şükela:  tümü | bugün soru sor
  • özet geç diyenler için: alanistanbul'un sanat galerilerinde sergilenen eserlerden bazılarına el koyması rezaleti.

    sözkonusu eserler:

    https://i.hizliresim.com/jor2gw.jpg
    https://i.hizliresim.com/4g7lnp.jpg

    "ülkede sanat yok!" diye yakınanlar buyursunlar...

    ***

    sanat etkinliklerini takip etmeye çalışıyor ve gidişatı az çok biliyorum. aynı zamanda sanatçılarla tanışıyor ve düşüncelerini öğreniyorum. şu sıralar fark ettiğim şey bir huzursuzluk olduğuydu. üzerine gittiğimde korkunç bir gerçekle karşılaştım. sanat galerileri sanatçıların eserlerinin üzerine çöküyor, hatta galeri sahipleri onları satıyor ve paralarını vermiyorlardı. inanın bunları yaşayanların anlattığı şeyleri detaylarıyla dinlerken saf kötülüğün sanat camiasına nasıl bulaştığını görmek beni derinden yaraladı.

    mağdurlardan birisi huri kiriş. 2016 yılında felaket her şeyin çaresine bakar adlı sergisini gezdiyseniz resimlerin muhteşem olduğunu görürsünüz. bu genç sanatçının yaptığı resimlerin boyutları da (150x250 cm- 150x1200 cm vs.) ayrı hayran bırakıyor.

    #alanistanbul, huri kiriş'in bu 2 adet resmine el koymuş, satmış ve ücretini ödememiştir. kime satıldığı belli olmayan eserlerin akibeti belli değildir. sosyal medyadaki paylaşımlarına göre ise galeri sahipleri olan efe korkut kurt ve aslı biçer tarafından huri kiriş'e "isim hakkını lekeleme" adı altında dava açılmış ve sayfaya erişimi engellenmiştir. ve bu da bilişim suçu adıyla yapılmaktadır. yani aralarındaki sanatçı-galerici ilişkisine dair herhangi bir emare bulunmadan sanki eserlerini sergiledikleri kişi değil de dışarıdan bir başkası haklarında karalama kampanyası başlatıyormuş gibi bir durum içine girmişler.

    tek kurban huri kiriş de değil. bu galeri ile çalışan birçok sanatçı aynı duruma maruz kalmış. ek olarak ortada yazılı herhangi bir anlaşma olmadığı halde varmış gibi gösterip kamuoyuna açıklama yapıp sanatçıya iftiracı demişler.

    işin daha korkunç tarafı ülkede o kadar sanat yazarı varken bu duruma kayıtsız kalmış olmaları. ayşegül sönmez, ali şimşek gibi isimlerin bu haksızlık karşısında 3 maymun oynamaları ise çok acı. bu ülkede sanata neden önem verilmiyor diye dolaşanların bu tarz konularda en çok sessiz kalan kişiler olduğunu da görmüş olduk.

    ek bilgi olarak;
    alan istanbul galerisi adını değiştirip "alan gallery" olmuş. yurtdışına açılmak için sponsor arıyorlarmış. yeni isim, yeni kurbanlar…

    ----------

    not: alan istanbul sessizliğini -hala- koruyor.

    http://bantmag.com/…lulde-alan-istanbulda-aciliyor/
  • iddia doğru ise iyi bir gaspçılık örneği sergilenmiş.

    rezalet gibi rezalet.
  • dolandırıcılık sanat piyasasının iç dinamiği olmuş. alan memnun satan memnun düzen sürüyor gibi görünse de satan memnun olmadı mı böyle rezillikler ortaya dökülüyor.

    konuyu takip ediyorum bir süredir. sanatçı işlerim nerde, çalındı, görürseniz haber edin diyor, galeri şikayetçi oluyor. paylaşımın altında yalancılıkla itham edip bir de mahkemeyle tehdit ediyor.

    aslında rezalet gibi rezalet ama her hıyarım var diyene tuzlukla koşan sanat yazarları takımı büyük sessizlik içinde.

    unuttukları şu; sanatçı olmazsa ne sanat olur, ne galerici, ne sanat tarihçisi ne de sanat yazarı. bindikleri dalı kesiyorlar.

    sanatçıya geçmiş olsun ve diğer tayfa da pisliklerinde boğulsun.
  • yapılan haksızlık ve pişkinliğin a+ olduğu bir nevi soygun, gasp durumu. hırsızlık, eşkıyalık, entel magandalık.
  • rezalet puanım 10 üzerinden 10.

    çok üzücü. bu kirli işler kirli insanlar sanat camiasına da el attıysa vay halimize.

    ressamın işlerine göz attım. boyutlarını da düşününce o kadar ince işçilik barındırıyor ki içinde, bu emeğe ve çıkan sonuca hayran kalmamak mümkün değil. umarım çok yakında işleri veya işlerinin değerindeki ücreti kendisine teslim edilir. ve bu sanat eşkiyaları da hak ettiği cezayı bulur.
  • rezaletin daniskasıdır.

    burada bildiğin mafya usulü bir el koyma, gasp hatta ve hatta tehditkar bir pişkinlik mevcut.

    sanatçılar arasında neden dayanışma yok ,bu tip durumlarda neden ortak bir tavır yok onu da anlamış değilim ?
  • galerinin tutanakla eserleri alıp tutanakla vermesi gerekirken, sadece eserler "eksik" teslim ederken verilen tutanak eğer muteber bir belgeyse dava açılabilir. ama malesef türkiye'deki hukuk sisteminin yetersiz kalmasından ötürü danışılan her bir avukat "belge yoksa boşuna" deyip geri çevirmiştir. galeri sahipleri burada işgüzarlık yapmıştır. tutanak tutmak da sanatçının değil galericinin işidir!
  • bir arkadaşım kendi çapında yazdığı şiirleri sosyal medya hesaplarında bile paylaşmadığını, önce noterde tasdik ettirmek istediğini söylemişti. ben de ukala ukala, kim çalacak senin şiirlerini demiş epey kafaya almıştım. aramızdaki samimiyet bu esprileri kaldırıyordu neyse ki ama böyle haberleri okuyunca boşa evham yapmıyormuş diyorum.

    biz korsan kitap bile almazken insanların bu kadar kolay emek hırsızlığı yapabilmesi gerçekten büyük cesaret. zaten zor şartlarda sanatını icra edebilen kişilerin bu şekilde yıpratılması, açılan davaların sanatçıyı değil galeri sahiplerini kayırması da ancak ülkemizde olabilirdi. işin bu kısmına şaşırmadım maalesef.

    umarım yeterli tepki oluşur...
  • yanilmiyorsam bu iş ilk kez huri kiriş'in başına gelmemiştir, şimdi bulamasam da geçmişte aynı kişilerden şikayetçi birilerini daha okumuştum sanki. bulunca editleyeceğim.
    bu esnada kendisinin twitter'da konu ile ilgili yazdıklarını eklemiş olayım: twitter linki

    işin ilginci, sanat camiasinin çok daha emek-üretim ahlakı odaklı olmasını beklerdim, ama içerisinden duyduğum intihaller, intihalleri organize biçimde görmezden gelmeler, sanat piyasasi manipülasyonları, galeri ve jüri kepazelikleri falan inanılmaz leş bir ortam olduğuna işaret ediyor.

    edit: sanatberbat adresinden şükrü karakuş'un uğradığı bir başka haksızlık tweeti. diziyi takip edince zaten bir sürü benzer şeyin olduğunu görüyorsunuz.
  • bu nasıl bir at hırsızlığıdır arkadaş? haraca bağlamadığınız bir sanatçılar kalmıştı...