şükela:  tümü | bugün
  • kanada'lı olduğundan mıdır yoksa tamamen kendi tabiatından kaynaklanan sebeplerden midir bilinmez bu karizmatik bayanın şarkılarında daimi olarak kış hüküm sürmekte sözler besteler ve hatta klipler buram kar kokmakta soğuk kokmakta ve yine sanırım bu yüzdendir ki gayet neşeli laylaylom gibi görünen şarkılarında bile karlı günlere özgü o huzur verici durağanlık ve belli belirsiz hüzün duygusu alttan alta hissedilmekte dinleyenlerde büyük bir bardak sıcak limonlu çay(ya da nescafe siz nasıl isterseniz artık) eşliğinde pencereden dışarıyı seyretme hissi uyandırmaktadır.ya da sadece bana öyle gelmektedir* bilemiyorum...
  • southparkın bir bölümünde kanada ve amerika ilişkileri çok gergindir. cnn muhabiri ve kanadalı yetkili arasındaki diyalog şöyle geçer.
    -(cnn muhabiri): sırf o değilki bize yaptığınız birsürü zarar verici şey var. mesala bryan adams
    -(kanadalı yetkili): ama onun için özür dilemiştik.
    -(cnn muhabiri): alanis morissette
    -(kanadalı yetkili): evet o konuda haklısınız
  • homepage'inin heryerinde eşek kadar am yazan hatun
  • how i met your mother da 2. sezonda marshall lily den ayrıldıktan sonra bahsi geçmişti bu şarkıcının.

    marshall elinde 2 bilet ile bara gelip, 'aranızdan 1i çok şanslı çünkü elimde alanis konserine bilet var. lily ile ayrılmadan önce almıştık ve şimdi gidecek biri lazım' demişti.
    sonra barney ted ve robin 'hayatta olmaz' demişlerdi. yani hem övüp hem eleştirdiler dizide. evet. daha demin bitirdim o bölümü izlemeyi. bi himy sevdalısı olarak belirtiyim dedim burada. en boş entrylerden biri olabilir sözlük tarihinin. haklısınız.
  • lise yıllarımda, paso mastürbasyon yapan ergen halimin böyle güzel bir sesin kasedini almış olmasına hala şaşırıyorum sözlük. arşivde şans eseri albümünü buldum şimdi.

    beni 15 sene gençleştiren duygusal şarkıcı.
  • kendisi oasis'le birlikte ortaokul ve lise yıllarımda en çok dinlediğim şarkıcılardandı, hala ara sıra dinlerim ve dinledikçe o dönemki ruh halime hayatı algılayışıma geri dönüyorum , en güzelinden bir flash back oluyor. sega'da sonic oynayasım geliyor, fifa98'de yapılan turnuvanın dışarıda oynanan "gol atan kaleye"'nin back ground'larından biridir. ödev yaparken arkadaki müzik teybine de kasedini koymuşum gibi oluyorum alanis morissette dinlerken.
  • makyajlı hali için (bkz: marilyn manson)
    biliyorum ikisi aslında aynı kişi
    bu ortaya çıktığında müzik dünyası karışacak milli vanilliden beter olacak sonu.
  • space cakes adlı bir albumu de bulunan ve o albumde soyledigi forgiven ile beni ba$ka dunyalarin varligina inandiran hatun kisi
  • "yeni yetme" zamanlarındaki halini görünce büyük düş kırıklığına uğradığım; gerçekten hafif çatlak olduğunu duyduğum; şu atla spor salonuna falan girdiği klibinde("you learn" idi galiba) bi yerdeki bakışına hasta olduğum hatun.
  • kadın olarak başarısını,ayakta kalışını takdir etmeme rağmen müziğinden hiç mi hiç hoşlanmadığım söz yazarı,besteci ,şarkıcı.