şükela:  tümü | bugün
  • toplarin namlusuna konan ates edildiginde alevin gorulmesini engelleyen aparata verilen ad. alev orten huni teriminin etimolojik olarak evrilmesinden ortaya cikmis oldugu tahmin edilmekte. (bkz: alev gizleyen)
  • "alev orten huni"nin askerlerce evrilmis okunusu
  • hikayesi soyledir:
    askerlige yeni baslamis bolugun (bkz: acemi) basina gelen komutan silahlari anlatmaktadir.oldukca sinirli olan komutan en ufak harekete bagirip cagirmakta ve acemi askerleri korkutmaktadir.alev orten huni'yi anlattigi sirada fazlasiyla korkmus gordugu askerlerden birine hizla donup sorar:
    -ne denirmis bu alete
    -alafortanfuni gomtanim
    olay uzerine komutan dahil herkes guler ama daha sonra basta o asker olmak uzere tum boluk ceza alir.
    [olay erzincan'da 1980li yillarda olmustur ve gercektir].
  • bu hikayeye dayanarak, ne zaman bir şeyin böyle karmaşık, akıllıca filan bir takım teferruatı olsa bu cisme alafortanfonili deriz.
    zamazingo da benzer çağrışımlı bir sözcüktür.
  • basit bir tüfek düzeneğinde namlunun ucunda bulunan yuvarlak kısım
  • reklam sektöründe bir yerlerden alınmış, orijinal olmayan, kısaca çalıntı işe verilen ad. alafortanfuni diye de telaffuz edenler bulunmaktadır. çok alakasız ama böyle. işte...
  • gulse birsel'in her iki yazisindan birinde kullandigi sozcuk.
  • filiz bingölçenin kadın argosu sözlüğüne göre kadınlar bunu vajina anlamında kullanıyor. inandık mı? inanmadık.
    çünkü aynı kadınlar çapkın bir hanımdan söz ederken allah humme fi karar sokak sokak sik arar diyorlarmış. duymadan inanmam. duysam da inanmam.
  • yaz stajı yaptığım fabrikada ilk günümde fırlama bir işçi tarafından kanban bölümüne gönderilip " bilmem ne abi alafortanfoni kesimini istiyor" dememle keklenmemi sağlayan kelimedir. fabrikada stajerlere yapılan hoşgeldin keklenmesiymiş.