devam etmeyecektir. duygusallık meselesine girelim. duygusallık güçsüzlük demek olmadığı gibi duygusallıktan uzaklık da en fazla elinizdeki sosyal kozlardan, zenginliklerden birini kaybetmeniz demektir. kadın zekasının erkeğe göre çok daha girift olduğu kanıtlandı laboratuar ortamında. bu kadın türünün eksisi değil olsa olsa artısıdır.
    evet ortada bir sürü adam var ve bu adamları yeterince tanımıyorsanız bu adamlar sosyal nedenlerle eşcinsel olduklarını dile getirmezler. dile getirenleri de ya kendi zihinsel süreçleri, ya psikolojik mekanizmalar ya da sizin yeterince anlamayacağınız hali hazırda ayıplayacağınıza kınayacağınıza inandıkları için ucundan kenarından yırtmak için aktif olduklarını söyler. hatta büyük çoğunlukla böyle bir şeyi söylemezler sadece siz onları ancak eşcinsel bir ilişkide (hali hazırda bunu kabul etmek bile kolay değilken) onu ancak aktif olarak tanımlayabilirsiniz. çünkü bu adamı zitilirken düşünmeye tahammülünüz bile yoktur. bu sizin kendinizle barışıklık sorununuzun sonucudur. çünkü hali hazırda bir kadınken mevcut cinsel durumunuzu bir aşağılanma, kirlenme, günah unsuru olarak görmektesiniz. (ne büyük trajedi) endişeye mahal yok zitilen siz de olsanız başkası da kirlenen kimse yok aslında ortada.
    sakin olun. kendinizle bedeninizle barışın ardından diğerleri de kolayca gelir.
    ha eşcinsel erkekler çekici midir bir heteroseksüel kadına göre: evet bazen. hatta imkansız görünenin cezbine kapılmak da var işin ucunda. ne kadar kadınnnn olduğunuzu egolarınızın aynalarında onaylamak var değil mi? (o kadaaaaarrr baştan çıkarıcıyım ki eline kadın eli değmemiş bir adam benim için çıldırdı- eğer hayalleriniz buysa size şunu söyleyebilirim en fazla eşcinsel numarası yapan bir arkadaş tarafından zitilmeniz an meselesi)
    evet bazı eşcinsel erkekler son derece caziptir. bazı heteroseksüel erkeklerin de olduğu gibi.

    edit piaf:
    fantazilerinize karışmıyor hatta saygı duyuyoruz. ama iş feriştah yenge olayından çıkıp doğruluk payı içeren bir fikirler silsilesi olarak anlatılırsa itiraz ediyoruz.

    ve itiraf: dolce gabanna reklamlarına bayılıyorum``