şükela:  tümü | bugün
  • var böyle bir şey. "dünyadan beklentim kalmadı ki kıyafetten ne olsun!" kafası sanırım.
  • altında yatan sebepleri, pahalı elbise giyip lüks aksesuar kullananlardan çok da farklı değildir. tek tip tişörtün algı amacı "ben farklıyım, özelim. ben güçlünün sıradanlığıyım. toplum ve yargılar umrumda değil(!)" tarzında bir mastürbasyondan pek farklı değildir temelinde.
    bunu ilgi çekmeye çalışan yazarlar da kullanır. özellikle yeraltı edebiyatı tarzlarında, site veya bloglarda, kitap arka kapaklarında "hemen burayı terket, burası sana göre değil, hala gitmediysen şimdi git, boktan bir ortama hoşgeldin" şeklinde olur genelde.
    başarılı olduğu yadsınamaz elbette.
  • var böyle bir şey kendimden biliyorum. mütemadiyen siyah giyerim.
  • istenildiği kadar bok atılabilir ancak gerçek başarılı insanlarınki sadece zaman israfını önlemek adına.
  • (bkz: less is more)
  • deneyin pişman olmazsınız , öyle her gün ne giyeceğim derdi yok
  • aklıma cerrahpaşa kadın doğum’un hep siyah kıyafet giyen hocası föçer’i getiren önerme.
    (bkz: fahri öçer)
  • hangi alanda aştığımı sorgulamama sebep olmuştur.
  • renkli ne giyerse giysin rükuş kaçma ihtimaline karşın "aman şimdi magazine malzeme olmayalım, her yerde gideri olan düz siyah veya beyaz takılalım paçayı kurtaralım" kaygısından ileri gelmektedir. belki de sadece ekşi sözlük'ün diline düşme endişesinden dolayıdır. oluyor yani arada.
  • birinin biyografi türü belgeselinde izlediğime göre;
    insan beynini en çok yoran aktivite “karar vermek”miş. karar verme mekanizmamızı çalıştırdığımızda, beyin diğer aktivitelerin aksine iki kat efor sarfediyormuş. bu abiler “o t-shirtle bu pantolonu mu kombinlesem, yoksa çiçekli gömlekle şu şortu mu giysem” diye o güzelim nöronlarını yakmak yerine siyah t-shirtlerini üstlerine geçirip güne başlamayı tercih ediyorlarmış.
    konunun özü, kafalarını daha faydalı işler için yormakmış.