şükela:  tümü | bugün
  • bir ülkücü olarak adadilde eğitime destek veren, pkk en kısa sürede türkiyelileştirilmelidir açıklamalarını yapan bir adam kendisi.

    şu an cnn'de konuşmakta.

    +1
  • hayatımda gördüğüm nadir entelektüel seküler milliyetçilerden, bak milliyetçi demedim.

    tesadüf eseri tanışma fırsatına nail oldum ve oldukça alakasız bi' ortamda saatlerce politik konulara derinlemesine girip muhabbet ettik. derin devletten tut, ülkedeki milliyetçi profili, milliyetçi hareket partisi'nin gidişatı, iyi parti'nin durumu, siyasi iktidar'ın vaziyeti, cumhuriyet halk partisi'nin durduğu nokta, ülkedeki sol hareketler, kürt sorunu, kıbrıs sorunu, adalar vesaire derken vakit nasıl geçti idrak edemedim, o derece.

    tabi tanıştıktan sonrasında stalk eyledim kimmiş, neler yapmış filan derken resmen ülkü ocakları eski genel başkanlarından biriyle tanışmışım ve adam bana eski ülkücü tribine girmeyi bırak, ocak başkanlığı yaptığını bile söylemedi, şaka gibi. 90'lı yıllarda ülkücülerin mafya ile olan münasebetlerine karşı durmaya çalışmış, deniz gezmiş'in mezarını ziyaret etmiş, enteresan bi' demokrasi ve ifade hürriyeti algısına sahip garip bi' adam. neden garip?
    çünkü alışkın değiliz biz böyle adamlara. ülkece kutuplaşma politikalarının dibini gördüğümüz için, normal şartlar altında bi' ülkücünün, ülkü ocakları genel başkanlığı yapmış bi' adamın aklı selim hareket etme ihtimali pek mümkün görünmüyor da ondan.

    elbette önyargı iyi bişi değil ama ülkenin dinamikleri ve o dinamiklerin refleksleri de ortada. gram ayırmadan söylüyorum, ülkenin ne solcusu ne de sağcısının beynine onyıllardır gram kan gitmiyor. güvenlik ve yok etmeye dayalı politik refleksler yerine yüzleşme politikalarını benimseyen insanlara ihtiyaç var nitekim.

    edit: ben kurtlu adamım, kendisiyle zirve ayarlamasak ekşi siyaset için eksiklik hissedecektik. geçen pazar bi' zirve yaptık ve yeni rekorumuzu kırdık, tam yedi saat boyunca başkan sorularımıza yanıt verdi, kafasındaki soruları bize yöneltti.
    detaylı bi' entari girmek zaruri oldu tabi haliyle.swh
  • ülkü ocakları eski başkanı olmasının yanı sıra geçtiğimiz günlerde chp'ye üye olmuştur.

    geçtiğimiz günlerde kendisiyle tanışma fırsatına eriştim. belki beynimize yerleştirilmiş ön yargılardan dolayı ama ülkücü denince akla gelen prototipten çok daha farklı entelektüel ve pek çok konuda derinlemesine bilgi sahibi bir insan ile karşılaştım açıkçası. sohbetimiz sırasında pek çok farklı konu hakkında konuşma fırsatına eriştik.
    neler konuştuk neler söyledi diye girersem hem işin içinden çıkamam hem de bir insanın anlattığı şeyleri kamuya açık bir alana bilgisi dahilinde olmadan paylaşmak uygun olmaz haliyle. fakat diyeceğim o ki ülkenin alaattin bey gibi geçmişiyle yüzleşmiş, gelecek için bir şeyler umut etmeyi bırakmamış ve ülkesine olan sevgiden dolayı bir şeyleri düzeltme ihtiyacı duyan kişilere ihtiyacı var.

    ileride belki alaattin aldemir ismini daha çok duyacağız, belki de politikada tek yaptıkları koltuk işgal etmek olan dinozorlar tarafından bir köşeye itilecek ama sohbetimizden anladığım kadarıyla bir kıvılcım çakmaya çalışıyor ve elini taşın altına koymaya niyetli herkese saygı duymalıyız.
  • zirve esnasında sürekli baltalamama rağmen bildiğini ifade etmekten çekinmedi.benim hissettiğim hepimiz kadar kafası karışık. ama başgan kendi konforundan feragat edip hareket etme ihtiyacı hissetmis. ki kemal kılıçdaroğlu'nun bu sonuçta başlangıç olması beklemediğim bir ayrıntı idi.

    sonuç olarak benim kafamı kapadı, sonra açtı, biraz umut oldu. hayırlısı... evetlisi... hepsi bir olsun dedi. ben öyle anladım.
  • son birkaç seçimde biraz kırılmış olsa da, hep söylediğim bir şey var: türkiye'de seçmenler futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutuyor. bu 'yensen de yenilsen de kalbimiz seninle!' duruşu ise oy vermenin doğasıyla çelişiyor. siyasi partiler ve politikacılar, yaptıkları politikalar ile biz seçmenlerin hayatlarını kolaylaştırmak için varlar. işte kendisini takdir etme sebebim de chp'ye geçişini açıklarken bu futbol takımı tutma analojisini kullanmış olması. ülkesini gerçekten seven siyasilerin, vatandaşı için doğru politikalar önerdiğine inandığı partilerde siyaset yapması ve politika üretmesi gerekir. bu tabii ki türkiye'de bolca gördüğümüz şekliyle herkes parayı nerede bulacaksa, nereden milletvekili seçilecekse veya nereden rant sağlayacaksa oraya geçsin demek değil. aksine, hayat görüşüne yakın ve ülke yönetimiyle ilgili aşağı yukarı benzeri şeyler düşündüğü partilerde siyaset yapsın ve politika üretsin demek. çünkü insan yaşadıkça, okudukça ve düşündükçe değişen bir canlı. bu yüzden de asıl kendisinin hiç değişmemiş olması; 30 yıl önce söylediği şeyleri tekrarlıyor olması tuhaf olurdu. siyasi partiler arası geçirgenlik de samimi ve gerçekten değişen düşünceler veya öncelikler ışığında olduğu müddetçe kötü bir şey değil.

    bence kendisi bir yandan hem kendi hem de ülke geçmişiyle hesaplaşıyor, diğer yandan da değişen türkiye siyasetinde önceliklerini gözden geçiriyor. üstelik geçmişteki duruşunu değerlendirme biçimi ve günceli yorumlayış biçimi de zaten sosyal demokrasiye çok uzak olmadığını düşündürüyor. üstelik farklılıklara saygılı (özellikle hoşgörülü demiyorum) ve kendisini ülkedeki farklı etnik, dini ve siyasi kimliklerin hepsinin genel yararına çalışmak isteyen, adaletsizliklere karşı duran ve cumhuriyet'in temel ilkelerine sahip çıkılması önceliğine sahip bir insan olarak tanımlıyor. insan sarrafı değilim ama kendisini samimi buldum; umuyorum ki gerçekten samimidir.
  • ülkücü değilim, o nedenle açıkçası ülkü ocakları başkanlarının isimlerini pek bilmem ancak alaattin aldemir ismine aşinalığım vardı.

    geçtiğimiz günlerde chp'ye katılması ve ekşi siyasetçiler'in en son konuğu olması nedeni ile zirveden önce internette ufak çaplı bir araştırma yapmıştım.

    örneğin, wikipedia'daki özgeçmişine bakılırsa, ülkü ocakları eski başkanı olduğunu bilmesem, kendisinin liberal demokrat (liboş değil) bir insan olduğu izlenimine kapılırdım.

    zirvede anlattıklarını saatler boyunca ilgi ile dinledim, onu dinlerken sıkılmanıza imkan yok zaten. "vay arkadaş yaa, bu gerçekten böyle miymiş" dediğim şeyler de oldu, anlamadığım yerler de. entellektüel, bilgili, vatansever, çağdaş, birleştirici bir milliyetçiliği benimseyen ve en önemlisi, inandığı şeyler uğruna elini taşın altında koymaktan çekinmeyecek bir eylem insanı olduğunu anladım kendi payıma.