şükela:  tümü | bugün
  • alan wilder uzun süredir üyesi olduğu depeche mode'dan 1995'de ayrıldıktan sonra, yan projesi recoil'e odaklanabildi. alan, recoil projesine 1985'de başlamıştı ama depeche mode'daki sorumlulukları yüzünden yeterince vakit ayıramıyordu. bu yoğunluğa rağmen recoil, 1986 senesinde depeche mode'un black celebration'ı piyasaya çıktığı tarihlerde 1+2 isminde demo serilerini çıkardı. daha ileri tarihlerde yine arada kaynayan hydrology ep ve bloodline albümünü çıkardı.

    depeche mode'un karanlık erişkin yüzünü yansıtan alan wilder bu özelliğini 1997 albümü unsound methods'da iyice ortaya koyuyor. dave gahan'in vokalinden sıkılan depeche mode dinleyenleri maggie estep, gospelci hildia campell ve miranda sex garden vokalisti hepzibah sessa'nin yarattığı ilginç çeşitlemeler bulacaklar...
  • depeche mode a dusunulenin cok otesinde katkı yapmistir. bir tesaduf sonucu demosunu dinledigim enjoy the silence herkesi buyuleyen halini onun elinde almistir.get the balance right ve if you want gibi iki mukemmel bestesi vardir dm diskografisinde. ancak hep icinde bulundugu "martin beni yeterince takdir etmiyor" paranoyasina devotional turnesi sonucu pes ederek noktayi koymus,depeche modeluktan vazgecmistir.martin l gore onu takdir etsin etmesin alan wilder depeche mode fanlarini ikiye ayiran bir fenomen muzisyendir.kimileri o gittikten sonra yapilan albumlere isinamamis,"alansiz bu is olmuyor" dusuncesine kapilmistir. diger bir grup ise onsuz yapılan son 2 albumu olgunluk albumu olarak nitelemis ancak alan'ı ozlemeyi de ihmal etmemistir. herseye karsin bir gercek vardir ki tekrar ve tekrar sapına kadar muzisyendir.
  • devotional turnesi sirasindaki davul calisi basli basina bir fenomen olan adam. nasil ki martin gitari farkli calar, bu adam da davula ayri bir hava katar; sanki davul vahsi bir hayvanmis bu da avlamis gibi..

    ayrica kendisi olmayacak bircok istegimden birinde de rol oynar. gonul ister ki dm'e geri donsun ve ultra'yi yeniden yapsinlar..
  • martin'in** duygusal ifade gucunun aynisina aritmatik muzik zekasi olarak sahip olan kisi. nasil ki martin en uygun cumlelerin gidip en derinini bulur, bir de ustune kafiye yapar bu adam da anlatmak istedikleri icin en uygun gecisleri, en uygun ses kombinasyonlarini cikarir koyar. eski zaman kompozitorlerinin ruhu vardir bunda..

    (bkz: grain)
  • sevgili martinden farkı sanırım okullu olmasıdır. kabiliyetini eğitimle zenginleştirmiş olduğundan aranjmanı daha profesyoelce yapar. tereciye tere satanlar tereciden almışlardır "ultrayı bir de alan wilderla beraber yapsınlar" fikrini. alan wilder, aynı zamanda ses mühendisi olduğundan seslerin melodiye uyumu gibi konularda da her prodüktörün depeche mode için yapamayacağını yapmıştır zamanında.

    ve yine alan wilder, moonlight sonatayı harika yorumlar.
  • kavanozun içindeki taşların arasını dolduran kum fonksiyonu gören eski depeche mode üyesi
  • ultra albümü ve sonrası için "no comment" diyen şahsiyet. depeche mode'dan ayrıldığı zaman ben de onunla birlikte ayrılmıştım. depeche mode'un ultra'dan sonraki yönünü sevmedim ama recoil da beni çeken bir oluşum olamadı bir türlü. sonra kendimi death metal'e verdim, olacağım olundu.
  • o dönemdeki grup içi iletişim o kadar kötü durumdadır ki alan wilder gruptan ayrılacağını sadece martin ve fletch'e arayarak söyler, dave gahan'a ise faks yollar. alan wilder'a göre martin umursamamış, fletch şaşırmış, dave'in ise nerede olduğunu kimse bilmiyormuş.
  • farkını yine ortaya koymuştur. in chains'e yaptı remix nefis olmuş.

    http://www.youtube.com/watch?v=gfkgyuo032q