şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: zone) takım oyunlarında uygulanan savunma taktiği.
  • hatt-i mudafaa yoktur, sath-i mudafaa vardir seklinde ozetlenebilecek olay.
  • iyi yapılması son derece zor olan ve yüksek bir basketbol zekası gerektiren, ancak başarıldığında da iyi bir adam adama dan daha başarılı olan müdafa şekli. bunun nedeni günümüz basketbolunda ilerleyen birebir hücum teknikleri ve önüne geçilmez atletik yeteneklere karşı korakor müdafanın çoğunlukla sonuç vermemesi dolayısı ile adam adama müdafanın en ciddi dilemması olan yardım getirme konusunun alan savunmasında kendiliğinden çözülmesidir. çoğunlukla iddia edilenin aksine alan savunması müdafa için bir dinlenme fırsatı değildir. uzunları faul problemine giren takımların daha çok tercihidir. zone un en önemli dezavantajı ise box-out sorunudur. bu eşleşme problemi veya sayıca azlıktan kaynaklanabilir. eşleşme problemi topun indiği ribaund alanındaki müdafa oyuncusunun karşısına gelen hücum oyuncusundan fizik olarak daha zayıf oluşudur ki bu tamamen zone da müdafanın hücum oyuncularının dizilişine göre eşeleşmesinden kaynaklanır. bir başka deyişle hücum eşleşmeyi dikte eder. bu olay tüm açıklığıyla 2001 suproleague final-four'unun efes - panathinaikos yarı finalinin ikinci yarısında gündeme gelmiştir. (bkz: zeljko obradovic) sayıca azlık ise zone müdafanın esasının top tarafına gömülmesiyle ortaya çıkan bir problemdir. kanatlardan atılan şutların %70'inin ters tarafta ribaunt mücadelesi yarattığı düşünülürse, genellikle zone yapan takımın dipte oynayan oyuncusu iki hücum ribauntçusuyla karşı karşıya kalır.

    altyapı maçlarında genç takım seviyesine kadar alan müdafası yasaktır. bu basketbolun gelişimi için çok yerinde bir harekettir. ancak genç takım koçlarının zone a önemle eğilmesi şarttır ve bu eksiklik türk basketbolunda en iyi zone yapan oyunucunun hala volkan aydın olmasıyla su yüzüne çıkmıştır.
  • futbolda da en az basketboldaki kadar makbuldur.. ama disiplinli bir savunma yapmak her zaman disiplinli bir hucum yapmaktan daha zor oldugu icin, kollektif oynamaya alismamis takimlarda uygulanmasi facialara yol acabilir.
  • toplu oyunlarda savunma oyuncularının sadece topu alan hücum oyuncusuna odaklandıkları savunma biçimi. en sık kullanıldığı spor şüphesiz amerikan futboludur; herkes alan oyuncunun üzerine çullanır (hatta bazen şapşal takım arkadaşları bile, a dostlar).
  • basketbolda değişik versiyonları vardır: 2-3,3-2,2-1-2, 1-3-1 gibi..
    en sık yapılanı 2-3 dür.
  • efes pilsen'in efsane donemlerinde parmakla gosterilecek derecede iyi uyguladigi savunma cesidi. ilginc bir sekilde maca her zaman oncelikle adam adama savunma ile baslardi takim, zira alan savunmasinin iyi yapilan bir adam adama savunmadan fersah fersah yetersiz kaldigina inanirdi aydin ors. ne var ki tamer oyguc macin henuz ilk ceyreginde faul problemine girince, tamer'i birebir mucadeleden soyutlamak maksadiyla gecilirdi alan savunmasina.

    adam adama savunma yaparken zorlanan efes alan savunmasiyla birden sahlanirdi. tercih edilen sistem 2-3 turevi bir savunmaydi. onde petar naumoski ve ufuk sarica, arka koselerde volkan aydin ve o donemde takimda bulunan amerikali kisilik, ve arka ortada tamer oyguc bulunurdu. adam adama savunmanin getirdigi bireysel sorumluktan kurtulmusluk hissi, savunmaya ciddi bi kollektif guc getirir, oyuncular gayet agresif bir sekilde mucadele ederdi.

    yine cok ilginctir, alan savunmasinin tipik sorunu olan ucluk atislara karsi zafiyet degildi bu savunmanin kilidini acan. efsane asvel maclarini ya da david rivers'i hatirlayiniz, cok hareketli oyun kuruculara karsi cuvallamistir efes'in en ciddi kozu..
  • eskiden nba de yasak olan savunma cesidi
  • heybeliada doğumlu yunanlı yazar petros markaris'in komiser haritos adlı kahramanının serüvenlerini anlattığı can yayınları'ndan çıkmış romanı.